kapat

04.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


"Kimbilir nerdesiniz geçen dakikalarım"...

U.S. damgalı yeni model bir insan tipi, nihayet Türkiye'de de profilleşmeye başladı.

İstanbul'dan uçakla bir yerlere gitmek için sabah saatlerinde Atatürk Havaalanı'na geldiğinizde; onlardan en az bir düzinesine rastlıyorsunuz bekleme salonlarında...

Hemen hepsinin yaşları 35-45 arası... Hemen hepsi beyaz gömlekli, koyu lacivert giysili... Hemen hepsinin elinde birer evrak çantası... Hemen hepsi Ankara'ya kalkacak uçakları bekliyor...

Bu yeni model genç adamlar için "başarı"nın tek somut göstergesi; "zenginlik" ve "konforlu bir hayat".. Salt o hedefe odaklanmışlardır. Üstelik -saydam olma koşuluyla- evrensel ekonominin dinamosunu da onlar verimli tutar genellikle...

Ne yapmalı ki, yine genellikle sığ kafalıdırlar ve "beyinsel bir aristokrasi"nin insanları değillerdir..

Ne demek istediğimi biraz daha berraklaştırmaya çalışayım: Örneğin Orhan Veli'yi Fikret Mualla'yı, Demir Özlü'yü, Orhan Pamuk'u, Refik Durbaş'ı, Şadi Çalık'ı, Yaşar Kemal'i, Orhan Kemal'i, Kemal Tahir'i, Mahmut Yesari'yi, İbrahim Çallı'yı, Mario Levi'yi, Rimbaud'yu, Picasso'yu ve daha binlerce "varlıklı olma" yerine, "var olma"nın ufuklarını benimsemiş insanı; sırtlarında koyu lacivert giysiler, ellerinde birer evrak çantasıyla havaalanlarının bekleme salonlarında, her gün Ankara'ya kalkacak uçakları beklerken düşünebiliyor musunuz?

Ve düşünebiliyor musunuz, yeni model bir insan tipi olan "yuppi"lerin, genellikle kendileri için konforlu bir hayatı oluştururken; beyinsel bir aristokrasinin hangi bahçelerini ıskaladıklarını?

Kazara onlardan birine rastladığımda, içim bunalıveriyor. Yuppi'liklerine aldırdığım yok da; insanlığın ortak birikimlerinden çiçeklenmiş bir sanat buketine dahi, ayak üstü pratik bir zeka ile yaklaşmaya kalkıyorlar..

Örneğin:

- Mozart şimdi sağ olsa, dünyanın en zengin insanlarından biri olacaktı, dediğinizde...

- Sanmıyorum, diyorlar; zengin olmasını bilse, yaşadığı dönemde de zengin olurdu..

Geçenlerde de bir tanesi; Harvard profesörlerinin gözde çok büyütülmemesi gerektiğini, çoğunun ayda ancak 5 bin dolar kazanabildiğini söylüyordu...

Aklıma Jules Renard'ın bir sözü geldi ama, tuttum kendimi.

Ünlü Fransız mizahçısı, angutluğuna kızdığı birine:

- Ben, demişti, "sonsuzluk"u bir türlü algılayamıyordum; ta ki senin salaklığına rastlayıncaya kadar..

Biliyoruz ki, küreselleşme süreci; yeryüzü insanlığının gelişmemiş kesimlerini de daha geniş olanaklara kavuştururken; özellikle "estetik kalite"de bir düşme olacak..

200 yıl önce müzik dinleyebilmek en pahalı lükstü..

Bugün yoksul olduğundan ötürü müzik dinleyemeyen insanı kalmadı dünyamızın...

Ama Wagner dinleyenlerin sayısı aynı hızla artmadı..

Türkiye'de de okur-yazar olanların nüfusa oranı yüzde 70'i aştı.

Ama edebiyat lezzetinde bir yaygınlaşma olamadı... 13 milyon aileyiz hepimiz. Ne var ki aile başına ortalama 10 kitaplık bir kitap rafı bile düşmüyor..

İster istemez insanlık yine 2'ye ayrılıyor. Beyinsel bir aristokrasiyi oluşturanlar ve kazançları şişkin dahi olsa bunun dışında kalanlar..

İkinciler, henüz farkında değiller, hayattan geçerken neleri ıskaladıklarının...

Örneğin Necip Fazıl'ın 1930'da yazmış olduğu şu dizeleri ıskaladıklarında:

Kimbilir nerdesiniz,

Geçen dakikalarım;

Kimbilir nerdesiniz?

Yıldızların, korkarım,

Düştüğü yerdesiniz,

Geçen dakikalarım...

"Varlıklı olmak"la, "var olmak" arasındaki fark; bir piyano satıcısıyla, bir piyanist arasındaki farka benzer.. İkisi de piyanonun tadını çıkarır. Birincisi satarken, öteki de çalarken...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır