kapat

24.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


Normal nedir; sebepleri nelerdir?

Bİr insanın hayatını kazandığı işi bir hobi gibi, eğlence gibi yapmasının, her anından zevk alarak ve kendini gerçekleştirdiğini hissederek çalışmasının herkese nasip olmayan çok büyük bir ayrıcalık olduğunu biliyorum.

Benim çalışma hayatımda böyle bir dönem oldu.

Nokta'da dolu dolu beş yıl çalıştım. O beş yıl, neredeyse çeyrek yüzyıla yaklaşan gazetecilik hayatımın hiç tartışmasız en keyifli günleriydi. Bir gün size o yılların benim için ne anlam ifade ettiğini ayrıca yazarım.

Bugün Nokta'dan lafa girmemin nedeni, sevgili Arda Uskan'ın Radikal'deki köşesinde aktardığı, o yıllara ait küçük bir anının bende çağrıştırdıkları...

Arda, haftalık toplantılarımızdan birinde "Heteroseksüellik nedir, sebepleri nelerdir" diye bir yazı başlığının ortaya atıldığını ve buna çok güldüğümüzü anlatıyor.

Arda'nın o başlığı kimin ortaya attığını tam hatırlayamaması çok doğal. Ben de tam hatırlayamıyorum. Zaten Nokta'nın asıl güzelliği de buydu. Bir kişinin kafasından çıkan fikrin, imece usulü geliştirilmesi ve sonunda ortaya çıkan ürünün kime ait olduğunun hatırlanmamasıydı.

Aramızda gülüşmelere yol açan o başlığın "doğum"unu tam hatırlayamasam da başlığı ortaya çıkaran fikri atmosferi çok iyi hatırlıyorum.

O basit konu başlığı, koskoca bir anlayışı ortaya koyuyordu. Nokta'yı Nokta yapan devrimci bir anlayıştı bu: "Normal"i sorgulamak...

Normal neden normaldir?

Kime göre normaldir?

Ne zamandan beri "normal"dir?

Normu kim, hangi tarihi koşullarda koyuyor? Ve norm bir kez belirlendikten sonra ilelebet değişmez mi? Başka bir bakış açısından bakıldığında, normal yeniden tanımlanamaz mı?

***

Şimdi düşünüyorum da, bundan onbeş yıl önce "Heteroseksüellik nedir, sebepleri nelerdir" başlığını aklımıza düşüren o sorgulayıcı zihin yapısı aradan geçen onbeş yılda, biraz olsun yaygınlaşabilmiş olsaydı, bize "normal" diye dayatılan fikirlere ve yaşam tarzlarına, normali sorgulayarak ve kendi normalimizi oluşturarak cevap verebilseydik, bugün "sorun" olarak yaşadığımız birçok şeyi yaşamazdık.

İşte size bir örnek:

Onbeş yıldır bir türlü çözülemeyen türban krizinin altında, devletin, başı açık olmayı normal, örtülü olmayı anormal sayması ve bu normu bütün topluma dayatmaya çalışması yatıyor.

Devlet önce kadınların başının açık olmasına "normal" diyor. Sonra bunu veri kabul ederek şöyle bir mantık yürütüyor: "Laik devlette, devlet memuru vatandaş karşısında tamamen tarafsız, yönsüz, renksiz yani nötr olmalıdır. Oysa başını örten memur, başını örtmekle 'normal' olandan ayrılmakta ve 'taraf' olduğunu belli etmektedir. Başı açık vatandaşlar, başörtülü memurla karşı karşıya geldiklerinde onu "taraf" gibi hissedecek ve yansızlığından şüpheye düşeceklerdir. Bu da laikliğe aykırıdır."

Oysa meseleye bir de şöyle bakın: Başı örtülü vatandaşlar da, karşılarında başı açık bir bayan memur gördüklerinde, o memurun "karşı tarafta" olduğunu, dolayısıyla kendileri karşısında tarafsız davranamayacağını düşünmeyecekler mi? Başı örtülü olmak memurun "tarafsızlık" imajını bozuyor da, başı açık olmak neden bozmuyor?

Çünkü devlete göre, başı açık olmak normal, başı örtülü olmak anormal...

Devlet, önce başı açık olmayı norm olarak koyuyor, yani "normal kadın"ı başı açık olarak tanımlıyor; sonra bu normalden sapma gösteren başörtülünün, vatandaş önünde tarafsız bir imaj veremeyeceği için memuriyet yapmasını yasaklıyor.

İşin garibi bunu, kadınların başını örtmesinin son derece normal sayıldığı bir toplumda yapıyor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır