"Avrupa Parlamentosu, Türk hükümetini ve TBMM'yi, Türk toplumunun önemli bir kesimini oluşturan Ermeni azınlığa desteği artırmaya, bu çerçevede, modern Türk devletinin kurulmasından önce Ermeni azınlığın maruz kaldığı soykırımı resmen tanımaya davet eder."
Avrupa Parlamentosu'nun bu kararı, Türk düşmanlığı kokuyor.
Türkiye düşmanlığı değil...
Türk düşmanlığı!
Konuyu hepimiz biliyoruz, ABD Temsilciler Meclisi'ndeki oylamadan beri üzerine çok yazıldı çizildi. Bizde "Canın cehenneme Avrupa" duygusunu nasıl da körükleyen bir karar.
"Türkler'in canı cehenneme" formülünü Ermeni kılıfına saran Türk düşmanları bekliyor ki bizim tepemiz atsın, Avrupa köprüsünü yakalım.
Gerçi "Köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek" de bir Türk atasözüdür. Bu karar bizim yolumuzu yokuş yapmıştır, hiç şüphe yok.
Buz gibi bir duştur, hiç şüphe yok.
Ancak meselenin özünü kaçırmamak gerek.
Türkiye'nin Avrupa standartlarına ulaşması kendisi için yaptığı bir çaba.
Biz bütün bunları Avrupa'ya yaranmak için yapmıyoruz.
Çok derinine inecek olursanız o düzeyde yaşamaya başladığımızda Avrupa'nın bir parçası olmak veya olmamak çok farketmeyecek.
Bu kararın bizi hırslandırması lazım.
Hiç şüphe yok ki, bize, ikinci sınıf insan muamelesi yapıyorlar.
Hiç şüphe yok ki, bize, patronluk taslıyorlar.
Hiç şüphe yok ki, bizi, küçük görüyorlar.
Ve buna karşın "Allah belanızı versin" dersek "Bak işte nasıl ilkel bunlar" demeye getirecekler.
Onlar gibi olmak lazım, ki o, "İlkel bunlar" lafını edemesin.
Tanzimat'tan beri, Devrimler'den beri bir hedef var. Biz çağdaş uygarlık seviyesini her alanda yakalamadıkça bu durumla karşı karşıya kalacağız.
Adamları kendi silahlarıyla yenmek lazım.
Bizden nefret edenler işi biliyor...
Türk'ün içindeki Osmanlı'yı sinirlendiriyorlar.
Kontrol bizde olsun!
Bırakalım, onların duyguları karışık kalsın.
Biz işimize bakalım.
Biz kendi içimizde tepişmeyi kesip dünyada -kafamızdan gönlümüzden geçirdiğimiz- yerimizi almak üzere topyekün bir seferberliğe gitmedikçe, bu işler böyle sürüp gidecek. Avrupa'ya olan kızgınlığımızı Avrupalılaşma ateşine körük yapmadıkça, Türk düşmanları zil takıp oynayacak!