kapat

24.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Uyanın; Rusya Başbakanı geldi!

Rusya; kuzey ucu Kutuplar'da, güneyi Kafkasya'da, doğu sınırı Alaska'ya dayanmış, batısı Avrupa'nın ortasına kadar uzanmış muazzam büyüklükteki ülke...

Neyi, ne zaman...

Yapacağı belli olmayan ülke!

Tarihte ilk kez proleterya kızıl devrimini ateşleyip 70 yıl uzunca bir yol katettikten sonra bir gecede perestroika (yeniden yapılanma) ile yeniden kapitalizme dönen ülke...

Aynanın ardındaki dünya...

Rusya...

Sadece kendisi kendinden menkul değil; Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan, Gürcistan, Moldovya, Ukrayna, Beyaz Rusya, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Moğolistan, Litvanya, Estonya, Ermenistan'dan oluşan, 270 milyonluk Birleşik Devletler Topluluğu'nun (BDT) iplerini elinde tutan Rusya... BDT'nin eski adı zaten Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği idi... Fakat Rusya'da Gorbaçov'un başlattığı perestrioka tutmayınca Yeltsin döneminde Rusya içinde mafya ekonomik gücü ele geçirdi. Çürüme, rüşvet, yolsuzluk, büyük işsizlik, ekonomik krizler, rublenin sefil halde değer yitirmesi sonunda Rusya, BDT üzerindeki gücünü yitirdi.

***

BDT topluluğu ülkeler...

Rusya'dan koptular...

Kendi paralarını basmaya, ordularını kurmaya, kendi göbeklerini kendileri kesmeye niyetlendiler. Bu ülkeler içinde hammadde zengini olanlar; alüminyum, demir, kömür, uranyum ve petrolüyle Kazakistan, altını, elması, uranyumu, platini, pırlantası ile Özebekistan ve Kırgızistan, doğalgazıyla Türkmenistan, petrolüyle Azerbaycan öne çıktılar.

Türkiye de...

Tarihsel hakkını

Hatırlayıverdi...

Türk köklü Orta Asya Cumhuriyetlerine "Ağabey ülke olabiliriz..." söylemi ortaya atılıverdi.

Ziyaretler... Kabuller...

Çadırlarda buluşmalar...

Orta Asya kalpağı giymeler...

Örse çekiç vurmalar...

Akan yıllar, geçen yıllar...
Başlangıçta Orta Asya Türk köklü cumhuriyetlerin liderleri Türkiye'deki yaşam tarzından, giyimden, moda defilelerinden, Galleria'lardan, Akmerkez'lerden, her tür ithal malının ve ünlü dünya markasının satıldığı mağazalardan, kendilerinden çok farklı olan tüketim kalıbından bizim Cumhurbaşkanları'nın, Başbakan'ların otobüs üstünde halka hitap etmesinden, seçimlerin yapılmasından etkilendiler...

Öyle ki...

"Hakiki demokrasi demek ki buymuş..." diye demeçler bile verdiler. Fakat bir süre sonra Türkiye'nin sistemindeki kayırma, rüşvet, parti başkanlarının diktatörlüğünü öne geçiren siyasi yapılanma, çalışmayan ve kendini soyduran devleti gördüler. Türk işadamlarının da Türk köklü cumhuriyetlerde yaptıkları havameydanı, otel, tekstil ya da gıda fabrikası gibi yatırımları Avrupalı bir ortak, Avrupalı bir banka bularak yapabildiklerini, Türk Eximbank'ın katkısının ise az olduğunu gördüler.

Bizimle örse çekiç vurdular...

Fakat Avrupa'ya yöneldiler...

Amerika'yı keşfettiler...

Bu arada, Yeltsin'in yerine gelen Putin, Rusya'nın BDT üzerindeki gücünü yeniden kurdu, yeni askeri paktlar, sınır güvenliği sözleşmeleri, petrol ve doğalgaz anlaşmalarıyla Rusya yeniden kilit ülke oldu.

Yönlendirici... Akıl verici... İpleri elinde tutucu ülke yine Rusya.

***

İşte Rusya'nın 40 yaşındaki Başbakanı Mihail Kasyanov, Türkiye'ye Yeltsin sonrası Moskova yönetiminin ilk üst düzey yetkilisi olarak geldi.

Niçin uyanalım?

Bu ziyaret niçin önemli?
Bu soruya Türkiye-Avrasya İş Konseyleri (Rusya-Türkiye-Özbekistan-Kazakistan-Azerbeycan-Gürcistan-Moldovya-Ukrayna-Beyaz Rusya- Kırgızistan-Türkmenistan-Tacikistan-Moğolistan-Litvanya-Estonya) Başkanı Tuğrul Erkin şöyle cevap veriyor:

"Zaman içinde şu görüldü ki, Rusya'nın desteği olmadan BDT içinde herhangi bir ülkede bir büyük proje yürütmek zordur. Rusya'ya rağmen ise imkansızdır. Eğer bir projeye Rusya hayır derse, o hayır çıkacaktır. Dolayısıyla Rus Başbakanı'nın ziyareti Türk-Rusya ilişkilerinde yeni bir çağın açılmasında başlangıç olabilir. 4 milyar dolar olan ticaret hacmimiz 10 milyar dolara çıkabilecek bir büyük işbirliğinin kapısını aralayabilir. Temellerini atabilir. Türkiye bir taraftan Avrupa Birliği'nin kapısında dolanıp dururken, bir taraftan Ermeni tasarısıyla uykuları kaçarken, kapısına gelen bu fırsatı değerlendirebilir...."

Türkiye Rusya ile...

Büyük projeleri...

Görüşebilir...

"Sen bana ne kadar satıyorsan, ben de sana o kadar satayım" ticaret eşitliğini anlaşmalara, ilkelere bağlayabilir.

Ankara'nın vizyonu var mı?

Göreceğiz...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır