Türkiye gibi 20'inci yüzyılı da rezalet bir fiyaskoyla köküne kadar ıskalamış bir ülkede, acaba şimdiye dek hiç yapılmamış 5 milyon tirajlı bir gazete çıkarılabilir mi?
İnanın çıkarılmasına çıkarılabilir bence...
Ne var ki, böyle bir gazete ancak 21'inci yüzyılla bütünleşmiş; Hazine'den geçinmeli yönetim kadrolarnıın, "saydamlık"la boğaz boğaza gelmediği bir ülkede çıkarılabileceğinden, Türkiye'de kıyametler de kopar..
O zaman soruyu şöyle koymak gerekiyor:
- Şimdiye dek hiç yapılmamış 5 milyon trirajlı bir gazeteye kaşı Hazine'den geçinmeli yönetim kadroları neden kıyamet koparır?
Yanıt:
- Çünkü o kadrolar, hukuk dışı rezalet bir yönetimle halk yığınlarını narkozlaya narkozlaya alabildiğine kazıklamış olduklarından; "yönetilenler"in yüz yıl boyunca sürdürülmüş bir narkoz komasından çıkıp, "gerçekler"i; yani "nasıl kazıklandıklarını" öğrenmelerini istemezler...
5 milyon triajlı bir gazete; narkoz komasını sürdürmek yerine, halk yığınlarının narkoz komasından çıkmasını hedeflediğinde, acaba öncelikle hangi "gerçekler"in üstüne gitmeye başlar?
Sanırım öncelikle 70 yıl boyunca toplatılmış kitap ve dergilerin hem listelerini; hem de içeri tıkılmış yazar, çizer, sanatçı ve bilimcilerin adlarını ön plana çıkarır...
Bir yanda içeri tıkılmış "kalite" kadrolarının adlarıyla, toplatılmış kitap ve dergilerin listesi; bir yanda aynı dönemde söylenmiş siyasetçi yalanlarının hevengi...
Sonra sıra gelir o dönem gazetelerinin hangi manşet ve haberlerle çıkmış olduğunun dökümüne...
Ve tabii Adalet Bakanlığı'nın Bütçeler'den aldığı pay oranının ne kadar olduğuna...
5 milyon tirajlı bir gazetenin rotası, "hangi tür gerçeklerin saklanmış"; "hangi tür yalanların söylenmiş" olduğunu projektörlemekten geçeceği için; elbet aynı dönemlerde kimlerin Devlet Bankaları'ndan ne kadar kredi aldıkları ve bu kredilerden ne kadarının geri dönmediği de su üstüne çıkarılacaktır...
Bir de ne çıkarılacaktır su yüzüne?
Hazine'den geçinmeli yönetici kadrolarının, Hazine arazilerinden ne oranda yararlandıkları...
Örneğin Türkiye'deki tüm okul sayısından çok daha fazla olan 370 bin resmi lojmanın, Bakanlıklar arasında nasıl dağıtıldıkları...
5 milyon tirajlı böyle bir gazete elbet biten yüzyıl boyunca kimlerin kimleri hangi siyasal suçlamalarla idam sehpalarına gönderdikleri üstünde de duracaktır...
Elbet aynı zamanda yönetici kadroların mal varlıklarıyla; kimlere destek vermişlerse, onların da mal varlıkları üstünde...
Burada "destek vermek", Devlet Bankaları'ndan kredi kullandırmayı da içermektedir...
5 milyon tirajlı böyle bir gazete, biten yüzyıl boyunca silah alımlarına ödenmiş milyarlarca doları da açığa çıkaracaktır; bu silahların kimler tarafından hangi koşullarla alındığını da.. Ve bir de bu silahlardan ne kadarının, ne kadar zamanda demode olduğunun da...
Böyle bir gazete dış yardımlarla dış borçların ne karşılığında alınmış olduğunu da manşetleştirecektir elbet..
Okullarda tarih derslerinin, yöneticiler çıkarına nasıl bir propaganda aracı olarak kulanılmış olduğunu da, ancak böyle bir gazete berraklaştırabilir...
Böyle bir gazete çıkabilir mi Türkiye'de? Siz de biliyorsunuz ki, çıkamaz.. Şayet çıkabilmiş olsaydı, ne Türkiye Cumhuriyeti Devleti, "yaşam kalitesi" açısından Yunanistan'ın bile 65 basamak altına düşerdi; ne de "ulusal gelir dağılımındaki adaletsizlik" açısından Tanzanya'nın altına.
Türkiye, tıpkı gizli bir sömürge gibi, halk yığınları iyice narkozlandığı ve yöneticileri tarafından iyice hapazlandığı için, ıskaladı 20'inci yüzyılı da... Hem de rezalet bir fiyaskoyla...
Şimdi çağdaş dünya, Türkiye'yi gizli bir sömürge olmaktan kurtarmaya uğraşıyor. Onunu için "insan hakları"yla, "hukuk devleti" kavramları üstünde duruyor alabildiğine...
Buna da en çok kimler öfkeleniyor acaba?
5 milyon tirajlı bir gazetenin çıkmasına kıyamet koparacak olanlar mı?