kapat

13.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
AHMET TAN(tana@sabah.com.tr )


Allah'a emanet!

Buyurun, haydi, yatak, yorgan, döşek, yastık, köfte, pilav, Allah'a emanet! Bunlar Osmanlı'nın 400 küsur yılın sonunda Bosna'da bıraktığı sayısı kimine göre bini, kimine göre üç bini aşan sözcüklerden bazıları. Ama gündelik yaşama asıl damgasını vuran, sözcükler değil.

Sayısı binleri aşan camiler, mescit, medrese, türbe ve köprüler toplumsal yaşamın vazgeçilmez ögeleri.

Travnik gibi bazı küçük kentlerdeki cami ve türbe sayısı, Ankara'da cami sayısından kat kat fazla. Bosna'da yalnızca, savaş sırasında yıkılan, hasar gören cami sayısı 1.200 olarak açıklanmıştı.

***

Boşnaklar için cami hele de minare ulusal kimliğin ve bağımsızlığın en sağlam işareti.

Türkçe sözcüklerle zenginlemiş olsa da konuşulan dil, ulusal kimlik anlamında hiçbir anlam ve değer taşımıyor. Çünkü vurgusuyla, şivesiyle, "düşman" da tıpa tıp aynı dili konuşuyor.

Ulusal kimlik ögesi olarak geriye bayrak ve para kalıyor.

Bosna Hersek Cumhuriyeti'nin bayrağı, bugün bir Boşnak için bizim Boliç'in eski takımı Fenerbahçe flamasından belki biraz daha anlamlı. Ama o kadar.

Ulusal para diye ise piyasada, Doyçe Mark ya da onun 1'e 1 eşiti olan ve adı çok garip biçimde Konvertibl Mark (KM) olan bir para birimi dolaşıyor.

Boşnaklar için ulusal kimliği belirleyen geriye tek öge kalmış:

İslam Dini.

Boşnak için minare ve cami bağımsızlığı, özgürlüğü, ulusal kimliği simgeliyor.

Yıkılan camiler, minareler tek tek onarılmak istenmesi bu yüzden.

***

Boşnak için dine sarılmak aslında bir tepki... Bosna Hersek Cumhuriyet'nin öteki ortakları Sırplar'ın, Ortodoksluğu, Hõrvatlar ise Katolikliği bir etnik temizlik silahı olarak kullanmalarına tepki. Öte yandan Sırplar'ın elinde bir başka büyük koz var:

Belgrad merkezli eski Yugoslavya topraklarını elinde tutan Sırplar'la birleşip Büyük Sırbistan'ı kurma hedefi. Her Sırp milliyetçisi bu hedefe kilitli. Önceki gün yapılan genel seçimlerin büyük partisi Sırp milliyetçi partisi, açıkça bu hedefi göstererek propaganda yapıyordu.

Bosnalı Hõrvatlar'ın da ana hedefi Başkenti Zagrep olan Hırvatistan Cumhuriyeti'yle bütünleşmek..

Bunun için Bağımsız Bosna Hersek Cumhuriyeti'nin Hırvat asıllı milletvekili adayları propaganda yaparken Hırvatistan Bayrağı arkalarına almayı ihmal etmediler.

Bosnalı Boşnaklar'ın ise Türkiye Cumhuriyet'inden başka dayanacakları bir güç yok. Bu güce Suudi Arabistan gibi zengin birkaç Arap ülkesinin fitre ve zekat kabilinden yaptıkları yardımı da ekleyenler var.

Ama hepsi o kadar.

Dünyanın en kanlı soykırımı pahasına kurulan Bosna Hersek Cumhuriyeti'ni bir sanal devlet olarak kabul etmek pek yanlış değil.

Ama Boşnaklar bu sanal devleti benimsemiş görünüyorlar. Tek umutları sanallık yerini bir gün gerçek devlete bırakır...

***

Önceki günkü genel seçimler dünyanın en sakin seçimi oldu. Sakinliği sağlayan elbette, "SFOR" diye anılan 21 bin kişilik barış gücü askerleri ile uluslararası kuruluşlar. (SFOR'da bir tabur, 800 er ve subay Türk askeri, var. Uluslararası gözlemci heyetlerde de Türkiye'den 4 milletvekili görev aldı.)

Seçimlerle oluşacak yeni tabloyu Türkiye'nin iyi izlemesi gerek. Faturanın önce Boşnaklar'a, sonra Türkiye'nin Balkan siyasetine çıkması gündeme gelebilecek.

***

Aliya İzzetbegoviç zaten iktidardan ayrılmıştı. Seçimlerde halkın İzzetbegoviç'in (Demokratik Eylem Partisi) İslamcı ve milliyetçi programından desteğini çektiği ortaya çıktı.

Seçimlerin galibi, ılımlı, laik, çok kültürlü ve çok etnikli toplumu savunan Boşnak, Sosyal Demokrat Partisi...

Bu durum belki Boşnak halkı için çok iyi oldu. Çünkü İzzetbegoviç'in çevresindeki yolsuzluk AGñT'e poster olacak kadar ayuka çıkmıştı.

Ama laik Sosyal Demokratlar'ın kazanması Bosna Hersek Cumhuriyeti'nin geleceğini tehdit edecek. Çünkü Cumhuriyet'te çoğunluk Sırp ve Hırvatlar'da. Bunlar ise Ortodoks ve Katoliklik zorbalığı, komşu iki devletin açık para desteğiyle silah olarak Boşnaklar'a karşı kullanmaya çok kararlı.

Böyle bir savaşta "sosyal demokrat", "laiklik" ülkülerle "çok etnikli ideallerin" kazanması her halde fazla mümkün değil!

Seçimleri izlemeye gelen uluslararası gözlemciler ayrılırken, Boşnak sandık görevlileri hep bizim Türkçemiz'le "Allah'a emanet" dediler.

Boşnakça bu "güle güle" anlamında kullanılıyor. Ama öteki anlamını da unutmamak gerektiğinin hep hissettiriyorlar.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır