


Onların işveli Avrupa'sı! Bizim hımbıl Türk devleti!
Bakışından, duruşundan, varoluşundan süzülen işvene kurban olayım! İşveli Avrupa! Nazlı, edalı, cilveli, ulaşılmaz, kendini beğenmiş, dayatmacı, küstah!
İki yüzlü... Dosya trampa ediyor!
Attığı yumruğa bak! Çenemizde patladı.
Zerre kadar milliyetçilik, Türkçülük, Anadoluculuk açısından bakıyorsam namerdim! Alman, İngiliz, Hollandalı, Norveçli bir gazete yazarı olsaydım bile aynısını yazardım.
Tek kelimeyle küstahlık!
Tam oylama yapılacakken...
Sinsice bir sokuşturma...
Desiseci bir önerge...
Rapora, Osmanlı döneminde yani 100 yıl önce Türkler'in Ermenileri soykırıma uğrattıkları maddesini resmen ekleme yapılıyor. Ve Strasbourg'da Avrupa Parlementosu'nun önceki günkü oturumunda hazır bulunan 542 parlamenterin parmakları kalkıyor.
Evet: 234 oy... Hayır: 213 oy...
Çekimser: 93 oy...
Kabul edilmiştir:
"Türkler 100 yıl önce Ermeni soykırımı yapmışlardır."
Tavra bakın! Tafraya bakın!
İşveye bakın! Dosya trampa etmeye bakın!
***
Yeniden yazıyorum...
Zerre kadar Türkçülük yapıyorsam alçağım...
Gerçekten açıklayabilen varsa açıklasın, ne ilgisi var? İngiliz, Fransız, Alman, Belçikalı, İtalyan, tüm Avrupalı gazeteci meslektaşlara soruyorum: "Bugün önümüze henüz soykırım olup olmadığı ispatlanmamış 100 yıl önceki konuyu getirip koyan Avrupa Parlamentosu'nun yarın siz Türkler sünnetlisiniz, sünetli durumdan kurtulup, tenasül organlarınızın başına şapka geçiren cerrahi müdahaleden geçmezseniz Avrupa Birliği üyeliğiniz görüşme konusu bile yapılamaz" demeyeceklerinin bir garantisini verebilirler mi?
Arşivleri açıp bakalım...
Tarihle yüzleşelim...
Varsa bir soykırım, kabullenelim.
Ama bu dayatma nedir?
Yani boşuna çabalamayın...
Yaltaklanıp, durmayın...
Ağızınızla kuş tutsanız...
Sizi Avrupa'ya almayız....
Yarın da kalkıp, "Sizin Osmanlı orduları 400 yıl önce Viyana önüne kadar gelmişti, Viyana'yı bir geçebilseydiniz, bütün Avrupalıları kesip doğrayacaktınız... Bunu da raporlara bir madde olarak ekleyelim..." demeyeceğinizi nereden bilelim?
***
İşveli Avrupa! Dosya trampa edici!
Peki bizim Ankara ne? Hımbıl değilse ne?
Bütün dünyada 500 bin Ermeni yaşıyor. Erivan'da ekonomik sıkıntılar içinde küçücük bir devletleri var. Onlar büyük bir beceri gösterip Avrupa Parlementosu'nu etkileyerek 234 evet oyu çıkartabiliyorlar. Sadece Avrupa'da yaşayan 3.5 milyon vatandaşı, oradaki üniversitelere dağılmış 250 bin Türk öğrencisi (Avrupa doğumlular dahil) olan Ankara'daki Türk devleti ne yapıyor? Ancak 213 parlamenteri etkileyebiliyor.
Avrupa'nın her yerinde...
Elçiliklerimiz var...
Büyükelçiliklerimiz... Konsolosluklar...
Ticaret ateşeleri... Askeri ateşeler...
Hazine ve Dış Ticaret müşavirleri...
DPT temsilcileri... Basın ateşeleri...
Brüksel'de daimi temsilcilik...
TÜSİAD'ın, MESS'in büroları...
Sayısız dernek, birlik...
7 bin 500 dışişleri personeli...
460 dışişleri meslek memuru...
4-5 bin dolar aylıklar...
Mercedes makam otoları...
Büyükelçilik resepsiyonları...
Bütün bunlar ne yaptılar, ne yapıyorlar, ne yapmayı düşünüyorlar? Ankara'daki hımbıl devlet, Avrupa'daki 500 parlamenterin önüne; "Alın size Osmanlı arşivinden, Rus, İngiliz, Avusturya, Gürcü, Ermeni arşivinden belgeler. Buyrun inceleyin, soykırım var mı bakın..." diyebilecek belgeler koydu mu?
Hangi belgeyi koydunuz?
Niçin koymadınız?
Avrupa'nın işvesini de...
Bizim devletin hımbıllığını da...
Bize kim anlatacak?
Dışışleri Bakanı İsmail Cem mi?
Acaba nasıl anlatacak?