|
|
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr
)
|
  
Kürkçü, dişçi ve derici...
Liste uzayıp gidiyor. Biz listenin tepesinde olanlardan üçünü başlık yaptık. Listeyi okumaya devam ediyoruz; doktorlar, mobilyacılar, konfeksiyoncular, lokantalar...
Bunlar geçen yıl en az vergi ödeyenlermiş. Üstelik de şirket olarak en az ödeyenlermiş!.. Örneğin, kürk imali yapanlar ile toptan ya da perakende olarak kürk satanların yıllık ortalama kazancı 518 milyon liraymış. Hayır, ödediği vergi değil yıllık kazancı!.. Diş hekimlerinin yıllık ortalama kazancı 572 milyon, diş protezcilerinin de 1 milyar 78 milyon yani ayda 90 milyon liraymış!..
Kafalar karışıyor
Geçtiğimiz Cuma günü, gazeteler yukarıdaki haberi ilginç başlıklarla verdiler. İşte bunlardan birkaçı: "Adam gibi vergi toplansa ek pakete gerek kalmaz", "Devlet bunları görsün", "Kürkçüler, dişçiler ve dericiler, asgari ücretli kadar dahi kazanmıyormuş", "Önce kaçak vergini topla".
İşte Türkiye'nin çarpık gerçeği. Milyarlık kürkleri satan kürkçü dükkanları, aylık gelirlerini 43 milyon lira gösteriyorlar. Ya dişçilere ne demeli, onların da aylık ortalama kazancı 48 milyon liraymış!.. Pes doğrusu, bir hastadan aldıkları para bile bundan fazla...
Bu tabloyu gören bir okurumuz, bize gönderdiği faksta şunları yazmış;
"Devlet, bütçe hedeflerini tutturabilmek için habire vatandaşın üzerindeki vergi yükünü artırmak yerine, elde ettiği yüksek geliri saklayan kişilerin ve kurumların üzerine gitse ve onları yakalasa, daha sağlıklı sonuçlara ulaşılmaz mı?"
Ne yapılabilir?
Diyeceksiniz ki, "Peki ne yapılabilir?".Yapılacak olan da belli. Kimse kürkçüden, dişçiden, dericiden, doktordan fatura ya da makbuz almıyor. Vatandaş şunu da düşünüyor "Alırsam ne işime yarayacak, almazsam ne avantajım olacak?". Almazsa avantajı belli, bazısında yüzde 17, bazısında da yüzde 25 olan KDV'sini ödemeyecek. Her şeye rağmen fiş, fatura ya da serbest meslek makbuzu alırsa, o da bir işine yaramayacak.
O halde, bu konuda alınacak küçük bir önlemle sorun çözümlenebilir. Bu meslek grubundan alınan fatura, fiş ya da makbuzlar, alanlar tarafından gider yazılırsa, ücretliler tarafından da, ücret gelirinin vergi matrahından düşülürse her şey hallolur.
Yok öyle tamamı değil, yüzde 20'si ya da 25'i gider yazılsın ya da ücretlinin vergi matrahından düşülsün yeter.
Burada bir kayıp da yok. Dişçiye 100 milyon lira ödeyen, bunun 25'ini gider yazacak. Bundan dolayı da, (vergi oranını yüzde 20 kabul edersek) 5 milyon lira vergi ödemeyecek. Dişçi ise 100 milyon lirayı defterine gelir yazacağı için 20 milyon lira vergi ödeyecek. Vergi oranı şirketlerde, fon payı dahil yüzde 33 olduğu için devletin avantajı şirketlerde daha fazla olacak...
Hesap bu kadar basit. Basın düğmeye çıkartın yasayı, olsun bitsin. Ardından da gelsin vergiler...
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|