kapat

26.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
A. SAVAŞ AKAT(aakat@sabah.com.tr )


Gelir dağılımı üstüne

Türkiye'de gelir dağılımının bozukluğu çok sık dile getirilir. Onun da kendine göre bir konjonktürü vardır. Bazı dönemlerde daha çok öne çıkar. Bazen biraz geride kalır. Ama hep gündemin biryerlerinde mevcuttur.

Enflasyonla mücadele programının devreye girmesinden sonra gelir dağılımındaki bozukluk hakkında yazanların sayısı tekrar arttı. Hatta, büyüme, dış denge, enflasyon, faiz, bütçe gibi güncel ve teknik konuları ele alanlar eleştirildi.

"Teknisyen iktisatçı" dendi.

İktisat teorisini ve tekniklerini bilmeden profesyonel iktisatçı olunur mu? Evet cevabını vermekte zorlandığımı ifade etmeliyim. Dolayısı ile "teknisyen" sözcüğünü iltifat kabul ediyorum. Teorik ve teknik bilgisi her profesyonel için gurur vesilesidir.

Veri sorunları
Başkalarının da yaptığı bir gözlemle başlayalım. Türkiye'de profesyonel iktisatçılar gelir dağılımı konularına çekingen yaklaşıyorlar. Neden böyle? Basit ama objektif bir neden var. Maalesef, Türkiye'de gelir dağılımı hakkında çok az "güvenilir veri" bulabiliyoruz.

Gelir dağılımı ile ilgili verileri toplamak, sistematik hale getirmek, ondan sonra da değerlendirmek üzere iktisat camiasına sunmak işini kim yapacak? Adres belli: Devlet.

Halbuki devletimiz başka işlerle çok meşgul. Yada gelir dağılımındaki gerçeklerin ortaya çıkmasını pek istemiyor. Neticede gelir dağılımındaki durumu öğrenmeye harcayacak fazla kaynak ve zaman bulamıyor.

Devlet üretmeyince, elde ciddi bir analiz için yeterli ve güncel veri olmuyor. Kısaca mevcut duruma bakalım. Bir: Veriler çok eski, çünkü 1987 ve 1994'e ait. İki: Başka amaçla toplanmış, tüketici fiyat endeksindeki ağırlıkları hesaplamak üzere yapılan bir örneklemeye dayanıyorlar.

Ama toplum gelir dağılımındaki gelişmeleri haklı olarak çok merak ediyor. O zaman ne oluyor? Profesyonel iktisatçılar yapamıyor ama amatörler veri yetersizliğini spekülasyonla dolduruyorlar.

İşin o kısmı çok da zor değil. Hepimiz Türkiye'de bazılarının çok zenginleştiğini ama aynı anda başkalarının büyük fakirlik içinde yaşadığını gözlüyoruz. Demek ki gelir dağılımı bozuluyor diyoruz.

Dünya Bankası raporu
Kısa süre önce, gelir dağılımı konusunda çok önemli ve ciddi bir rapor elimize geçti. Raporu Dünya Bankası uzmanları Türkiye'de ilgili kurumlarla beraber çalışarak hazırlamışlar.

"Türkiye: Ekonomik Reformlar, Yaşam Standartları ve Toplumsal Refah Araştırması" (17 Mayıs 2000). Internetten www.worldbank.org/imagebank adresinden elde etmek mümkün. Bu arada raporu bana hemen ileten Dünya Bankası Ankara Bürosuna teşekkür etmek istiyorum.

Şu yapılıyor. 1987 ve 1994 verileri, başka araştırmalarla karşılaştırılarak kontrol ediliyor. Sağlıklı görülenlerden hareketle Türkiye'de gelir dağılımındaki sorunlar ve bunların nedenleri tesbit ediliyor.

En genel iki sonucu hemen söyleyelim. Türkiye, dünyada gelir dağılımının en bozuk olduğu ülkelerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Buna şaşırmıyoruz. Ancak, 1987'den 1994'e gelir dağılımında ek bir bozulma görülmüyor. Dikkat: 1987'dan 1994'e gelir dağılımının değişmemesi, 1994'den 2000'e de aynı kaldığı anlamına gelmez.

Yerimiz bitti. Araştırmada gelir dağılımındaki bozukluğun nedenleri hakkında bulunan ilginç sonuçları ileride ayrıntılı şekilde ele almayı planlıyoruz.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır