Hollanda'nın Leiden kentinde Hatice Güney isimli bir Türk kadını, Kiliseler Birliği ve Belediye tarafından seçilen kentin "en inançlı insanı" (azize) ünvanına layık görüldü. Hollanda'ya geldiği günden beri bir dilim ekmeğini bile Hollandalı, Türk demeden herkesle paylaşan, bölgesindeki talebelerin karnını doyurmak için yarışan, herkesin yardımına koşan bu yüzden de bölge halkının Türkçe olarak "Hatine ana" dedikleri Güney'in ismi bundan sonra Leiden kentiyle beraber anılacak. Güney'in tablosu ileri bir tarihte düzenlenecek bir törenle Leiden Müzesi'ndeki yerini alacak. Şimdi Hatica Ana'yı yeni bir sorun bekliyor. Yaşarken bu mertebeye ulaşan tek insan olan Hatice Ana'nın evi ziyaretçi akınına uğramış durumda. Hala şaşkın olan Hatice Ana, duygularını şöyle anlattı:
* Bize kendinizi tanıtır mısınız?
Evliyim, iki kızım bir oğlum var. Erzurumluyum. 20 yıl önce Hollanda'ya geldim. 48 yaşındayım, ev hanımıyım.
* Mukaddes anneliğe aday olduğunuzu biliyor muydunuz?
Hayır. Kiliseden davet edildiğimde önce bir anlam veremedim. Törenin düzenlendiği kiliseye girince görevliler özel olarak hazırlanmış bir koltuğa oturmamı söylediler. Daha sonra konuşmalar yapıldı. Duvarda üstü bezlerle örtülü üç tablo vardı. Tablo açılıp benim resmim çıkınca anladım.
* O anda neler hissettiniz?
Çok duygulandım. Çünkü mukaddes anneliğe aday olmama gerekçe olarak yardımseverlik, misafirperverlik, insani duygular gibi şeylerden dolayı olduğu söylendi. Bu özellikler her Türk kadınında, insanında var. Ben fazladan bir şey yapmadım.
* Kaç kişi aday arasından seçildiniz?
3 aday varmış birisi geçtiğimiz senelerde ölmüş, birisi de 40 yıl önce. Aday olmak için yaşıyor veya ölmüş olmak fark etmiyormuş bende sonra öğrendim.
* Mukaddes anne olarak neler söyleyeceksiniz?
Ben dine, geleneklerine ve öz kültürüne sıkı sıkı bağlı bir Müslümanım. Burda bir iltifat varsa bu tüm Türk kadınınındır. Ben saedce kültürümüzün bir elçisiyim.
Yalçın ÇAKIR