kapat

02.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
A. SAVAŞ AKAT(aakat@sabah.com.tr )


Gelir dağılımı ve fakirlik

Dünya Bankasının "Türkiye: Ekonomik Reformlar, Yaşam Standartları ve Toplumsal Refah Araştırması" (17 Mayıs 2000) adlı gelir dağılımı çalışmasına geçen hafta değindik.

Gelir dağılımındaki bozukluğu ölçmenin bir çok yöntemi var. En çok kullanılanlardan birine "gini katsayısı" deniyor. Katsayı sıfırla bir arasında bir sayı olarak hesaplanıyor. Sıfır mutlak eşitliğe, bir mutlak eşitsizliğe tekabül ediyor.

Katsayının aslında tek başına fazla bir değeri yok. Diğer ülkelerle karşılaştırınca anlam kazanıyor. Örneğin, 0.4 ve üstü ise gelir dağılımı bozuk deniyor. Gelir dağılımı düzgün ülkelerde ise 0.3'ün altına düşüyor.

Türkiye, gini katsayısına göre gelir dağılımı çok bozuk ülkeler arasında yer alıyor. Gelirin aileler arasında dağılımı için gini katsayısı 0.44 çıkıyor. Bireyler arasındaki dağılımda ise 0.47 hesaplanıyor.

Türkiye'den daha kötüler var mı? Var. Araştırmadan Rusya, Kosta Rika, Şili, Filipinler, Peru ve Ekuador'da gelir dağılımının daha bozuk, Bolivya, Tunus, Bulgaristan, İtalya, Fas ve Portekiz'de daha düzgün olduğunu öğreniyoruz.

Peki, gelir dağılımı zaman içinde nasıl değişiyor? Araştırmaya göre, 1987'den 1994'e gelir dağılımında bozulma ya da düzelme olmuyor. Yani bu iki yıl için gini katsayıları aynı kalıyor.

Fakirliğin tanımı
Gelir dağılımını ölçmekte kullanılan bir başka yöntem, fakirlerin nüfustaki oranına bakmak. Bunun için önce fakirliği tanımlamak gerekiyor. Dünya Bankası iki ayrı tanım kullanıyor.

İlkine "günde bir dolar" kuralı diyebiliriz. Kullanılan yöntem karmaşık. Satın alma gücü paritesine göre 1985 yılı dolar değeri baz alınıyor. Yıllık geliri 365 doların altında kalan kişilere fakir deniyor.

1985'den bu yana dolar enflasyonu ve satın alma paritesi/cari kur düzeltmelerini yapınca, dört kişilik bir aile için fakirlik sınırını Kasım 2000 fiyatları ile yıllık 950 milyon TL, ya da aylık 80 milyon TL olarak hesaplıyoruz.

Araştırmaya göre Türkiye'de nüfusun yüzde 2.5'u bu sınırın altında gelir düzeyinde. Yirmi kişide bir demek. Çoluk, çocuk, yaşlı, takriben 1.65 milyon vatandaş. (Nüfus sayımında hile yapılmasa daha kesin bir sayı verebildik; ama veremiyoruz.)

Dünya ile karşılaştırınca, yüzde 2.5 küçük bir sayı olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma, Türkiye'de uluslararası standartlara göre mutlak fakirliğin yüksek olmadığı sonucuna varıyor.

İkinci ölçü mutlak fakirliği yerel olarak tanımlıyor. Türkiye için makul bir gıda tüketimine tekabül eden mallar bir sepet haline getiriliyor ve fiyatı hesaplanıyor. Kasım 2000 fiyatları ile aynı dört kişilik aile için yıllık 1.45 milyar yada aylık 120 milyon TL harcamaya tekabül ediyor.

Doğal olarak, bu fakirlik tanımı içinde kalan nüfus artıyor. Yüzde 7.3 ya da ondört kişide bir. Gene çoluk, çocuk, yaşlı, 4.8 milyon vatandaş anlamına geliyor. Biraz daha yüksek, fakat uluslararası karşılaştırmalar açısından çok kötü değil.

Ucu ucuna geçinenler
Dünya Bankası burada durmuyor. Daha gerçekçi bir ölçü için, gıda dahil temel ihtiyaçlar sepeti tanımlıyor ve fiyatlıyor. Bugünkü fiyatlarla dört kişilik bir aile için yıllık 2.9 milyar TL ya da aylık 240 milyon TL buluyor.

Bunlara, ancak ucu ucuna yaşadıklarını düşünerek, "ekonomik olarak hassas" kesim (vulnerable) diyor. Nüfusun yüzde 36.3'ü yada üç kişiden biri bu kategoriye giriyor. Yani 24 milyon vatandaşımızı kapsıyor.

Uluslararası karşılaştırmalar açısından bu sayı çok yüksek. Mutlak fakirlik sınırının üstünde görünseler bile, büyük bir vatandaş kütlesi zar zor günü geçirebilecek gelir elde ediyor.

Gini katsayısının 0.4'ün üstünde çıkmasının gerisinde mutlak fakirlikten ziyade, ekonomik açıdan hassas bölgede yer alan nüfusun yüksekliği yatıyor. Gelir dağılımını incelemeye devam edeceğiz.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır