Geçtiğimiz Pazar günü gerçekleşen nüfus sayımı, Türkiye'nin en kalabalık kenti olan İstanbul'da yoksul kesimlerin yaşadığı ilçelerde nüfus patlaması olduğunu ortaya çıkardı. Sanayi işçilerinin yoğun olduğu Ümraniye, Tuzla, Pendik, Sultanbeyli ile uydu kentlerin yükseldiği Büyükçekmece ve Küçükçekmece'de nüfus oranı 3 yıl içinde yüzde 15-30 arasında arttı.
Buna karşılık Kadıköy ve Beşiktaş gibi üstgelir gruplarının yaşadığı ilçelerdeki nüfus yüzde 8 oranında düştü. Bilimadamları ve ekonomistlere göre, Doğu ve Güneydoğu'dan göç edenlerle birlikte İstanbul'un merkezinde oturan altgelir grupları da kent dışındaki ilçelere akın ediyor.
Bu nüfus hareketliliğini yorumlayan sosyal bilimciler, İstanbul'un iki ayrı parçaya ayrıldığını ve birbirinden kopuk yaşayan toplumsal sınıfların kendi mekanlarını oluşturduğunu belirtiyorlar.
Türkiye'nin son 10 yıllık nüfusuna bakıldığında bu durum daha net ortaya çıkıyor. Örneğin 1990-2000 yılları arasında Büyükçekmece'nin nüfusu tam 150 kat, Tuzla'nın nüfusu yüzde 74, Ümraniye'nin ise yüzde 104 oranında arttı.
Bu sarsıcı rakamların nedenleri ve hayatımıza getireceği yenilikleri belediye başkanları ve uzmanlar şöyle yorumluyor: