kapat

26.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Halk seçsin!

Türkiye'de değişim hiç ciddi bir siyasi programla desteklenip yürütülmedi. Sadece pişmanlık itiraflarının hicranı oldu.

Hep kaçan trenlerin arkasından ağladık.

Demirel, genç işadamlarına şöyle demiş:

"İstanbul'un 69 milletvekili var. Hangi İstanbullu bunların beşini sayabilir?

O zaman getirin dar bölge seçim sistemini..

Cumhurbaşkanı'nı da halk seçsin."

Gücü elinde tuttuğu dönemde niçin bu dediklerini yapmadığını sormanın yararı yok. Çünkü parti lideri iken o da beyninden yararlanacağı milletvekilleri istemiyordu. Parmağını kullanacağı kullar arıyordu.

Türkiye'nin önünü bu kafalar tıkadı.

Özel sektör ile siyaset arasındaki kalite farkı uçurumlaştı. Ve özel sektördeki beyin kalitesinin sağlayacağı sıçramayı bu önledi.

Avrupa Birliği'ne girmek bile kurtarmaz.

Türkiye'nin yetişmiş beyin gücüne siyasetin ve meclisin yolunu tıkayan partiler ve seçim kanunu değişmedikçe ülkenin maküs talihini değiştirmek imkânsızdır.

Sivil toplum örgütleri, aydınlar, üniversiteler, medya, gerçek gündemin siyasi reform olduğunu görmeli ve seçim yaklaşmadan bu hedefe asılmalıdır.

Aksi halde seçim kapıya dayandığında dar bölgeli milletvekili seçimi, yine "keşke" diye başlayan ilkel teslimiyetin pişmanlıklar edebiyatına malzeme olacaktır..

Bu millet de Ankara'dakilere beddua okuyan, devleti ile kavgalı, fakir bir üçüncü dünya toplumu olma bahtsızlığına mahkum olacaktır.

Koalisyon liderleri, Demirel'in pişmanlığından ders çıkarmalı!

Paralar güme..

"Erbakan'ın bostancıbaşısı" Oğuzhan Asiltürk'ün "seçim dalaveresi"ne Fazilet'in "yenilikçi"leri isyan ettiler.

Bunların grup toplantısını terk ettikten sonra buluştukları yerde neler konuştuklarını Yavuz Donat bugün sütununda yazıyor.

Bir iddia var ki evlere şenlik:

"Bu partiye devlet yılda 2 trilyonun üstünde hazine yardımı yapıyor. Bu para nerede? Neden teşkilâta gitmiyor? Para nereye gidiyor? İçinizde bunun hesabını bilen var mı?"

Aslında hepsi biliyor:

Din, iman, türban gürültüsünde paralar güme gidiyor!.

Erbakan'ın altınlarına düne kadar toz kondurmayanlar, amaçlarının demokrasiye hizmet olduğunu kanıtlamak istiyorlarsa, şimdi bu iddialarını kanıtlamalıdırlar.

Amerika Al Capone'u cinayetten değil mali suçlardan yakalayıp ondan kurtuldu.

Siyaset Al Capone'larının en zayıf yeri paraya düşkünlükleridir.

Cesaret!

Aksi halde herkes, "yenilikçi"lerin bu suç ortaklığından dışlandıkları için bağırdıklarını düşünecektir.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır