kapat

27.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


Koca avcılığı kültürü

Size ters gelen, isyan duygusu uyandıran bazı konular vardır. Ama o kadar çok tekrarlanmakta ve o kadar genel kabul görmektedir ki, zamanla alışır tepki vermez olursunuz.

Ama birgün birdenbire artık "fazla" gelir. Mideniz bulanır ve patlarsınız. Aktüel'in son sayısında yayınlanan "Lady Buck'tan baştan çıkarma formülleri"ni okuyunca işte öyle oldum.

İngiltere, iki milyarder koca ve onlarca zengin sevgili eskitmiş 43 yaşında bir İspanyol kadınının zengin erkek tavlamak için verdiği formüllerle çalkalanıyormuş. Lady Buck'ın uzaktan eğitim için kurduğu internet sitesine hergün binlerce mail yağıyor, örgün öğrenim için açtığı kursa iki gün için beş milyar lira ödeyen kadınlar çıkıyormuş.

Kimi feministler böyle durumlarda konunun kendisine değil, olayı yazan yayın organına kızıyor. Keşke ben de öyle yapabilseydim, hedefim çok daha küçük, işim çok daha kolay olurdu. Ne yazık ki ben, Lady Buck olayı gibi olayların gerçek olduğunu, hem de son derece yaygın bir gerçek olduğunu biliyorum. Kadın dergilerinin en çok okunan sayfalarının "erkek tavlama teknikleri"ni anlatan sayfalar olduğunu, Amerika'da yayınlanan iyi koca bulma el kitaplarının best seller listelerinden düşmediğini bildiğim gibi...

***

Kadınların binbir yolla aşağılandıkları bir dünyada yaşıyoruz.

Kadınlar tecavüzle aşağılanıyorlar. Erkeklerden dayak yiyerek aşağılanıyorlar. Medyada reyting unsuru olarak kullanılmakla; evde hizmetçi yerine konmakla, iş hayatında ikinci sınıf işlere layık görülmekle aşağılanıyorlar.

Ama inanın bana, bütün bunlardan beteri, "koca avcılığı"na çıkarak kendi kendilerini aşağılıyorlar.

Bu dünyada yaşayan her kadın gibi ben de, bir genç kızın hayattaki en büyük başarısının "iyi bir koca adayından yüzüğü kapmak" olduğu bilinciyle daha 7-8 yaşındayken tanıştım. Günlük konuşmalara, seyrettiğimiz filmlere, dinlediğimiz şarkılara sinen; deyimlerle, atasözleriyle fıkralarla beynimize kazınan o "koca avcılığı kültürüyle" iç içe büyüdüm. Her zaman açıkça ifade edilmeyen, ama hep ima edilen, çoğu zaman da şakayla karışık açığa vurulan o yaygın ve uzun bilinçlendirme programının, etrafımdaki kız çocuklarının birçoğunu zaman içinde nasıl becerikli ya da beceriksiz birer "koca avcısı" haline getirdiğini yakından izledim.

Hele, hele bu "eğitimde" çok başarılı olmuş; sonuçta bütün zekasını "iyi koca" bulma noktasında kullanmayı ve bütün davranışlarını bu hedefe kilitlemeyi başarmış kadınlar tanıdıkça şunu düşündüm: Kadınların hayatındaki en aşağılık şey bu işte... Fahişeler vücutlarını kiralıyor. Zengin koca tavlama kursuna gidenler, harıl harıl el kitaplarını okuyup, o kitaplarda yazıldığı gibi şaraptan, şık otellerden ve borsadan konuşmayı öğrenerek erkekleri kafesleyenler ise benliklerini toptan satışa çıkarmışlar. Üstelik de bunu, fahişeler gibi dobraca yapmıyor; kendilerini pazarlamayı "sanat" haline getiriyor; cinsel organlarının vaadettiklerini, zerafete, giyim zevkine, mücevher ya da opera kültürüne bulayıp yüksek fiyata satmaya çalışıyorlar.

***

Bu yazdıklarımı çok sert bulanlar; eğitimsiz bırakılan, iş ve kamu hayatından koparılıp eve hapsedilen kadının önünde hayatta kalabilmek için fazla bir seçenek bırakılmadığını; koca avcılığı kültürünün de bu sosyal gerçeklikten kaynaklandığını söyleyerek mazur göstermeye çalışacaklardır.

Evet, "koca avcılığı kültürü"nün oluşumu tarihi olarak böyle bir sürecin sonucudur. Ama etrafınıza şöyle bir dikkatli bakarsanız, bu kültürün kendisini doğuran maddi koşullar ortadan kalktığı hallerde bile nasıl dimdik ayakta kaldığını ve kadının bilincini esir aldığını; ekonomik bakımdan bağımsız, meslek sahibi, iyi eğitimli, yani rahatlıkla kendi ayakları üstünde durabilecek nice kadını da "koca avcısı" haline getirdiğini görür ve şaşarsınız.

Ve benim "evliliğin kadın için ömür boyu yaşam güvencesi olmaktan çıkarılması" için neden bu kadar ısrar ettiğimi daha iyi anlarsınız.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır