METRO güzergahı Suriçi, Galata ve Beyoğlu'ndan geçerse tarihi dokunun zedeleneceği yolundaki uzman görüşüne dün yer verdik. Bazı uzmanlar ise, böyle düşünmüyor. Tarih Vakfı'nın yayın organı İstanbul Dergisi tarafından açılan tartışmaya şehir planlamacısı Kevser Üstündağ şöyle katılıyor:
"METRO güzergahının Tarihi Yarımada ile bağlantılarının hala gündemde olması şaşırtıcıdır. Tarihi Yarımada'yı korumak, kendiliğinden yapılanmış bir alanı korumak mıdır? Bu alan geçmişin izlerini katmanlar boyu taşımaktadır. Mevcut dokuyu olduğu gibi bırakmak ve yeni hiçbir uygulamaya fırsat vermemek, Tarihi Yarımada'yı korumak değil, kaderine terk etmek demektir. Kat çıkılmasına izin verilmeyen Tarihi Yarımada'da esnaf bu ihtiyacını kat inerek gidermektedir. Birinci bodrum, ikinci bodrum katlar ve yeraltı otoparklarıyla denetimsiz olarak tarih kazılmaktadır. Kazılar uzman denetiminde yapılacağından, belki de gerçek tarihi değerleri gün ışığına çıkartmak şansı olabilir. Dünyada böyle örnekler vardır. Avusturya'da metro kazısı sırasında surlar ortaya çıktı. Metro kazısı durdurulmadı. Bu surlar açıkhava müzesi haline getirildi ve metro istasyonu ile bütünleştirildi."
BİR görüşe göre "Tarihi Yarımada, metro dahil hiçbir şey uğruna kazılmadan şimdiki haliyle bir ören yeri gibi bırakılmalı"; bir diğer görüşe göre ise, "denetimli revizyonla çağa ayak uydurmalı..." Tartışma ilginç ve yararlı. Bu tartışma yetkililerce de dikkatle izlenmeli, İstanbul'da toplu taşıma sisteminin geleceğine ve "rasyonel orta yol arayışları"na ışık tutmalı..