kapat

25.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
Göçle gelen kuşatma
Dev kent sadece kırdan göç almıyor. Son sayıma göre İstanbul kendi içinde de yoğun bir hareketlilik yaşıyor.Özellikle hayat pahalılığının etkisiyle kalburüstü ilçelerdeki yoksullar varoşlarda yaşamaya itiliyor

Geçtiğimiz Pazar günü gerçekleşen nüfus sayımı, Türkiye'nin en kalabalık kenti olan İstanbul'da yoksul kesimlerin yaşadığı ilçelerde nüfus patlaması olduğunu ortaya çıkardı. Sanayi işçilerinin yoğun olduğu Ümraniye, Tuzla, Pendik, Sultanbeyli ile uydu kentlerin yükseldiği Büyükçekmece ve Küçükçekmece'de nüfus oranı 3 yıl içinde yüzde 15-30 arasında arttı.

Buna karşılık Kadıköy ve Beşiktaş gibi üstgelir gruplarının yaşadığı ilçelerdeki nüfus yüzde 8 oranında düştü. Bilimadamları ve ekonomistlere göre, Doğu ve Güneydoğu'dan göç edenlerle birlikte İstanbul'un merkezinde oturan altgelir grupları da kent dışındaki ilçelere akın ediyor.

Bu nüfus hareketliliğini yorumlayan sosyal bilimciler, İstanbul'un iki ayrı parçaya ayrıldığını ve birbirinden kopuk yaşayan toplumsal sınıfların kendi mekanlarını oluşturduğunu belirtiyorlar.

Türkiye'nin son 10 yıllık nüfusuna bakıldığında bu durum daha net ortaya çıkıyor. Örneğin 1990-2000 yılları arasında Büyükçekmece'nin nüfusu tam 150 kat, Tuzla'nın nüfusu yüzde 74, Ümraniye'nin ise yüzde 104 oranında arttı.

Bu sarsıcı rakamların nedenleri ve hayatımıza getireceği yenilikleri belediye başkanları ve uzmanlar şöyle yorumluyor:

Küçükçekmece Belediye BaşkanıHalidun Özbatur:

Arazimiz bol
Nüfus artışının yaşandığı bölgelerin hepsi şu anda gelişim bölgesi olarak adlandırılıyor. Çünkü bizde hala boş alanlar var. Doğal olarak göç alan bölgeler de biz oluyoruz. Çünkü nüfusun eksi gözüktüğü Fatih'te, Eminönü'nde, Beşiktaş'ta artık arazi kalmadı.

Küçükçekmece'nin şu anda yüzde 30'u dolu. Bu yüzden bizim nüfus artışımız devam edecek. Eğer göç politikası düzeltilmezse bir dahaki seçimlerde bizim artışımız en az yüzde 30 olur.

Bağcılar Belediye Başkanı Feyzullah Kıyıklı:

Bağcılar ucuz
Bağcılar İlçesi en fazla göç alan bölgelerden. Bizdeki nüfus artışının en önemli sebebi zaten göçtür. Bunun şöyle açıklayabilirim: 1990 yılından itibaren Güney Doğu Anadolu'da yaşanan olaylardan göç oranı arttı. Göçte insanların tercih ettiği iki nokta vardır. Birincisi, o bölgede tanıdık var mı? İkincisi ise, ucuz olmalı... Bu noktada olaya baktığımda Bağcılar biraz ucuz. Bunun dışında bizim belediye olarak yoksullara ilaç, giyim, eğitim, sağlık, gıda yardımında bulunuyoruz. Böyle olunca da göç oranımız artıyor.

Ümraniye Belediye Başkanı Mehmet Bingöl:

Deprem de etkili oldu
Nüfusun artış gösterdiği bölgelere baktığımızda genelde İstanbul'un kenar mahalleleri olduğunu anlarız. Çünkü İstanbul'un içi veya eski semtler doldu. Ümraniye gibi geniş alanı olan yerlere ise hala göçler devam ediyor. Ancak göç bu sene iki şekilde oldu. Birincisi iş aramak için diğer kentlerden göçenler. İkincisi ise depremden korkup sağlam zeminli yerlere İstanbul'un içinden göçler. Bu durumu belediye olarak analiz ettiğimizde biz yüzde 40'lık bir artış bekliyorduk.

M.Ü. İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ünsal Oskay:

Kalanlar ne durumda?
Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nden büyük kentlere bir göç olduğu ortada. Şimdiye kadar büyük şehirlerde göç edenler varoşlara yerleştiriliyordu. Ancak ortaya çıkan sonuçlar başka göçlerin de olduğunu gösteriyor. Bu da şehir merkezinde yaşayan ve maddi imkansızlıklar yüzünden dayanamayıp varoşlara göç eden şehirlililer.

Şimdi burada iki türlü göç etme var. Ancak dikkat edilmesi gereken başka bir konu da; kalanlar. Yani maddi olarak eriyen fakat göç sahasında yaşayıp da göç etmeyen insanlar ne durumda? Yoksa eskiden beri yaşadıkları yerleri onlar da varoşlaştırıyorlar mı? İşte esas problem bu.

Öge DEMİRKAN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır