YENİ metro hatlarının oluşturulması konusunda, uzmanlar arasında görüş ayrılıkları var. Bazıları yeni hat kazılarının tarihsel/kültürel dokuyu zedeleyeceği, bazıları ise yeni zenginliklerin ortaya çıkması açısından yararı bile olabileceği düşüncesinde. Arkeoloji uzmanı Aslı Erim Özdoğan, Tarih Vakfı'nın yayın organı İstanbul dergisinde görüşünü şöyle ortaya koyuyor:
"İSTANBUL'a tarihi kimliğini veren Yarımada'nın muazzam bir höyük olduğunu görmek ve ona çok hassas yaklaşmak zorundayız. Eski kentlerde ulaşımın bir amaç değil araç olduğunu gözönüne alırsak, Yarımada'nın tarihi kinliği içerisinde metronun yeri olmadığı daha da belirginleşir.
BİZANS tarihinde otorite sayılan bir bilim adamımızın 1935'lerde Sultanahmet'in iskana açılması yönündeki karara yansıttığı 'İstanbul halkının tarihi eserlerle birlikte yaşayabilecek kültür seviyesinde bulunmadığı' şeklindeki düşüncenin aksine, İstanbul halkı 'tarihi eserleri ile birlikte yaşamaktan övünç duyacaktır' düşüncesi ağırlık kazanmalıdır. '2005 yılında Avrupa'nın 5 kültür kentinden biri olmaya aday' olan İstanbul, 'değişen trendler'e göre değil, gelecek kuşaklara aktarılabilecek şekilde planlandığı zaman gerçekten korunmuş olur."
METRO ağının Tarihi Yarımada ve Galata-Beyoğlu bölgesi dışından geçmesini savunan Özdoğan, Kültür/tarih mirasının ulaşıma kurban gitmemesi gerektiğini" vurguluyor.
Yarın bir karşı görüş.