


Işıkara'dan mesaj var!
Işıkara Hoca'yla benim NTV'deki odadayız...
Işıkara sordu:
- Murat sen bu konuda çok program yaptın, en uzman insanları çıkarttın, bir deprem beklendiğini biliyorsun değil mi?
- Biliyorum Hocam (cevabıyla karışık, içimden de "Bilmemem imkansız Hocam, şimdi arkasından ne gelecek bakalım" diyorum).
- Depremi ciddiye alıyor musun peki?
- Bütün uzmanlar arasında 7'den düşük olacak diyen çıkmadı, bu ciddi deprem. Çok sallayacak. Elbette ciddiye alıyorum.
- Peki niye tedbir almıyorsun o zaman?
- Nasıl yani?
- Bak şu masandaki bilgisayar, depremde bu yere düşer. Şu kütüphane, kafana devrilir. Bunları sabitlesene!
***
İşte bu konuşmayı ben kafamda sabitledim ve sizlere aktarmayı da kendime görev bildim!
Deprem olacak, bina sağlamsa üzerimize yıkılmayacak ama biz şu anda deprem hiç olmayacakmış gibi yaşıyoruz.
Binanız istediğiniz kadar sağlam olsun, siz eşyaları sabitlemedikçe... Bırakın maddi zararı, üzerinize düşmesiyle ölüm tehlikesi geçirmeniz çok mümkün.
Şu anda sizden rica ediyorum kaldırın kafanızı ve etrafınıza bir bakın. Şiddetli bir deprem olsa, etrafınızda neler yere düşer bir bakın.
Kayıplarınızın bir faturasını çıkartın!
Ve tedbir alın!
***
Biz hepimiz kendi aklımızı çok seviyoruz ve bizim kafalar kolaycılıktan yana...
Mesela şöyle işler yapıyoruz...
"Ya Işıkara söylemiş, basında da yazıyorlar düşebilecek eşyaları sabitle diye ama bak ben şu dolabı itiyorum itiyorum kıpırdamıyor, bu zaten sabit baba" diye işin içinde çıkıyoruz. Oysa deprem dalgası iten değil denge bozan ve düşüren bir güç! Bu ağır, düşmez diye güvenmeyin!
Evde dolap, kütüphane ve kitaplar (önlerine ip gerilerek) sabitlenecek.
Aslında elektikli şofbenleri de kementle duvara sabitlemek lazım, su ve elektrik yan yana gelecek. Ayrıca yangın tehlikesi var.
Televizyon önünde oturan bir çocuk...
Evin eşyasını -lego gibi- eve yapıştıracaksınız.
***
Hele işyerleri, fabrikalar mutlaka tedbir almak zorunda.
Hangi şirkette deprem olursa tepemize neler yıkılacak kontrolü yapıldı?
Biz yaptık diyenlere tebrikler, çoğunluk yapılmadı.
Raf raf koli koli mallar, depremde insanların üzerine yıkılmak üzere duruyor.
Demir raflarını mesela tavana zincirle sabitlemiş market gördünüz mü?
Biz tavana bakıp "Çökmez" diyoruz. Peki ya o cama monteli klima?
***
Işıkara bu mesajları veriyor.
Kafanda depremden kaçma, kabullen ki olduğunda zararın en az olsun!
Dört aşamalı bir planı var:
1. Hazır ol!
Evinde, işyerinde deprem anında ne olacağını düşün. Bu konuda insanları eğit, bir deprem planın olsun.
2. Riski azalt!
Önlemlerini al. Maliyet-fayda dengelerini kur. Zararını minimuma indirecek tedbirleri uygula.
3. Müdahale!
Afet anında kim ne yapacağını bilsin. Emniyet sağlansın, acil müdahale yapılabilsin.
4. Kurtarma
Normal düzene en kısa zamanda dönülmek için gerekli çalışmalar ve onarım faaliyetleri planlansın.
Sistem belli, konu belli.
Su sıralarda evde, şirkette deprem risk yönetimini uygulamıyorsanız... Otoyolda karşıdan karşıya geçenleri cehaletle suçlamayın!
***
Bir de iş sahası var, onu da yazayım, kim yaparsa yolu açık olsun!
Nasıl otomobillerimizde acil durum çantası, ilkyardım kiti varsa, piyasaya böyle bir "Deprem tedbir kiti" çıksa çok işe yarayacak.
Sabitleyiciler, özel çengeller, ince çelik ip, kement, iki taraflı yapıştırıcı gibi herkesin kendi tedbirini kolayca almasına yardımcı olacak bir çanta. İçinde ayrıca depremde hangi eşyaların riskli olduğunu ve nasıl sabitlenmesinin doğru olacağını gösteren bir kitapçık.
Biri ara otomobilde emniyet kemeri kullanmayı nasıl küçümsüyorduk hatırladınız mı?
Şimdi takmayanımız yok.
Tamamen aynı mantık.
Umarım bu kez bir seferberlik halinde, bu aklın galip gelmesi sürecini çok daha hızlı yaşarız.