kapat

16.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


"Avrupa, Avrupa ise..."

Çarşamba saat 12.00... Mesut Yılmaz'ın odasına girdiğimizde, gözümüze ilk çarpan, sehpasının üzerindeki "kitap" oldu.

Almanya'nın eski başbakanlarından Helmut Schmidt'in kitabı.

Türkiye ile Avrupa arasında "kültür farklılığı olduğunu" vurgulayan kitap.

"Bunu mu okuyorsunuz?" diye sorduk.

Mesut Bey:

- Biraz önce Alman gazeteciler geldiler... Onlarla konuşurken Helmut Schmidt'in tezlerini de eleştirdim.

- Ne dediler?

Mesut Yılmaz güldü:

- Meğer... İçlerinde, Schmidt'in gazetesinin (Die Zeit) yazıişleri müdürü de varmış.

***

Alman gazetecilerden Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'a sorular...

- Türkiye, Avrupa Birliği'ne hazır mı? Bu konuda, Türkiye'de bir kararlılık var mı?

Yılmaz:

- Bütün partiler, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesinden yana... Kamuoyunda da bu konuda bir konsensüs oluştu.

***

- Türkiye'de askerin yeri nedir? Siyasette hangi rolü üstlenmektedir? Asker, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği konusuna nasıl bakmaktadır?

- Ordu, Türkiye'nin güçlü ve saygın bir kurumudur... Batı'da, asker ile ilgili yanlış anlamalar var... Sorduğunuz soru da bu yanlış anlamanın sonucu... Milli Güvenlik Kurulu, Anayasal bir organdır... Bir karar mekanizması değildir... Danışma kurumu gibi çalışmaktadır... Ve ordu, Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne tam üyeliği konusunda isteklidir, samimidir.

***

Bir başka soru:

- Bundan sonra neler olacak?

Mesut Bey:

- Katılım Ortaklığı Belgesi'ni hükümet içinde değerlendireceğiz... Ve bu değerlendirmenin ışığında, kendi ulusal programımızı hazırlayacağız.

- Ulusal programın içeriği?

- Tabii ki, kendi önceliklerimiz... Ancak... Katılım Ortaklığı Belgesi'ni de dikkate alacağız... Aksi halde, bir yol haritası olmaz.

***

Mesut Yılmaz'dan, Alman gazetecilere:

- Eğer Avrupa, gerçekten Avrupa ise... Din faktörü yerine, kendi gerçek değerlerini savunur.

Ve sehpadaki Helmut Schmidt'in kitabını göstererek:

- Ama eğer din faktörü, gerçek değerler sisteminin üstüne çıkarılırsa... Ki bu kitapta öyle yapılmaktadır... İşte o zaman... Avrupa, Avrupa olmaktan çıkar.

***

"Kitapta" açık, açık "din faktörü" denilmiyor.

"Türkiye ile Avrupa arasında kültür farklılığı var" deniliyor.

"AB üyeliğimize" bu nedenle karşı çıkılıyor. Kültür farklılığı ile kastedilen ise "din faktörü."

***

Mesut Yılmaz:

- Avrupa'da Türkiye'nin tam üyeliğine karşı olanlar var.

Gazeteciler "kim?.. Kimler" diye sormuyorlar.

Zira Mesut Bey "kitabı işaret ederek" konuşuyor:

- Hatta, kitap bile yazıyorlar... "Farklı kültür" diyorlar... Tartışmayı eğer "din üzerine inşa ederseniz" yanlış olur.

Öyleyse "doğrusu" nedir?

Yılmaz:

- Avrupa çok kültürlü, çok dinli olursa, geleceğe dönük bir vizyon ortaya koyabilir... Bunu sağlayacak faktör de, Türkiye'nin tam üyeliğidir.

***

Pazartesi günü (13 Kasım) Helmut Schmidt'in "kitabını... Tezlerini" eleştirmiştik.

Ve "yanlış tezlere" karşı, siyasetten... Üniversiteden... Sivil toplum örgütlerinden "hiçbir tepki gelmemesini de" eleştirmiştik.

Mesut Bey'in kitabı "eleştirmesi..."

Hele, "16 Alman gazeteci önünde eleştirmesi" sevindirici.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır