kapat

26.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim


Lucescu&Hagi

Beşiktaş maçında izlediğimiz Galatasaray'ın başına kötü bir şey gelmesi bekleniyordu. Ama açıkçası böyle bir felaketi düşünmemiştik. Bu takım hiçbir zaman bu denli bir şok yaşamadı. İlk 25 dakikada 4 gol yedik, bir direkten döndü. Bir tane de Kerem'in çıkardığı yüzde yüzlük top var.

Oyuna bu kadar kötü başlamanın en büyük mimarlarından biri ve en önemlisi, her geçen gün takımın kan kaybetmesine neden olan Lucescu. Ardından da ona en çok destek olması gereken Hagi'nin son iki maçtır ortaya koyduğu görüntü. Galatasaray'ı 4 yıldır sırtında taşıyan büyük usta Hagi, Beşiktaş maçında hiçbir şey yapmamıştı. Dün akşam da çıkana kadar kenarda sadece yürüdü. Glasgow'da oyundan alınışından sonra kızmış, "Ben yokum, sizin artık ne haliniz varsa görün" der gibiydi. Oysa G.Saray'ın Hagi'ye en çok ihtiyaç duyduğu günler, şu günler. Lucescu, Glasgow'da kendini yırtan Hagi'yi oyundan alırken, dün akşam önünde yürüyen Hagi'yi ikaz bile etmedi; bir de çıkarken sırtını sıvazladı. Tıpkı Beşiktaş maçından sonra sahada yanlışlar içinde olan takımına iyi mücadele ettikleri için teşekkür ettiği gibi. G.Saray için Hagi çok önemliydi ama o yürüyerek 4 gol yenmesinde büyük rol aldı. O çıktıktan sonra G.Saray yine futbol adına çok iyi şeyler yapmadı ama hiç olmazsa takım halinde mücadele etmeye başladı.

Galatasaray nerede?
G.Saray'ın dün akşamki oyunundan bahsetmek çok doğru değil. Çünkü defansta da, forvette de o bildiğimiz görüntüsünden çok uzaktı. Oynamaya değil, konuşmaya ve hakemin yardımını beklemeye çıkmışlardı. Özellikle Okan. Neyse ki hakem onu oyundan atmadı.

Rakip Monaco ise aslında eski gücünden çok uzaklarda. G.Saray tanıdığımız G.Saray olsa bu takımdan 4 gol yemesi mümkün değildi. İlk yarıda bile skor 4-3 oluyordu. İkinci yarıda oyun 4-1'ken, 'Bir maç nasıl kaybedilir'in örneğini vermek istediler.

Hakem bizden atmadı ama onların iki oyuncusunu dışarı atarak maçı döndürmek için G.Saray'a büyük bir şans yakalattı. Ama G.Saray tüm arzusuna rağmen, 2 kişi fazlayla maçı çevirebilecek görüntüyü veremedi ve gruptan çıkmayı zora sokarken havlu atmak üzere Monaco'ya da hayat verdi.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır