kapat

15.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Yılanlı gökkuşağının efsanesi

Sydney'de iken gezdiğim müzeler içinde beni en etkileyen, Modern Sanatlar Müzesi olmuştu..

Lin Onus adlı annesi Avrupalı, babası aborijin, yani Avustralya yerlisi bir sanatçının resim ve heykellerini izlerken, zaman zaman donup kalmıştım..

Topu topu 48 yıl yaşamış bir sanatçı Lin.. Ama sanatı müthiş..

Serginin adı Kent Dingosu idi.. Dingo Avustralya'nın vahşi köpeğinin adı.. Hani bizde Dingo'nun Ahırı diye geçer ya.. O da ayrı bir yazı konusu olacak, fırsat bulduğumda.. Çünkü Sydney Hayvanat bahçesine Dingo'nun Ahırını görmeye gittim..

Odama her girişinden sonra "Burayı gene dingonun ahırına çevirmişsiniz" diyen babamın sözleri 50 yıl sonra hala kulağımda çınlarken, dingoyu görmeden dönmem mümkün müydü, Avustralya'dan..

Marlo Morgan, SABAH gazetesine yaptığı beni fevkalade onurlandıran ziyaretinde Lin Onus'un Sydney'den getirdiğim kitabına beraber baktık..

Bir aborijin uzmanı Marlo, Lin'i tanımamış, Avustralya gezilerinde.. Kitapla fena halde ilgilendi ve bir tane ısmarlamaya karar verdi..

Lin Onus'un yanıtları, aslında müthiş protestolar, aborijinlere hayvan muamelesi yapan beyazlara karşı..

Beyaz adamın doğayı nasıl perişan ettiğini, öylesine vurucu resim ve heykellerle anlatmış ki.. Mehmet Akif'in "Tek dişi kalmış canavar" diye tarif ettiği uygarlığın aslında yüzlerce dişi ile doğayı nasıl kemirmeye devam ettiğini anlatmış hep..

Lin Onus'un resimlerinde, sık sık yılankavi şekillere rastlamıştım.. Kitaptaki resimlerde de bu şekiller çıktı önümüze..

Marlo anlattı..

"Yılan gökkuşağı, aborijin inancında dünyanın yaratıcısı.. Daha doğrusu renkler ve sesler hep vardı.. Ama bunlar gözün görmediği renkler, kulağın duymadığı seslerdi. Yılan gökkuşağı, renkleri duyulura, sesleri görülüre çevirdi ve dünya ortaya çıktı.."

Daily News'daki akşam yemeğinde Aborijin düşüncelerini uzun uzun konuşma fırsatı bulduk.. Sedat, antik Mısır, antik Yunan ve günümüz uzak doğu felsefeleri ile aborijin düşünceleri karşılaştırmak için soru üzerine soru ekledikçe, Marlo bitmesini hiç istemediğimiz sohbetini sürdürdü..

Bunları size mümkün olduğu kadar detaylı anlatacağım, merak etmeyin..

Bu ülkeye hergün bir Marlo Morgan gelmiyor.. Hergün bunlardan biri ile konuşma fırsatı bulamıyoruz..

Cumaya devam..

BİZİM DUVAR
Ugh! Amerikalıların da Kızılderilileri katlettiği de

APAÇİ'k ortada..

Hakan & Utku

Namoğlu ile Ortaköy'de..
Ortaköy Mimarı Erhan İşözen'le Ertekin'de oturuyoruz.. Erhan şimdi Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün danışmanı.. Birlikte Nişantaşı, Rumeli Caddesini yeniliyorlar.. Erhan bu arada, İstanbul'un Şanzelizesi olacak Halaskargazi Caddesinin planlarını çiziyor.. Ben de bu işin peşindeyim ya.. Nurettin Sözen'in çağdışı otobüs yolu uygulamasının piç ettiği bu muhteşem caddenin kurtulması, hele metrodan sonra farz oldu.. Altından insanı beş dakikada götüren metro varken, bu otobüs işkencesi ve yolunu sürdürmenin adı aptallıktan da öte artık..

Tabii iş Erhan ve Sarıgülle bitmiyor.. Cadde yasalar gereği anaşehire ait.. Bu yüzden Ali Müfit Gürtuna'nın da, en azından gölge etmemesi gerek.. Ne yazık ki ediyor.. Gürtuna'nın günahını almak istemem, ama etrafında kraldan fazla kralcılar var ya.. Onlar ediyorlar.. Eğer ilçe belediyesi Faziletli değilse, yapılan işlerin kredisi, o partiye gideceğinden, oy korkusu ile, anakent kendinden olmayan ilçelere bol güçlük çıkarıyor..

Şimdi bakın..

Beşiktaş Belediyesi sabah akşam fena halde tıkanan sahil yoluna alternatif olsun diye denizi kullanmaya karar vermiş. Motor seferleri var, Bebek'te başlıyor.. Beşiktaş'ta bitiyor.. Hemşeriler "Ne olur, Eminönü'ne, Karaköy'e uzatın" diyorlar.. Olmuyor.. Çünkü oralar Beşiktaş sınırı dışında.. Motorların yanaşmasına izin verilmiyor.. İnsanlar o zaten kilitli sahil yoluna zorlanıyorlar.. Bu nasıl ulaşım politikası aklınız alıyor mu?..

Beşiktaş'a teşekkür gerekirken "Yassah.. Gelemezsin.."

Bunun adı belediyecilik..

Adalar.. Kış gelince deniz otobüsleri seferlerini durduruyor anakent.. Efendim dolmuyormuş.. Yahu belediyeler hizmet için mi var, para kazanmak için mi?..

Kışın, hele tatil günleri seferler yapsan, vatandaş nefes alsa, Adalar esnafı da üç kuruş kazansa olmaz mı?.. İlle kar mı etmen gerek?..

Şimdi Beşiktaş'ta ve Adalar'da Fazilet Belediyeleri olsa, o motorlar, o vapurlar çalışamaz mıydı?..

Nerden nereye geldik..

Erhan, Ertekin, ben oturuyoruz ya.. Bir baktık, Yusuf Namoğlu Ortaköy'e gelmiş.. Benim hakem arkadaşım.. Beşiktaş'ın yeni Belediye Başkanı..

Fırladık Erhan'la..

Başkan, otoparkın arkasındaki mezbeleye el atmış.. Orayı denize kadar inen harika bir parka çevirmek için kolları sıvamış.. Duruma bakmaya gelmiş.. Hemen peşine takıldık tabii..

Denize doğru bir harika tonoz iniyor.. Tarihi bir tünel yani.. İSKİ kullanıyor, sel suları fazla olduğu zaman, denize vermek için.. Namoğlu bu tarihi, Ortaköy'e kazandırmaya niyetli..

"Sel suları için ben ayrı bir tünel yaparım, parkın öte yanından.. Bu tarihi tonoz, bir tarihi kapalı çarşı olur Ortaköy'e.. El sanatları sergileriz içinde.. Fevkalade turistik bir yer daha kazanırız.."

Tüm Ortaköy'ü dolaştık.. Buradaki boşvermişlik her yerde belli.. Ortaköy dökülmeye başlamış.. Namoğlu işin farkında.. Erhan'la uzun uzun konuştular, adım adım gezerken.. Ben de keyifle onları dinledim.. Ortaköy benim en sevgili mekanım. Son zamanlarda halini görmemek için dolaşmak dahi gelmiyordu içimden.. Namoğlu düşündüklerini başarırsa ,harika bir Ortaköy doğacak..

TEBESSÜM
Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile'ye hasımlarından biri.

-Efendim demiş, Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?

Galile:

Doğru demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bi eşşek için fazla küçük sayılmaz mı?

Durmuş haklı..

Sağlık Bakanı Osman Durmuş gene haklı.. Bakan pek politikacı gibi konuşmuyor ve davranmıyor.. Paldır küldür söylüyor, bu yüzden yadırgıyoruz belki.. Doktor Oktar Babuna olayındaki müdahalesinin ne kadar yerinde olduğunu iş işten geçtikten sonra anladık..

Şimdi gene gündemde bakan ve bana sorarsanız gene haklı..

Bilmeden, anlamadan, medyatik haberlerle, halkı paniğe sevketmek ve bazı ilaçları yasaklatmak istiyorlar..

"Bu devletin ilaca izin vermekte olduğu gibi yasaklatmakta da kuralları var" diyor.

Haklı..

"Asprin bile kanamalara sebep olur, onu da yasaklayalım mı" diyor, haklı..

"Bu ilaçlar, dünyada yıllardır, leblebi gibi, hem de reçetesiz kullanılır" diyor haklı..

"Her ilacın yan etkisi olabilir. İlaçları doktorla konuşmadan almamak gerek" diyor..

Haklı..

"Şimdi bu çok ucuz işlaçları piyasadan çekip, yerine pahalısını sürmek isteyen ecza şirketlerinin bir oyunu ise bu, bu oyuna gelmemek gerek" diyor..

Gene haklı..

Bir şey daha..

Adı geçen, soğukalgınlığı ilaçlarını ben 20 yıldır kullanıyorum..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır