kapat

04.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )


Dokunulmazlara dokunmak!...

İçişleri Bakanı Tantan'ın 30 Ekim 2000 günü Boğaziçi Üniversitesi'nde yaptığı tarihi konuşmanın metni bakan ve danışmanları arasında bir beyin fırtınası sonrası kaleme alınmış. Metni nihai haline getiren ise İçişleri Bakanı olmuş.

Mesela "Tapınak Şövalyeleri" orijinal metinde olmayan, sonradan Bakan tarafından yapılan bir ekleme.

Bu konuşmanın her cümlesi, her kelimesi tartılıp biçilmiş.

Bir pasaj sunuyorum, köşeye aldığım bu bölümün önünde de söylenenler var, ardında söylenenler var. Ama verdiğim bölümü, hiç bir çıkartma yapmadan aktarıyorum... (Siyahlamalar ise tarafımdan yapıldı. M.B)

"Yıllardan beri halkımıza soyguncu ve talancı olarak sadece eline silah alıp gasp yapanlar, evlere ya da dükkanlara girip hırsızlık yapanlar gösterildi. Buna karşılık:

* Kendilerine emanet edilen kamu kaynaklarını halkın ihtiyaç ve çıkarlarına göre akılcı bir şekilde kullanacakları yerde, kendilerinin ve yakın çevrelerinin sağlayacakları menfaatlere göre tahsis edenler ve bu tahsisleri alanlar,

* Kamu yatırımlarını ülke ve millet menfaatine ve ekonomik realitelere göre değil, kendilerinin veya çevrelerinin alacakları komisyonlara göre kararlaştıranlar ve bu komisyonları verip karşılığında kaynaklarımızı sömürenler,

* Ekonomik sonuçlara yol açacak nitelikteki kararları ve uygulamaları halkın çıkarlarına göre değil, işbirliği içerisinde oldukları çevrelerin çıkarlarına göre alanlar ve icra edenler ve bu kararlardan nemalananlar,

Ve böylece kamu kaynaklarını istihdam yaratıcı, üretim artışı sağlayıcı, rekabet gücü kazandırıcı ekonomik faaliyetlere değil, kendilerine ve işbirliği ettikleri çevrelere haksız çıkarlar ve rantlar sağlayacak şekilde aktaranlar ve bunlardan rant sağlayanlar,

* Kısacası yolsuzluk ekonomisinin mimarları ve aktörleri etkili, güçlü ve saygın insanlar olarak topluma lanse edildiler.

Kirli siyasetin ve bürokrasinin koruması altında yolsuzluk ekonomisinden hayat bulanlar, toplum içerisinde kabul görmelerini sağlamak amacıyla değişik sivil toplum örgütleri ve tapınak şövalyeleri içerisinde yapılanmaya gittiler ve giderek bu örgütlerin yönetiminde söz sahibi oldular. Ve ne yazık ki, bu soygun ve talan düzeninin baş aktörleri gerçekten de toplum ve kamu hayatımızda güçlü ve etkili olmaya muvaffak oldular.

Güçlü ve etkili oldukları için gündemimizi onlar tayin etti. Halkımız çoğunlukla onların tayin ettiği gündem çerçevesinde düşünmek değerlendirmeler yapmak durumunda bırakıldı.

Önemli önemsiz, önemsizi önemli olarak göstermeye muvaffak oldular.

Çünkü önemli ile önemsizi tayin etme tekeli onların elindeydi."

***

Teşhis süper!

Röntgen çekilmiş.

Bakan'ın teşhisine bir daha göz atın isterseniz...

Yolsuzluk virüsü bünyede nasıl etkili oluyor?

Kamu ile beslenerek oluyor!

Röntgende apaçık ortada...

Yolsuzluk virüsü, kamuyla işbirliği yapmadan beslenemiyor. Zaten bu yüzden Bakan Tantan, konuşmasının bir bölümünde Ğkoruyucu aşı niyetine- "... Kamu görevine başlarken ettikleri yemine bağlı kalan dürüst ve onurlu kamu görevlileri, daha müreffeh bir hayata, daha özgür ve hukuka saygılı bir toplum düzenine, daha iyi işleyen bir devlet idaresine ulaşabilmenin kendi ellerinde olduğuna inanmalıdırlar" diyor.

***

Mesajın vuruculuğunda, yolsuzluğun "siyasi erk" yanının dile gelmesi büyük rol oynuyor.

Arkanda bir şekilde siyasi destek olmadıkça, "Türkiye'de önemliye önemsizi tayin etme tekelini" nasıl elinde tutarsın?

***

Tantan bilinip de dile getirildiğinde pek bir şey fark etmeyen bir gerçeği, bu kez devletin en üst makamları sayesinde yüksek sesle söylüyor.

Ancak ikinci bir gerçek daha var.

O da siyasilerin bir dokunulmazlık zırhı içinde olduğu. Benzer bir zırh, aslında, memurlar için de var.

***

Bakan'ın işaret ettiği Tapınak Şövalyeleri'nin bazı kurucu üyeleri, mutlaka isayis kimliği veya siyasi desteği olan insanlar.

O şovalyelerin koruyucu kalkanları var.

Kamu, kendini temizlerken, o dokunulmazlara dokunmak mecburiyetinde!

Tantan'ın kılıcı, bakalım, kamusal şövalyelerin kalkanına ne zaman değecek!

***

Kalkanda iz bıraksa bile olur, teşhis eder, oy vermeyiz!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır