Üç gün önce Ankara'da seyrettiğimiz Beşiktaş; Bursa karşısında seyrettiğimiz Beşiktaş... İkisinin arasında büyük fark var. Çünkü Bursa, 11 kişi birden mücadele etti. 90 dakika oyundan hiç kopmadı. Geride iyi kapandı. Beşiktaş'ın üzerine mümkün olduğu kadar çabuk gitti. Ama bir yerde hata yaptılar. Erken buldukları golden sonra maçı öyle bitireceklerini zannettiler.
Dün gece Beşiktaş'ı yenmek için herşey Bursa'nın lehineydi. En büyük avantajları da Serdar Tatlı'ydı. Tatlı, deplasman takımları için büyük şans. Ne görüyorsa onu çalıyor. Çok cesaretli. Seyirciden de etkilenmiyor. Bu tip hakem Türkiye'de az var.
Özellikle Türkiye'de ve hele iç sahada maç kazanacaksan, uzun boylu, iyi kafaya çıkabilen oyuncun lazım. Yoksa zorlanırsın. Aynen dün gece Beşiktaş'ta olduğu gibi. Nouma, hem hava hakimiyetiyle hem de top tekniğiyle çok faydalı bir oyuncu. Yokluğu müthiş hissediliyor. Tunç iyi olacak ama daha olacak... Hemen değil. Fazla yük verirseniz, dizleri üstüne çöker. Ahmet tek kalınca etkili olamadı. Nihat'ta büyük düşüş var. Sol tarafta Münch'le İbrahim, aynı tip iki adam. İkisi beraber bir kişilik iş yapıyorlar. Scala'nın, birini değişik kullanması gerekir.
Siyah-beyazlıların dün geceki tek olumlu yanı yine oyun disiplinleriydi. Mağlup ve berabereyken bile paniklemediler. Kalede Fevzi, arkadaşlarından kendisine gelen toplarda tedirgin. Antrenmanlarda devamlı bu pozisyonları çalışması gerekir.
Defanstan ağır çıkan Beşiktaş, ilerde Ümit Özat başkanlığındaki Bursa defansının içinde sıkışan Tunç'la Ahmet'e gerekli desteği vermeyince ve bir de topu kenarlara taşıyıp orta yapmayınca hücumda bu senenin en etkisiz futbolunu oynadı. Ahmet bir kere çabuk verkaç yaptı, onda da ikinci golü buldu.
Şans dün gece Beşiktaş'tan yanaydı. Bence maçın skoru iki tarafın oyununa göre berabere bitmeliydi.