kapat

13.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
EMİN ÖZTÜRK


Meclis nihayet faaliyette

Banka birleşmelerinde kolaylık sağlayan vergi teşvikini de içeren ek önlemler paketi kabul edildi, SPK'nın yeni başkanı da seçildi

Geçen hafta gerek içerde gerek dışarda yoğun bir veri ve olay akışı vardı. Bunlardan belki de en önemlisi, yaz tatili sonrasında başkanlık seçimi ve komisyonların oluşturulması nedeniyle bir aydan fazla vakit kaybeden Meclis'in nihayet çalışmaya başlamasıydı. Meclis Bütçe ve Plan Komisyonu geçen hafta ek vergi önlemlerine ilişkin tasarıyı kabul etti. Bu tasarı aynı zamanda bankaların birleşmesi durumunda vergi kolaylıkları sağlayacak bir maddeyi de içermekte. Ayrıca, üç büyük kamu bankasının yasal statülerinde değişiklik yapan kanun tasarısı da Komisyon'da kabul edildi. Meclis bu haftadan itibaren 2001 yılı bütçe tasarısını da görüşecek.

KATILIMDA GERİYİZ
AB'nin diğer aday ülkelerle birlikte 2000 yılı Türkiye ilerleme raporunu da açıklaması geçen hafta gazete sayfalarında epeyce yer tuttu. Söz konusu raporun 7. sayfasından yaptığımız aşağıdaki alıntı sanırız durumu çok iyi özetliyor: "...Kopenhag politik kriterleri katılım görüşmelerinin başlaması için önkoşuldur. Şu ana kadar Türkiye bu politik kriterleri yerine getirmemiştir."

Bir başka gelişme ise birkaç haftalık bir boşluk döneminden sonra SPK başkanı ile Kurul üyelerinin atanması oldu. Bu kadar önemli ve her an piyasaya acilen müdahale etmesi gerekebilecek bir makamın bu kadar uzun bir süre boş tutulması büyük bir hata idi. Hükümetin bu konudaki ataletini epeyce yadırgadık. Yeni Başkan piyasalarca fazla bilinmeyen bir isim. Ve açıkçası, biz de yorumlamakta zorlanıyoruz. Önümüzdeki günlerde yeni Başkanın sermaye piyasaları konusundaki "bilgi ve deneyimleri" hakkında daha fazla bilgilenmeyi umuyoruz.

Sanayi üretim verileri karışık
GEÇEN yılki daralmanın oluşturduğu baz etkisi nedeniyle Ağustos'ta olduğu gibi Eylül'de de sanayi büyümesinin iki haneli olmasını bekliyorduk. Ancak yüzde 6.3'lük büyüme beklediğimizin çok altında geldi. Bunun iki temel nedeni var:

* Birincisi, DİE geçen yılın Eylül indeks rakamını birdenbire 95.5'ten 98.5'e revize edivermiş (bir yıl sonra bu revizyon neden kaynaklandı gerçekten merak ediyoruz). Dolayısıyla, tahmin yaparken kullandığımız baz yılı etkisinin önemli bir kısmı uçup gitmiş oldu.

* İkincisi, deprem sonrasında ilk defa Ağustos'ta pozitif büyüme gösteren petrol rafineri sektörü Eylül'de tekrar daralmış (bunun bir rafinerideki bakım çalışmasından kaynaklandığını sanıyoruz).

Petrol sektörünü hariç tutarak ve revizyon öncesi endeksi baz alarak büyüme oranını yeniden hesapladığımızda yüzde 12 civarında bir rakama ulaştık. Yani açıklanan rakamın neredeyse iki katı.

Yine de sanayide duraklama olduğuna ilişkin iki ipucu var:

* İlk olarak, giyim, dericilik, ana metal, makina ve teçhizat sektörlerinde daralma olmuş. Bunlar Ağustos'ta pozitif idi.

* İkinci olarak, mevsimlik etkilerden arındırılmış endeks değerinin Eylül'de Ağustos'tan düşük olduğu görülüyor. Tabii bunun en önemli nedeni petrol sektörü ama yine de dikkat çekici. Ekim verilerinin bu konuda daha net bir tablo ortaya koymasını umuyoruz.

Bu hafta beklenen olaylar
* IMF/Hazine açıklaması: Salı ya da Çarşamba bir açıklama yapılması bekleniyor.

* Bankacılık eylel planı: İki hafta önce iki bankaya daha el konulmasının ardından yapılan basın toplantısında Fon'daki bankaların satışına ilişkin bir eylem planının ertesi hafta açıklanacağı belirtilmişti. Aradan geçen süreye rağmen henüz bir eylem planı açıklanmış değil. Bu hafta bu konuda bir hareketlenme olasılığı var.

*Ödemeler dengesi verileri: Merkez Bankası hafta başında ödemeler dengesi verilerini açıklayabilir. Ağustos'taki turizm ve diğer hizmet gelirlerinin Temmuz'dakinden daha iyi olması yüksek bir ihtimal. Ancak, buradaki iyileşmenin dış ticaret açığındaki genişlemeyi karşılayacak kadar yüksek olduğunu sanmıyoruz. Dolayısıyla, Ağustos cari işlemler açığının Temmuz'daki 353 milyon dolarlık düzeyden yüksek olmasını bekliyoruz. Çok fazla umutlu olmamakla birlikte, Ekim ayı kapasite kullanımı verileri ile bütçe sonuçlarının bu hafta Cuma günü açıklanması mümkün.

Dışardaki gelişmeler
* ABD Başkanlık seçimleri: Geçen Salı günü yapılan ABD başkanlık seçiminin kesin resmi sonuçlarını piyasalar hala bekliyor.

* Euro Bölgesi ve ABD verileri: Euro bölgesindeki ekonomik yavaşlama sinyalleri geçen hafta da devam etti. Bunlardan en önemlisi, Almanya'da sanayi üretiminin Eylül'de Ağustos'a göre yüzde 1.6 düşüş göstermesiydi. Ayrıca, Euro Bölgesi 2. çeyrek büyüme hızının aşağı doğru revize edildiği açıklandı. Bunlara karşılık, işsizlik oranının Eylül'de yüzde 9'a düşmesi şaşırtıcıydı. ABD'de ise Kasım'ın ilk haftasında işsizlik başvurularında artış olduğu açıklandı. Bu arada üretici fiyatlarındaki artış yüksek çıktı ama çekirdek enflasyonun düşüş göstermesi olumlu haberdi.

* Euroya beyhude müdahale: Önceki hafta Cuma günü Avrupa Merkez Bankası dolar satarak iki defa euroyu güçlendirmeye çalışmıştı. Bu müdahalelerin fazla sonuç vermemesi üzerine geçen hafta da müdahaleler devam etti. İlk müdahale Pazartesi günü, ikincisi ise Perşembe günü yapıldı. Ancak bunların da fazla etkili olduğunu söylemek zor. Cuma akşamı itibariyle çapraz kur 0.86 civarındaydı.

KISA KISA KISA

Fonların yarısı repoda
A ve B tipi yatırım fonlarının Eylül ayındaki piyasa değeri yılın en düşük seviyesine indi. Yılbaşında 2.5 katrilyon düzeyinde olan toplam portföy değeri, yüzde 18 gerileyerek 2 katrilyon 48 trilyona geriledi. SPK verilerine göre, bu yıl içinde yatırım fonlarının portföy değerinin en yüksek olduğu ay 2 katrilyon 621 trilyon değerle Nisan ayı oldu. Ağustos portföy değeri de 2 katrilyon 255 trilyon seviyesindeydi.

Fonların portföylerinde ters repoya ayırdıkları oran yüzde 67.3'e çıkarken, bu rakam yıl içinde portföyde ters repoya ayrılan en büyük oran olarak göze çarpıyor. Fonların hisse senedine ayırdıkları oran ise yüzde 16.1 ile yılbaşına göre sadece yüzde 3.8 arttı.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır