Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'a Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından "koruma" amaçlı olarak tahsis edilen 2 binek otomobilin geri istenmesi ile başlayan "koruma aracı" krizi, terör örgütlerinin hedefi durumundaki diğer savcı ve hakimlerin de listeye eklenmesi ile daha da büyüdü. Emniyet Genel Müdürlüğü, Başsavcı Savaş'tan sonra, aralarında "Abdullah Öcalan" davasının hakim ve savcılarının da bulunduğu çok sayıda hakim ve savcıdan koruma araçlarının iade edilmesini istedi. Araçları geri istenenler arasında İmralı'da görev yapan mahkeme üyeleri Hüseyin Eken ve Mehmet maraş ile DGM savcıları Talat Şalk, Nuh Mete yüksel ve Hamza Keleş de var.
İmralı adasındaki yargılamadan bir süre sonra Yargıtay Üyeliği'ne seçilen ve halen Yargıtay 10. Ceza Dairesi Üyeliği görevinde bulunan Turgut Okyaykonuyla ilgili olarak özetle şunları söyledi:
"Abdullah Öcalan davası nedeniyle benim davada görev alan diğer arkadaşlarım hakkında özel koruma kararı alındı. Bu karar çerçevesinde bana 199 model Toros marka bir otomobil tahsis edildi. 4 korumamla birlikte halen bu aracı kullanıyorum. Koruma aracı dışında makam otomobilim yok. Bu aracı da geri alacaklarsa varsın alsınlar. İster korusun ister korumasınlar. Öcalan davasında ülkemiz için gözümüzü kırpmadan canımızı ortaya koyduk, bir aracı çok görüyorlarsa, onlara diyecek başka sözüm olmaz."
Koruma aracının geri alınması durumunda servis yada belediye otobüsüyle göreve gidip geleceğini belirten Okyay şöyle devam etti: "Ben ve arkadaşlarım terör örgütlerinin bir numaralı hedefi durumundayız. Yüksekova'da geçtiğimiz aylarda yakalanan bir militanın ifadelerinde, bana yönelik bir suikast planı ortaya çıkmıştı. araçlarımız alınır ve bu nedenle başımıza bir şey gelirse sebep olanlar her halde halkımıza hesap verirler."