Geçen hafta "Neden hep Filistin'i tutmak zorundayız" başlıklı yazı üzerine çok sayıda mesaj aldığımı söylemiş ve "Konuyu hafta içinde yeniden tartışırız" demiştim. O yazıyla ilgili gelen mesajlardan anlaşıldığı kadarıyla pek çok kişi "tutmak" kelimesinden fiilen yayında yer almayı kastettiğimi anlamış. Bu böyle olmakla birlikte, aynı zamanda bir "psikolojik baskının da" söylenmesiydi.
Filistin halkının Müslüman olması, toplumsal olarak bizleri ister istemez onların yanında olmaya itiyor. Bu sadece Filistin'de değil, Çeçenistan'da da, Bosna'da da, Kosova'da da, Afganistan'da da böyle.
Bu ülkeler söz konusu olduğunda, genellikle sorunun nedenine inmiyor ve doğal müttefik olarak gördüğümüz müslüman halkın yanında yer alıyoruz.
Oysa, örneğin Afganistan ve Çeçenistan aynı zamanda terörün de merkezi. O mazlum halk dediğimiz Afganlar, altlarına giyecek don bulamıyorlar ama, uluslararası terörün hizmetinde en modern silahları taşımayı biliyorlar. Çeçenlerin, Rusya için tıpkı bizim PKK gibi olabileceği gerçeğini hiç düşünmüyoruz, en azından bunu sohbetlerimize bile konu etmiyoruz.
Bosnalıların Türkiye için ne düşündüğünü merak bile etmiyoruz. Orada ne için savaşıldığını da bilmiyoruz belki. Zaten öyle olduğu için Batı ülkeleri kıyameti kopardıktan sonra Türkiye kamuoyu da uyandı ve Bosna'daki katliamın farkına vardı.
Benim burada asıl sormak istediğim, niçin gelişmiş bir Müslüman ülkenin olmadığı? İlk Müslüman toplumların kendi çağlarının en ileri ülkeleri olduğunu biliyoruz. Peki sonra ne oluyor? Niçin bilimde, sanatta, teknolojide önceleri çok ileri olan Müslüman ülkeler sonra bu sefalete, yoksulluğa düştü?
Bir Müslüman ülke olarak bu soruya bir cevap bulmak zorundayız.
* Dini olarak değil insani olarak bir dirhem vicdanı olan bir insan Filistin halkının yanında yer alır, hiçbir şey yapamıyorsa dualarıyla destek olur. Sizin gibi siyonist yahudi hayranı veya birkaç milyon dolara satılmış kişilerden zaten böyle bir şey beklenmiyor.
* Filistin'i tutuyoruz çünkü toprakları işgal altındadır. Onların geri kalmışlığı bizi ilgilendirmiyor. Bizim onları tutmamız ille de onların bizi uluslararası platformda tutmalarını gerektirmiyor. İslam toplumlarının geri kalmasına gelince, neden gelişsinler kime ne? Kalkınmanın tek ölçüdü iktisadi ve teknolojik güç mü?
* Hutular ile Tutsular arasındaki 500 bin kişinin öldüğü savaşta kimin haklı olduğunu anlamak için teknolojik gelişmelerine mi bakacağız? İsrail bugün teknolojik olarak geliştiyse bunu Amerika'ya borçludur. Maksat İsrail'e yaranmak mı, ne geçecek elimize?
* Sınırları belli olmayan İsrail işgali altında olan bir halk piyasa ekonomisinin gereklerini yerine getirebilir mi? Filistinliler Arap milliyetçiliği politikasının aracı olmuşlardır. Eğitim bakanlığı bile olmayan ülkede sizce eğitim ilerleyebilir mi?
* Yazınızdan "bu adamlar geri, ilerlememiş, o yüzden onların yanında yer almayalım" gibi de bir anlam çıkıyor. Doğruların yanında yer almak için birilerinin geri ileri seviyesine mi bakmak gerek? İlkeli gazeteci olarak biliyordum sizi, üzüntümü bildirmek istiyorum.
* Neden Filistin? Çünkü İsrail Filistin'i işgal etti, insanlarını katlediyor. Sizin tapulu evinize biri zorla el koymak istese buna karşı çıkmaz mısınız? Filistin uluslararası platformda bize destek vermese de biz onlara vereceğiz. Siz "İsrail haklı, çocukları öldürebilir" diyorsunuz. Ne kadar demokrat geçinseniz de egemen baskılardan hala kurtulamamışsınız.
* Teknoloji tek seçicilik olabilir mi? Teknolojisi ileri olan haklı mıdır. Müslüman ülkeler kendileri tarafından yönetilmiyor. Geri kalma nedenleri dinlerinden değil, olsa olsa tembelliklerinden. Birisi tembelse onu yoketmek hak mıdır?
* Hayatında bir kez bile bir yahudiyle karşılaşmamış insanların toplum ve İslam öğretisi olarak Yahudi düşmanlığını görüyoruz. Dış dünyada ne zaman başımız derde düşse, yahudi lobisinden medet umuyoruz.
* Söylediğiniz görüşler kitlelere ulaşan bir iletişim kanalında yayınlanıyor ve tartışmaya açılıyorsa bundan memnuniyet duyuyorum. Sizi yürekten destekliyorum.
* Yaşadığımız bu devirde sadece dinimiz, rengimiz veya dilimiz yüzünden destek vermek zorunluluğu yoktur. Öyle olsaydı, tüm saydığınız ulusların KKTC konusunda destek vermesi gerekirdi. Size yürekten katılıyorum, senelerdir söylenmeyen bir şeyi söyleme cesaretinden ötürü kutlarım.
* Yahudiler üzerinde yaşadıkları çölde binbir türlü çiçek, meyve, sebze yetiştirerek dünyaya satıyor. İmkansızı başarıyor. Bu ruh dengesi hangi Müslüman milletinde var? Bizde ve dindaşlarımızda köle ruhu var, çünkü imkanlarımız ancak buna elverişli.
* Diplomatlarımızı katleden caniler Filistin kamplarında yetiştiler. Arafat'ın Kıbrıs için yapmadıkları sizi üzmesin, sorun bakalım depremden sonra ne yapmışlar. Bugün İsrail'de sokaklara dökülüp barış isteyen yüzbinler var.
* Kimsenin kimseyi tuttuğu yok, savaşı istemiyoruz o kadar.
* Sizleri destekliyoruz, bu millet Araplar'ın ne olduğunu biliyor zaten. Ne Şam'ın şekeri ne Arap'ın yüzü deyimi boşyere kullanılmıyor bu ülkede. Yahudiler'den bir alçaklık görmedik bugüne kadar.
* Ertuğrul Özkök'ü ve sizi bu konuyu cesaretle dile getirmenizden dolayı kutluyorum. Teröre destek olan müslümanlar bizim kardeşimiz olamaz, olmamalıdır. Türkiye'nin Arap ülkelerine karşı politikalarını gözden geçirmesi gerek.
* Sizi kutluyorum, dinsel bağdan ötürü Filistin'i destekliyorsak, Afganistan, Libya, Sudan, İran gibi ülkelerle çok ileri ilişkilerimiz mi olmalı? Bence hayır, çağdaş medeni ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmeliyiz.