kapat

Pazar Eki
12.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim


Evladım kapat şu televizyonu


Kentli aileler çocuklarını popüler kültürden korumak için radikal önlemler almaya başladı

Son yıllarda aydın kesimin gözünü korkutan bir tablo var Türkiye'de. Popüler kültürün fazlasıyla ön plana çıktığını düşünüyorlar. Yetişkinler"Bunu seyretmeyi, dinlemeyi reddediyorum" deme özgürlüğüne sahip. Peki ya çocuklar? Onlar pazar günleri eskiden çizgi film saatine denk gelen 10.00'da bile magazin programlarıyla karşılaşıyor artık. Bu da bazı anne babaları rahatsız ediyor. Çocuklarının her an bir arabesk şarkı söyleme ihtimalinden, acı sosu bol Türk filmlerinden olumsuz etkilenmelerinden korkuyorlar. "Ne yapsak da çocuklarımızı kurtarsak" diyen ailelerin buldukları çözümler ise birbirine çok benzer: Çocuklarına az televizyon seyrettiriyor ve bebekliğinden itibaren klasik müzik dinletiyor. Hiçbiri yasak getirmiyor ama hepsi eleştirel bir bakış vermeye çalışıyor. Bu şekilde yetişen çocuklar, asosyal değil belki ama 'genele' çok mesafeli duruyor. İşte bu konuda örnek teşkil edebilecek birkaç aile.

Bizde televizyon yok
* EMİN ÇAPA (Televizyoncu)

Televizyoncu Çapa'nın tedbiri en radikali: "Bizim oğlumuz 12 yaşında. Evimizde şimdiye kadar hiç televizyon olmadı. Ancak başka yerlerde televizyon görüyor. Çocuğun kendi kişiliğini olgunlaştırıncaya kadar televizyonun tek tip kültür dayatmasından uzak kalmasını istiyoruz. Bütün çocuklar aynı şeylere gülüyor, aynı dizileri, aynı sanatçıları görüyor ve onlara özeniyor. Oğlumuzun daha renkli bir kişiliği olsun istiyoruz. Bugüne kadar bir kere bile televizyonumuz olsun dediğini duymadım. Arkadaşları arasında da kendini kötü hissetmiyor. Herkes sonucunun kötü olacağını söyledi. Ama hiçbir problemi olmadı. Evde televizyon olmadığı için çok fazla kitap okunuyor. Tabii bizden gördüğü için o da okuyor. Haftada bir kitap bitiriyor. Bunların hepsini de kendi seçiyor. Doğrusu Reha Muhtar'la biraz ilerki yaşlarında tanışsın istiyorum. Haberleri seyretmiyor da gazeteden okuyor. Çizgi filmleri de çok sakıncalı buluyorum. Kendi adaletini kendin yarat fikrini veriyorlar.

Biz sürekli klasik müzik dinlediğimiz için o da buna alıştı. Evde biz yokken bile o tarz şeyleri dinliyor. Bütün klasik bestekarları tanıyor. Okulda verilen her bilgiyi kontrol altında tutuyoruz. Bazen inanılmaz şeyler anlatılıyor ve bu durumda okula telefon edip bilgi düzeltmek zorunda kalıyoruz."

Çoban olsunlar
* LÜTFİYE ÖZBAŞ (Ev hanımı, öğrenci)

Çocuklarına olabildiğince televizyon seyrettirmemeye çalışan bir başka anne de Lütfiye Özbaş: "Magazin programları falan bir yana, çizgi filmlerde bile seçici olmaya çalışıyorum. Evde, arabada radyo dinlerken koyu arabesk tarzı şeyler çıktığında hemen kapatıyorum. Yuva seçiminde de seçici olmaya çalıştım. Sürekli televizyon seyredilen, çocuklara göbek attırılan yuvalar da var. Büyük oğlum çok gündemde olan bazı şeyleri duyuyor, öğreniyor. Ben dinletmiyorum da alışverişe gittiğimiz dükkanda duyuyor. Her şeyi engelleyemiyorsunuz. Aslında ben çocuklarımın çoban olmasını istiyorum. Tamamen doğaya yönelik olmalarını istiyorum. Evimi bile ona göre hazırladım. Şimdi de bir çiftlik hazırlıyorum. Evimizde hayvanlar da var ve çocuklar onlarla çok iyi geçiniyorlar."

Bakıcıyı uyarmalı
* ECE AYDOĞAN (Bankacı)

Çocuğumu magazin tarzı programlardan korumak istiyorum. Şu anda yaygın olan İstanbul kültürünü alarak büyümesini istemiyorum. Biraz daha aklı başında olmasını, küçük şeylerden mutlu olmasını istiyorum. Popüler kültürün kötülüğünü, ona yakışmayacağını, ona hayat için gerekli olmadığını anlatarak büyütmeyi daha uygun buluyorum. Ben kızım Ceren'e hamileliğimden itibaren klasik müzik, caz ya da o tarz şeyler dinlettim. Fakat her gün gelen bakıcısının başka şeyler dinlettiği kesin. Örneğin Nihat Doğan diye biri varmış. Her telefonla aradığımda onun şarkıları çalıyor oluyor.Yani ben ne kadar engellersem engelleyeyim bir yerde bunlarla karşılaşacak. Umarım o zamana kadar ona seçici olmayı öğretebilirim."

Çocuklar televole'leri izlemesin
*GÜLSEREN KARAÇİZMELİ (Mülkiyeliler Birliği İstanbul Şube Müdürü)

Karaçizmeli, çocukların hiçbir şekilde televizyon izlememeleri gerektiğini düşünüyor: "Kendi adıma evde bunu çoğunlukla sağlayabildiğimi söyleyebilirim. Bilinçliyse aile bunu denetleyebilir diye düşünüyorum. Siz televizyon, televole, şiddet içeren programlar izlemiyorsanız çocuğunuz da izlemiyor. Tabii

merak edebilir.. Evde bu konuda yasak yok. Örneğin oğlum Arda ben evde yokken bazen Kral TV ya da Kemal Sunal filmleri izliyordu. Bunlara karşı çıkmam. Kemal Sunal'dan bihaber büyümesi de iyi değil. Çünkü bunlar bu ülkenin gerçekleri. Birlikte izleyerek onları eleştirmeyi tercih ederim. Seçici olmayı öğretmek lazım. 0-6 yaş arası eğitime önem vermek gerek.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır