kapat

17.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim


Gerçek suçlular

Fransa'dan 4 yedik, Haluk Ulusoy beyefendi ile Şenol Güneş çıktılar ve suçluyu hemen tespit ettiler: "Medya." İyi oynayınca keramet onlarda, kötü olunca başkalarında... Türkiye'de, bu spor camiasında en son Futbol Federasyonu başkanı olacak adam Haluk Ulusoy'dur. Futbol bilgisiyle, görgüsüyle, kapasitesiyle, herşeyiyle, ama herşeyiyle... Güneş'i de o buldu getirdi. Tabii ki sahip çıkacak. Bu da doğal...

4 yıldır futbol geriye gidiyor. Altyapıda en ufak bir çalışma yok. İleriye dönük programlar yapılmıyor. Ancak ve ancak seçim muhabbetleri, yandaşların yurtdışı seyahatleri, Başbakanlık Teftiş Kurulu'na raporu hafifletici baskılar, günler bunlarla geçiyor. Sonra da 4 yiyorsun. Aslında bence az yedik. Ondan sonra da "Vatan, millet edebiyatı." Türkiye'de futbola yatırılan parayla alınan karşılık ters orantılı. Federasyon Başkanı ve teknik direktörümüz, maça seyirci gelmediğinden yakınıyor.

Arkadaşlar, halk lig maçlarına gitmiyor. Tribünler boşalıyor. Tehlike gözüküyor, sebebi de sizlersiniz. Futbol heyecanını öldürdünüz. G.Saray, Terim'le ve yönetimin de ona yardımıyla Avrupa'da bir şey yaptı. Bu sene onlar da olmayacaklar. Çok kolay bir gruptan 2.tura çıktılar. Milli Takım'ın grubu ondan da kolay. Aslında Milli Takım'ın bu gruptan berabere kalmadan çıkması gerekirdi. Ama bahane hazır, "Azerbaycan çok tekme attı, ondan zorlandık", "Fransa çok iyi takım, ondan fark yedik."

Bu tip cümleleri halk yemiyor. Millet uyandı.

Hiç değilse ikinciyi yeme
Beşiktaş, Barcelona'da iki tane ön direk golü yedi. Araya karbon kağıdı konulmuş gibi. Hadi birinciyi yedin, bari ikinci pozisyonda uyanıp, önde duran Barcelonalı'nın önüne bir futbolcu gidemez miydi? Onun ikazını da sahaya girip Scala mı yapacak? Eğer bir takımda sahada 11 futbolcudan bir tanesi bunu çözemiyorsa yazık. Ve bu takım da ikinci tura çıkarsa ayıp olur.

Atanlar ortada!
Diyorlar ki, Beşiktaş Avrupa'da en fazla gol yiyen takım, 17 golle... Beşiktaş'ın grubunda Barcelona, Leeds ve Milan var. G.Saray'ın yediği kaç, 13... Milli Takım kaç yedi, 4... Bakın hep yemekten bahsediyoruz, atmaktan değil. Atanlar yok mu; var. Federasyon başkanımızdan teknik direktörümüze kadar hep atıyorlar.

Türk medyası nerede hatalı?
Özellikle büyük gazeteler, takmışlar büyüklerin peşine onların renkli at gözlüğü ile bakan yazarlarını, kamuoyu oluştura oluştura şampiyonluk kovalıyorlar.

İşi o hale getiriyorlar ki, inanılır gibi değil. Neymiş efendim, Rize tekme atmış G.Saray mağdur olmuş. Samsun tekme atmış Beşiktaş mağdur olmuş. Gaziantep sert oynamış F.Bahçe mağdur olmuş.

Güya bu büyük yazarlar da, akıllarına göre zekice cümlelerle işi kurtarmaya çalışıyorlar. Eğer küçük takımlar, büyük takımları tekmeyle yıldırıp hırpalıyorsa, Türkiye'de dünyanın sonu geldi demektir. Rize maçında sahada hakem olsaydı, G.Saray'dan en az üç futbolcu atılırdı. "En az" diyorum, çünkü dört olması gerekiyordu. Rakibine dirsek atan Hagi, hakemin koluna vuran Popescu, rakibine tekme atan B.Bülent, önce hakemi aldatıp rakibine sarı kart yediren, kendini atarken canhıraş bir feryat patlatan, sonra da hakemin hatırını soran Hakan...

Rizeliler kimseyi sakatlamadı
Neymiş, G.Saraylı futbolcular sedyelik olmuş. Ahmet kendi burnunu kendi kırdı. Hasan'ın lifi attı. Emre darbe gelmeyen bacağından sakatlandı. Hayrettir, üç gün sonra da milli takımla sahaya çıktı! Neymiş, Rize sertliklerle üç futbolcuyu sakatlamış. Hadi canım sizde...

Dönüp F.Bahçe'nin stadına gidiyorsunuz, hakem yedek kulübesine gidip A.Gücü'nden Niyazi'ye kırmızı kart gösteriyor. Neden? Tribünden atılan paralarla, taşları, o atanlara geri yolladığı için. Hakemin buradaki kırmızı kartı doğru. Peki o para ile taşları oraya Allah mı gönderdi? O tribüne ceza var mı, yok. Veremezler. Lazetiç rakibine vuruyor, maçtan sonraki görüntülerle ceza heyetine gidiyor. Çok doğru. Bir maç oynamıyor. Ahmet rakibine aynı hareketi yapıyor, o da görüntülerle ceza heyetine gidiyor. Ama onun cezası, Beşiktaş'ın Samsun'da oynayacağı zor maç nedeniyle hasıraltı edilip, Kocaeli ile İstanbul'da oynayacağı kolay maça denk getiriliyor.

Birileri itiraz etsin bakalım
Bu yazdıklarıma birileri çıkıp itiraz etsin bakayım. Şansları yok. Ama burada TV'lere görev düşüyor. Görüntü bize verilseydi çok basit bir şey yapardım. Bülent Yavuz'un, Kuşadası'ndaki başkanın otelinin tenis kortunda hakemlere söylediklerini cümle cümle alır oynatırdım. Ondan sonra da büyüklerin maçlarından görüntüler getirip futbolcuların yaptıklarını Bülent Yavuz'un o ağzından çıkan sözlerinin üstüne yapıştırırdım. Altına "Çizgi film" derdim, oynatırdım. Yorum yapmama gerek kalmazdı. Ama yayıncı kuruluş bunu yapar mı veya yaptırırlar mı, bilemem. Türkiye'de neler olduğunu şimdi daha iyi görüyorsunuz, değil mi? Hepimiz biliyoruz; biliyoruz da bir yerde tıkanıyoruz. Çünkü bu işi yapacaklar, önceden aynı kaba yapmış oluyorlar. Sakın çıkıp "Biz böyle yaparız arkadaş. Asarız, keseriz" demesinler. O zaman tam komik duruma düşüyorlar.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır