kapat

Pazar Eki
12.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim


Bazı teklifleri geri çeviremezsiniz...


Sıkı durun: Demet Şener'e şarkıcılık teklifleri bile geliyor. Kimbilir belki gün gelir onu da yapar

Ünlü manken Demet Şener basında en çok görünen 10 insandan biriymiş. Bunu kendi söylüyor, doğrudur da. Şu 'Hemşo' adlı filmde rol almasıyla reytinginin daha da arttığı söylenebilir. Geri çevrilemeyen tekliflerle ilgili ilginç açıklamaları var. Bunun yanı sıra "Herkes kendi işine baksın" diyor. Bu arada yüzünde estetik olmadığında ısrarlı. Ben de makyajsız haliyle her tarafını tek tek inceledim. E, insan 18 yaşında farklı 23'ünde farklı tabii. Neyse uzun lafın kısası bu bir Demet Şener röportajı.

*Modeldiniz, şimdi sinema oyuncusu oldunuz. Gerçekten yetenekli olduğunuza inanıyor musunuz?

Yetenekli olduğumu herkes söylüyor. Üzerine gidersem çok başarılı olacağım kanaati var. Türkiye güzeli seçildiğimde dört beş sene mankenlik yaparım, daha sonra da sinema ya da televizyona geçerim diye planladım.

* Ama belki de yetenekli değildiniz?

Bazen öyle teklifler geliyor ki neden bunu kullanmayayım, diye düşünüyorsun. Her şey böyle başlıyor. Bana da şarkı söyleme teklifi çok geliyor. Gün gelecek belki kabul edeceğim. Beğenilmeyecek diye hiçbirimiz hiçbir iş yapmayalım o zaman.

* İyi de insan az çok yeteneklerini bilir.

Ama bu kadar talep varken... Talep de önemli, çünkü bundan da para kazanıyor insan sonuçta.

* "Şöhret lanetli bir şey" mi? İnsanları çok değiştiriyor diyorlar...

Çok doğru. Ben de değiştim elbette. Çok küçük yaşta bununla tanıştım, çok iyi yerlere geldim. 17.5 yaşında Türkiye güzeli seçildim. Basında en çok çıkan 10 insandan biriyim. Bazen bunalıma giriyorum elbette.

*Nasıl bunalımlar?

Apartmanın merdiveninde oturup ağladığımı hatırlıyorum. Bir gün yorgunluktan eve çıkamadım, oturup merdivende ağladım.

* Ama herhalde sonuçta kazanılan para sizi cezbetti.

Tabii. Küçük yaşımdan beri kendi paramı kazanıyorum, kimseye verilecek bir hesabım yok.

* Kaprisli olduğunuz söyleniyor. Bu değişimle gelen bir şey mi? Yoksa hep var mıydı?

Bizim gibi insanlarda biraz da böyle bir şey olması normal. Basınla olan ilişkiyi biz çekiyoruz, o kadar işe koşturuyoruz, ondan sonra mütevazı ol... Böyle olmayacak tabii ki. Biz ağır bir bedel ödüyoruz. Bırakın da bunun kaprisini yapalım.

*Nedir ödediğiniz bedel?

Haberlerde bile ben kendimi görmekten sıkıldım. Türk halkının ne işi var benimle? Ben hiç hoşnut değilim bundan.

* Türkiye'de hak eden etmeyen medyatik oluyor, sizce de öyle mi?

Bırakın ya, alan memnun satan memnun. Mankenden oyuncu mu olurmuş. Oysa sinema eğitimi ayrıdır, tiyatro eğitimi ayrıdır. Tiyatrocular sinemacılara laf atamaz. Herkes bilmeden konuşuyor. Siz de oturun kendi işinizi yapın.

Mutluluk hormonu için seks, spor, tatlı

* Siz gittikçe çirkinleşiyorsunuz gibi. Estetik yüzünden mi? Dudaklarınız mesela. Silikon mu var?

Hayır hiç estetiğim yok. Sadece dişlerimi yaptırdım. Öncesinde ve sonrasında dudak şeklim değişti budur. İnsanlar benim çirkinleştiğimi kabul etmek istiyor ama ben hala çok güzelim.

* Ama ben neden sizi çirkin görmek isteyeyim ki?

Şu anda çok mu çirkinim? İsteyen de çirkin bulsun hiç umurumda değil. Ben kendimi beğeniyorum, çok mutluyum, çevrede de çok beğenen var.

*Haftanın beş günü spor yapıyormuşsunuz. Güzellik için mi?

Mutluluk hormonu üç şeyle salgılanıyor. Seksle, sporla ve çikolatayla. O yüzden bunları yapmak zorundayım.

*Genel olarak yaşadığınız hayattan memnunsunuz herhalde?

Çok. Kimse bu işi bana zorla yaptırmıyor ki. Ben şu anda hayatımın en huzurlu, en mutlu günlerini yaşıyorum. Bu işin içine gireli altı sene oldu. Altı sene önceki Demet'le şimdiki Demet arasında fark var.

*Ne gibi?

Eskiden güzel bir kadınım, istediğimi yaparım, kimseye hesap vermem diyordum. Şimdi önce kendime hesap vermeyi öğreniyorum.

*Yaptığınız büyük bir hata var mı?

Hayır hiç yok. Sadece çapkın kadın olarak tanımlanıyorum. Birinden ayrılıp başka biriyle ilişki yaşamak çapkınlıksa, evet çapkınım.

*İçinizde hiç şiddet duygusu hissediyor musunuz?

Şiddet hissetmiyorum ama Türkiye genelinde sinirlendiğim şeyler var. Bu kadar aç çocuğun, bu kadar sokakta çocuğun olması beni delirtiyor. Lafta her şey var ama icraatta bir şey yok.

*Siz de çok para kazanıyorsunuz, hiç bir şeyler yapmayı denediniz mi?

Evet, ama bunu şimdiye kadar kimseye söylemedim. Bundan birkaç yıl önce 11 yaşındaki bir çocuğun bir yıllık okul masrafını karşıladım mesela. Yakınlarım çok söylediler, bir yerini açıyorsun söylüyorsun da bunu neden kimseye söylemiyorsun diye. Biz sadece seksi giyinen süs bebekleri değiliz. Ben de insanım.

*Son olarak hakkınızda çıkan söylenti nedir?

Ben Mehmet Ali'ye (Erbil) aşık olmuşum ve bunun için büyücülerden çıkmıyormuşum. Ben Mehmet Ali'ye aşık olacağım ve bunun için büyücüye gideceğim... Büyücüye gitmeme gerek kalmayacak yegane insanlardan birisi.

Aslı E. Perker


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır