kapat

26.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Fazilet raporu

Salı günü Fazilet Partisi'nin TBMM Grup Toplantısı'nda tartışmalar tırmanınca... İstanbul Milletvekili Ali Coşkun sesini yükseltti:

- Hiç olmazsa bu mübarek günde... Miraç kandilinde... Gruba saygı gösterilsin... Siyasi ahlak ayaklar altına alınmasın... Hani, parti içi demokrasi, nerede?

Coşkun'un "çıkışı" üzerine kısa bir sessizlik oldu.

Ve sonra da...

"Karşı gruptan... Gelenekçilerden" şu yanıt geldi:

- Bizde demokrasi değil, gelenekler konuşur.

İşte o anda "bardak taştı."

Ali Coşkun salonu terk etti.

Ardından diğerleri... Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdülkadir Aksu, İsmail Kahraman.

Ve daha pek çok milletvekili.

***

Toplantıyı terk edenler daha sonra "bir araya geldiler."

Turan Güneş Bulvarı üzerindeki "Politik Araştırmalar Merkezi"nde.

30 kişiydiler.

Aslında sayıları "44."

Ama bir kısmı Ankara dışındaydı.

Örneğin Ankara Milletvekili Cemil Çiçek.

Umre ziyaretinde.

Ve "akşama kadar süren" bir toplantı yaptılar.

İçlerinden bir kısmı "oruçluydu."

"İftar vakti" dağıldılar.

***

Azmi Ateş'ten (İstanbul), Mustafa Baş'a (İstanbul), Mehmet Elkatmış'tan (Nevşehir) Nazlı Ilıcak'a (İstanbul), Zülfikar İzol'dan (Şanlıurfa), İrfan Gündüz'e (İstanbul) kadar... Tam 30 milletvekili.

Tabii Abdullah Gül gibi, Ali Coşkun gibi, Bülent Arınç, Abdülkadir Aksu, İsmail Kahraman gibi isimler de.

Uzun uzun konuştular.

Konuşmalardan "seçmeler... Özetler" sunacak olursak...

***

- Bizler bu partinin düşünen, çalışan, üreten ve toplumda itibarı olan isimleriyiz... Parti yönetiminden dışlanıyoruz... Partiye zarar gelmesin diye de susuyoruz... Kol kırılır yen içinde kalır diyoruz... Ancak olup bitenler parti içi mesele olmaktan çıktı... Artık susmamalıyız.

***

- Bizler, sadece kendimizden sorumlu değiliz... Bu ülkede ezilen milyonlar var... Fakirleşenler var... Çıkış yolu arayanlar var... Ümidini bize bağlayanlar var...

***

- Ne yapacaksak yapalım... Ancak, tabanı rencide etmeden ve partiyi bölmeden yapalım... Bir eylem planı geliştirelim.

***

- Fazilet Partisi'ndeki ana sorun, yönetim zaafı... Bir karar alınıyor... Bu kararda Sayın Recai Kutan'ın da oyu var... Ancak, Recai Bey bu kararı uygulamaya koyamıyor... Zira... Yönetim tek başlı değil... Parti, dışardan yönetiliyor.

***

- Her şeyi açık açık konuşalım... Fazilet'e sahip çıkalım... Fazilet Partisi Türkiye'nin çimentosu... Bu partiye, bu fakir devlet yılda iki trilyonun üzerinde hazine yardımı yapıyor... Bu para nerede?.. Neden teşkilata gitmiyor?... Para nereye gidiyor?.. İçinizde bunun hesabını bilen var mı?.. Paranın hesabını isteyelim.

***

- Grup toplantılarında çıkıp konuşalım... Demokrasiden en çok bahseden parti biziz... Ama demokrasi görüntüsü değil, hanedan görüntüsü veriyoruz... Bu çağda hanedanlık olur mu?

***

- Partide az olalım, biz olalım felsefesi hakim... Hem partiyi bölecekler ve hem de kamuoyu önünde faturayı bize çıkaracaklar... Bu bir tuzaktır.

***

Fazilet'teki sorun "sanılandan çok daha derin."

Bir kesim "düzenin bir parçası olmaya... İktidara" talip.

Bir kesim ise...

"Kavgaya..."

Tabii olan da "iki arada bir derede kalan" Recai Kutan'a oluyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır