|
|
Karadeniz boşalıyor!
Sayımın sonuçları belli oldukça karşılaşacağımız sosyal tehlikelerde belirginleşiyor: İşte Türkiye'nin önümüzdeki 10 yıl boğuşacağı sorunlar:
Karadeniz Bölgesi'ndeki nüfus erimesi... Yaşlanmayla birlikte gelen sosyal güvenlik (sigorta) sorunu... Toplumsal kutuplaşma... Kentlerin içindeki göçler...
Bundan iki yıl önce TÜSİAD'ın desteği ile "Türkiye'nin Fırsat Penceresi" araştırmasını yapan ekip son sayım sonuçlarını değerlendirdi. Ortak sonuç: Türkiye'yi çok büyük sorunlar bekliyor!
Son sayımın resmi olmayan ön verilerini araştırma ekibinde yer alan Doç. Dr. Murat Güven ve Oğuz Işık Türkiye'yi bekleyen tehlikleri değerlendirdiler.
Soru şuydu: Samsun üç yılda yüzde 1, Bartın yüzde 4, Tokat yüzde 4 büyümüştü. Karabük ise yüzde eksi 1 ile gerileyen tek ilimiz olmuştu. Peki bu rakamlar neyi gösteriyordu? Acaba Karadeniz bölgesi kan mı kaybediyordu? Çünkü bu oranlar; yüzde 15 büyüyen İzmir'e ve yüzde 21 büyüyen Antalya'ya çok uzaktı. Olsa olsa depremin vurduğu illere yakındı (Düzce yüzde 2, Kocaeli yüzde 3 gibi...)
ODTÜ Şehircilik Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Işık
EĞİTİM VE SİGORTAYA ÖZEL ÖNLEM GEREK
Son sayım gösteriyor ki Türkiye'de belli çekim merkezleri oluştu. Göçler bu bölgelere doğru oluyor. Bu çekim merkezlerini ise üç bölümde toplayabiliriz. Birincisi, İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Tekirdağ'dan oluşan Marmara Bölgesi. İkincisi, Antalya, Mersin ve Muğla'dan oluşan Akdeniz Bölgesi. Üçüncüsü ise GAP'ın olduğu bölge. Öyle görülüyor ki artık göçler bu bölgelere olacak.
KARADENİZ SORUNU
Bu sayım sonuçlarına göre en fazla Karadeniz Bölgesi'nden göç ediliyor; özellikle de Doğu Karadeniz'den... Artık terörün etkisiyle Güney Doğu Anadolu'dan göç azalmıştır. Fakat bu kez Karadeniz tehlikesi kendini göstermiştir. Bu yüzden acil olarak Karadeniz Bölgesi'ndeki illerde önlemler alınmalı.
Giresun, Samsun, Sinop, Bartın, Tokat, Gümüşhane ve Bayburt Türkiye'de en fazla göç veren iller olacak. Bu apaçık ortada.
KENT İÇİ DEĞİŞİM
İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük kentlerimizdeki varoşlar sanılanın aksine doğu bölgelerinden göç edenler tarafından oluşturulmamıştır. Varoşları o kentteki kişiler oluşturmuştur. Sultanbeyli öznelinde varoşları değerlendirdiğimizde, İstanbul'da daha önceden yaşayan ancak tutunamayan insanlar Sultanbeyli'ye gelmiştir. İlk yerleşim yerlerini onlar oluşturmuştur. Daha sonra buralara göç olmaya başlamıştır. Şimdi ise bu bölgelere şehir içinde tutunamayan başka İstanbullular da gelmeye başlamıştır.
10 YIL İÇİNDE DEĞİŞECEK
Önümüzdeki on yıl sonunda karşılaşacağımız en önemli değişim ise nicel konuların arka planda kalacak olması. Yani, bu bölgelerdeki öncelikli konular "barınma" ve "iş"ti. Fakat şimdi iş ve mesken olayları kısmen tamamlandı. Bu bölgelerde yaşayan insanlar artık farklı isteklerde bulunacaklar. Bu istekleri ise "kalite" olacak. Sonuç olarak kentsel demokrasiyi, kentli katılımı, kentli haklarını isteyecekler. Birinci hedefleri kalite olacak.
ODTÜ Şehircilik Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Güvenç
KUTUPLAŞMALARIN ARTMASI TEHLİKELİ
Bu sayımın ortaya çıkarttığı sonuçları "siyasi" ve "kent yerleşimi" olarak iki ana başlıkta değerlendirmek gerekir. Siyasi açıdan önlemler yeterli değil. Örneğin sayım sonuçlarına göre Türkiye'de son 20 yıl içinde nüfus yaşlanacak ve sigorta konusunda büyük problemler yaşanacak. Bu yönde alınmış hiçbir önlem yok. Bunun dışında gençlerin eğitimine hiç önem vermiyoruz. 1970'te her hanede üretken bir kişi iki çocuğu bakmak zorundaydı. Şimdi ise her hanede üretken olan iki kişi bir çocuğa bakıyor. Çocuklarımızı eğitmede elimizde büyük bir fırsat var.
ORTA SINIF ERİDİ GİTTİ!
1980'lerde başlayan ekonomik değişim ile orta direk denilen kesimler erimeye başladı. Şimdi yok olmak üzere. Ekonomik şartlara dayanamayanlar varoşlara göç ediyor. Diğer kutupta ise zenginler var. Onlar ya duvarlar örerek kendi yerleşim alanlarını kuruyor ya da ormanlık alanlarkaçıyor. Yani "ortada" yaşayan kalmadı. Her iki tarafta uçlara kaydı. Bu da ciddi bir sorundur.
KARABÜK'TE NELER OLDU?
Türkiye'nin tüm illerinde nüfus ama az ama çok artıyor. Biri hariç: Karabük. En önemli sosyal bilimcilerden Prof. Mübeccel Kıray'ın demir-çelik fabrikasının kurulması nedeniyle çok önemli bir araştırma yaptığı kentin
nüfusu üç yılda 227 bin'den 224 bine düştü. Bir sanayi ilindeki bu gerilemenin nedenleri yine sosyolojinin ilgi alanına girse gerek. Örneğin 'Kardemir'in 1995'te özelleştirilerek halka satılmasının ne gibi etkileri oldu?
Öge DEMİRKAN
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|