|
|
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr
)
|
  
TOFAŞ'çılar böyle olmuyor...
İyi, güzel, yerli imalatsınız, ülkeye döviz kazandırıyorsunuz, hepsi tamam ama şu servislerinizi de düzeltseniz daha da iyi olacak... Geçenlerde Siena marka bir aracınız henüz 3-4 aylıkken arıza yaptı. Olay Bahçeşehir yolunda meydana geldi. Avcılar-Tofaş'tan yardım istendi, gelmedi... Vasıtayı bakım yerine özel bir çekici götürdü. Onun için de 35 milyon ödedi. Halbuki araba daha 3-4 aylıktı ve garantisi de vardı.
Neyse onu da bırakalım, servis 2. gününde araba sahibini arayarak, "Radyatörde bir kırık olduğunu" söyledi. Kırıklar servis garantisinde değilmiş!... Anlayacağınız radyatördeki kırığın 700 milyon sıkışmış... 4 Ekim tarihinden beri müşteriniz, bir Tofaş yetkilisine başvurup, derdini anlatmak istiyor ama anlayan yok... Daha doğrusu muhatap olacak bir yetkili bulamıyor. Tofaş'ın 800'lü numaraları defalarca aranmasına rağmen, cevap vermiyor. İki-üç gün ısrarla arandıktan sonra telefona çıkan bayanlar ise, "Biz sizi yarın ararız" deyip, ortalıktan kayboluyorlar. Servislerinizin bu şekilde çalışması doğrusu beni çok üzdü... Herhalde bu yazıdan sonra onlara bir çeki düzen verir, müşterinin emrinde nasıl çalışıldığını öğretirsiniz. Ama bu işler ikazlarıma rağmen böyle devam ederse de günah benden gider, haberiniz olsun...
Lufthansa da bunu yaparsa!...
Öyle değil mi ya, hadi bizimkileri bıraktık, Lufthansa da bunu yaparsa halimiz harap doğrusu... Baksanıza, 9.10.2000 tarihinde LH 3403 Lufthansa uçağıyla Frankfurt üzerinden Habeşistan'a gitmesi gereken Hasan Çakıroğlu'nun başına gelenlere... Sabah saat 04.50'de Atatürk Havalimanında olmuş, Lufthansa kuyruğuna girmiş, gittikçe yavaşlayan kuyruk bir süre sonra durmuş. Saat 05.30 gibi Lufthansa görevlisi bir bayan oraya gelerek, tüm yolcuları kendilerine yaklaşmaları konusunda uyarmış. Ve daha sonra da -"Uçak maalesef dolmuştur, sizleri içeri alamayacağız. Dilerseniz başka bir uçakla yollayabiliriz yada biletlerinizi geri iade edebiliriz" demiş.
Böyle bir durumla ilk defa karşılaşan Hasan Bey bu sözlerin neyi ifade ettiğini sorduğunda, -"Her havayolu şirketinin belli miktarda fazla rezervasyon yaptığını, belli yolcular bu rezervasyonları iptal etmezlerse, sona kalan dona kalır misali geç gelenlerin uçağa alınmadığını" söylediler.
Aslında kural, "1 saat önceden Havalimanına gelmeyen yolcunun yerine, yolcu alınabilir" diyor. Ama benim okur, 1 saatten de önce geldiği halde uçağa binememiş.
Bana diyor ki; "Şu konuyu köşenizde yazın da akılları başlarına gelsin.." Yazmasına yazayım da ondan önce söyleyeceğim bir sözüm var; hani bizde "Üzüm üzüme baka baka kararır" derler ya, bu Alamancıklar da Türkiye'ye gele gele bizim huylarımızı kaptılar galiba... Evet Lufthansa'nın İstanbul yöneticilerini uyarıyorum; siz bize uymayın... İşlerinizi kendi kurallarınıza göre yürütün, ciddiyeti de elden bırakmayın, tamam mı?...
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|