kapat

02.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
Sıkıla sıkıla zirveye çıktı
Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin bir işi tamamladıktan sonra 'sıkılıyor'. Hemen yeni bir uğraş alanı buluyor. Bu özelliğiyle sağladığı birikim onu başkanlığa taşıdı

Cumhurbaşkanı olan Sezer'in yerine Anayasa Mahkemesi Başkanı seçilen Mustafa Bumin'in hayatını ve görüşlerini aktarmayı bugünde sürdürüyoruz...

* Çocuklar şimdi ne yapıyorlar?

İki kızım var. Büyük kızım Hülya Ağan, bahriye yüzbaşısı, tabip. İstanbul Boğaz Komutanlığı'nın Anadolu Kavağı reviri Başhekimi. Damadım Mehmet Ali de Deniz Kıdemli Yüzbaşı. SAS komandosu. Karı koca meslektaşlar. Dünür ile de biz meslektaşız. Nihat Ağar 9. Ağır Ceza Mahkemesi başkanıydı. Küçük kızım Hale Bumin ise avukat.

* Eşiniz şimdi ne yapıyor?

Öğretmenlikten emekli olup resme başladı. 100 kadar tablosu var. Sergi açmak istiyor. Ama ben taraftar değilim. Sergide tablo satın alınıyor. Alım satım işi hassas bir konu. Ama evde de tablo asacak yer kalmadı. Mecburen bu sergi işine evet diyeceğiz.

* Yaşa öykünüze devam edelim. Askerlikten sonra ne yaptınız?

Adalet Bakanlığı'na müracaat ettim. Ama o zaman yılda bir veya iki kez kadro açılıyor. Evliyim ve bir de çocuk var. Para yok. Ankara Belediyesi Encümen Raportörlüğü'ne başladım. Parası da iyiydi.

* Belediye konusunda da bilginiz var yani.

Var ama bu iş beni sıktı. İlkokul mezunu bir üye geliyor ve bacak bacak üstüne atarak anlamadığı hukuk hakkında ahkam kesiyor. TRT'ye geçtim ve Disiplin Komisyonu'na raportör oldum. Adnan Öztrak zamanı. İşe gelen giden yok. Buradan da sıkıldım. Bir arkadaşım Danıştay'a başladı. Hemen sonra da ben peşinden girdim. Yerimi bulmuştum.

* Siz cübbe giymeyi istemiyor muydunuz?

Evet ama yine sıkıldım. Öğrendim ki arkadaşlar TODAİE'ye (Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) gidiyorlarmış. Ben de katıldım ve orayı da bitirdim.

* Yine sıkılmadınız mı?

Sıkıldım. Fransız Kültür Derneği'ne gidip lisan öğrenmeye başladım. Parası cepten gidiyor. Mesaiden sonra gece karanlığında koşturup duruyorum. Evde çoluk çocuk bekler. Kar, kış, kıyamet. Otobüsten in, otobüse bin. 7. kuru bitirdim.

* Yine sıkılmanızı bekliyorum!

Buna sıkılma mı diyelim yoksa arayış mı? Bir şey lazım, bir eksik var, diye bakmak gerek. Eksiğimin yurt dışı eğitim olduğuna karar verdim. Paris'te "Uluslararası Kamu Yönetimi Enstitüsü"ne katıldım. Fransız Danıştay'ında staj yaptım. 1.5 yıl iyi bir deneyim oldu. Altyapıyı kurduk anlayacağınız. Arkasından da yükseliş trendi başladı. 1982'de Danıştay Savcısı, 1985'te de Danıştay üyeliğine getirildim.

* Yeni bir arayış başlamadı mı?

Başlamaz mı? Hakimler ve Savcıla Yüksek Kurulu asil üyeliğine soyunduk. Aday çok. 71 oyun, 59'unu almama rağmen seçilemiyorum. Sonunda oldu. 89-92 arası bu görevi yaptım. Dört farklı bakan ile çalıştım. Herkes bu göreve atanmamı Turgut Özal'ın yaptığını sanır. Yanlış. O dönem adımız Özalcıya bunun için çıkmıştı. Ama beni Kenan Evren atamıştı.

* Anayasa Mahkemesi Üyeliği var sırada...

Eşimi aradım, sordum. Bana bıraktı. Danıştay kontenjanından aday oldum. Adımız Özalcıya çıktığı için oylama kilitlendi. Sürekli oylama yapılıyor. Gazeteler "Danıştay Özal'a direniyor" diye manşet atıyor. Aslı yok, tanımam ki Özal'ı. Seçimin üstünden 1.5 ay geçti ve 76. turda biz üç Danıştay adayı nihayet belli olduk.

* Size olan bu direnç nedendi?

Beni iki olay yıprattı. Özalcı diye tanınmam ve İkincisi Hakimler ve Savcılar Kurulu üyeliğim. Bu göreve 100 kişi talip olur. Seçilen 99'unun hedefi olursunuz.

* Anayasa Mahkemesi üyeliğine sizi Özal seçti, değil mi? Nasıl oldu?

Cumhurbaşkanı, o seçecek tabii. Üç adayı çağırıp mülakat yaptı. Danıştay albümünden beni arıyordu. Yardım ettim. Yerimi gösterdim. Okudu. "Hımmm; Mucurlusun" dedi. Neden 76. tur gelindiğini merak etti; anlattım. Aslında biliyordu her şeyi. "Aldırma, benim annemi bile mesele yaptılar," dedi. Tanımadığım halde Özalcı bilinmem aramızda bir elektrik oluşmasına neden oldu. 2 Kasım 1992'de üyeliğine seçildik.

Kötü sürücülere eşim çıkışır!

* Önceki iki başkandan farkınız nedir?

Sayın Sezer ile 8 yıl birlikte çalıştık. 42 yıllık arkadaşım. Ailece görüşürüz. Ben biraz daha atak ve girişkenim. Sezer Bey sınırlıdır. Aslında ben Yekta Bey ile Sezer Bey arasında bir çizgideyim. Gerektiği kadar konuşurum. Hep bir orta karar bulmuşumdur zaten.

* Kavgacı bir insan mısınız?

Hayatımda kimse ile tartışmadım ve kimseye küsmedim. Kimseye de bilmediğim için küfür etmedim. Araba kullanırken bile önde hata yapan kişi için hanıma söylerim "Hanım şuna kız!" diye. Kızmayı bilmem çünkü. Hiç kavga da etmedim. Niye kavga ederiz ki? Biçilmiş bir ömür var, değer mi?

* Zaman sorunu çekiyor musunuz?

Mahkemenin işi çok zor. Yargı üçe bölünmüş. İdari, adli ve askeri. Bunlar da kendi aralarında ikiye bölünmüş. Vergi içi, vergi dışı, ceza, ceza dışı; hukuk, ağır ceza gibi. Anayasa Mahkemesi hepsini içeriyor. İçtihat, ekonomi, siyaset, ticaret gibi bilgilerden yoksun olamazsınız. Bazen çalışmaya zaman bulamıyoruz. Evde misafirin gözünün içine bakarım. Ne zaman kalkacaklarını beklerim ki, bir iki saat dosya karıştırayım diye. Sayım gününe çok sevindim. Zaman kazandım.

AB ile uyum sağlamalıyız
* Fazilet davası nedeniyle gözler üstünüzde.

Olsun. Yeni bir şey değil. Benzer davaya iki sene önce de battık. Kararın büyük bölümünü de ben yazmıştım.

* Parti kapatmalara nasıl bakıyorsunuz?

Efendim yineliyorum. Siyasi Partiler Yasası 78. maddeden başlıyarak 104. maddeye kadar gözden geçirilmelidir ama geçici 15. madde bağlıyor. Parlementonun bu görevi yerine getirmesi lazım. Basit nedenlerden dolayı parti kapatma istekleri geliyor. Örneğin "Diyanet İşleri Başkanlığı genel hizmetler kapsamından çıkartılmalı, cemaatlere verilmelidir" diyen kapatma nedeni oluyor. Avrupa'da da parti kapatılıyor. Ama partide, rejim değişikliği, anarşi gibi tehlike unsurları aranıyor. Avrupa neyi benimsiyorsa hemen o değişikliklere başlamalıyız. Avrupa Birliği sürecindeyiz. AİHM iç hukukumuzun bir parçası oldu.

Af çıkartılmalı
* Af konusuna gelelim. Kısmi af yasası çıkarsa yine size gelecek herhalde...

Bu konumda konuşamam. Hassas bir konu. Şunu söyleyeyim; af fazla kurcalanmamalı. Gerekiyorsa hemen çıkartılmalı. Cezaevlerini görüyorsunuz!

Davalar 8 ayda bitecek
* Davaların geç yazılmasıyla ilgili eleştiri var.

Doğrudur. Ben de eleştiriyorum. 5 yıl yazımı beklenen rapor var. Olmaz öyle şey! Şimdi içtüzüğü değiştiriyoruz. Artık hiçbir davanın yazımı 4 aydan fazla zaman almayacak. 1 Ocak 2001'de yeni uygulamaya başlayacağız. 31 Aralık 2001'de ise yazımı bekleyen dava kalmayacak. Dolayısıyla bize gelen davalar da en geç 6 ay veya 8 ay içinde bitecek.

Taki DOĞAN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır