kapat

Pazar Eki
12.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim


Ey oğul meclisten ayık kalkmayı bil


Bin yıl önce kaleme alınmış "Kâbusname"den, "Şarap içmenin yolunu ve terbiyesini bildirir" bölümüne devam ediyoruz. Keykâvus bin İskender diyor ki: "Şarap sohbetinden öyle kalk ki iki üç kadeh daha içmeye mecalin olsun"

Eski hükümdarlardan Keykâvus bin İskender'in oğlu için kaleme aldığı öğütler kitabı "Kâbusname"den şarapla ilgili bir bölümü geçen hafta yayınlamıştım. 1082'de Farsça yayınlanan, Mercimek Ahmed'in 1432'deki renkli üsluplu çevirisiyle dilimize kazandırılan bu eserden alıntılara devam ediyorum. Görüleceği gibi, bin yıl önceki öğütlerin çoğu, bugün hâlâ geçerli...

"Ey oğul, meclisten, yani şarap sohbetinden kalkınca öyle kalk ki, iki-üç kadeh daha içmeye mecalin olsun. Sakın, tokluk lokmasından ve sarhoşluk kadehinden. Çünkü tokluk ve sarhoşluk, yemekten ve şaraptan değildir. Ama kişi normal bir iştahtan sonra bir-iki lokma fazla yerse tok olur ve mide ağırlaşır ve bir-iki kadeh fazla içerse sarhoş olur. Öyleyse sonraki lokmayı yeme, tok olup sonra ağırlaşmayasın ve şarap içiyorsan sonraki kadehi içme, sarhoş olup kınanmayasın. Yani ne çok tok ol ve ne çok sarhoş, ta ki ikisinin de zahmetinden uzak olasın.

Hele oğul, hiç olmazsa sarhoş oluncaya dek içmemeye çalış. Çünkü sarhoş oluncaya kadar içmenin iki türlü sonucu vardır: Birisi delilik ve birisi hastalık.

SABAH İÇME...
Ey oğul, hele sarhoş oluncaya kadar içersen, hiç olmazsa sabahı etme, yani gece sarhoş olup yatıp sabahleyin daha şarap buharı başında iken şarap içme. Eğer rastlayıp da içersen bari arada bir iç, çünkü sabah içki içmek akıllılar katında beğenilmiş bir iş değildir. Her şeyden önce sabah içmenin kötülüklerinden birisi budur ki, sabah namazı geçer, yani kazaya kalır; biri de bu ki, geceki sarhoşluğun buharı henüz dimağından yok olmadan sabah içtiğin şarabın buharıyla karışır. Öyleyse bu iki buhar birbirine katılınca ikisinden malihulya (melankoli) doğar, o da deliliğin bir cinsidir. O halde bir bozucudan, iki bozucunun fesadı daha fazladır. İmdi bir dimağda bir bozucu vardı, yani geceki buhar; ona bir bozucu daha ulaştı, yani sabah içtiğin şarabın buharı. Öyleyse bunun gibi iki bozucu bir araya gelirse kavgadan başka bir sonucu olur mu? Ko imdi bunu, ulu Tanrı geceyi rahat için yarattı. Vakit ki başkaları rahat olup uyusun, sen şarap içtiğin için uyanık olasın; başkalarının uyandığı vakit de senin uyuman gerek idi, şarap içtin, yine uykunu almadın, gerçekten bu kez zahmet üçe çıktı. İkisi şarap sarhoşluğu ve biri uyku mahmurluğu. Neuzübillah, ertesi gün görürsün ki baş ağırlaşmış, göz kapakları şişmiş, gövde titrer, beyin zonk zonk eder, hem deli oldun, hem hasta ve hem yorgun. Ko ne belâ imiş ki o sabah içkisi dedikleri, şükür ki vaki olmadı Mercimek'e.

Ey oğul, bilmiş ol ki, sabah içmek az olursa orada kavga ve gürültü olmaz. Hele sonra pişman olacağın bir kötü iş olmaz. Ama arada bir özür için sabah şarabı içmek uygundur, velâkin bunu adet edinmek doğru değildir..."

Şarap adabı deyince, şüphesiz sarhoşluktan sakınmanın dışında incelikler de var. Ama Keykâvus bin İskender onlara pek temas etmemiş. Onlara da -naçizane- önümüzdeki haftalarda biz değineceğiz...

Mehmet Yalçın


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır