


İnce ayarlar
* Sayıldık, ince ayar için nüfusun fotoğrafı çekildi. Şimdi bakılacak¥ Göç, işsizlik, çocuk ölümleri, özürlü oranları nedir, medeniyet (borulu su) kime ne kadar ulaşıyor diye.
* Bir ince ayar da 29 Ekim (Bayram ve Pazar) günü çekeceğiz, saatleri 1 saat geri alacağız.
* Başbakan Ecevit, başarılı olursa, Meclis'e bir ince ayar çekip çalışma saatlerini uzatmak istiyor. Zaten başka türlü Meclis'in ülkenin ihtiyaçlarına cevap vermesi imkansız!
*Bütün bunların yanı sıra bir de Cumhurbaşkanı Sezer'in ince ayarları var. Yok yok "KHK stopajlarından" bahsetmeyeceğim... Cumhurbaşkanı tebdil kıyafet geziyor! Mesela sivil plakalı otomobille dolaşıyor, eskort aracı da istemiyor. Sivil plakalı bir otomobil içinde Cumhurbaşkanı ve bir koruma öyle trafiğe çıkıyorlar. Hatta geçenlerde arkalarından bir bakan geliyormuş, bakan aracının eskortu anons yapmış "06... (artık plaka neyse), sağa çek, vvvvaaaayyyynnnnn (siren sesi niyetine)". Korumanın aklına geliyordur elbette, meslektaşına işaret edebilse edecek "Yahu siz kime sağa çek" dediğinizin farkında mısınız mesajı verecek. Ama bu durumlarla eminim Sayın Cumhurbaşkanı da için için eğleniyor ve gizli bir zevk alıyor. Talimat vermiş: "Sağa çekin, geçsin bakalım kimmiş!". Cumhurbaşkanı'nın sivil otomobili sağa çekiyor, bakan sirenler arasında geçiyor. Sezer, bakanın kim olduğunu biliyor, söylemiyor. Bakanların aklında ise bir şüphe... Acaba ben miydim?
Gerçi onlarda da cevap hazır: "Sayın Cumhurbaşkanım bu sefer de icraat size takılsın istemedim efendim. Kanuni geçiş üstünlüğümü kullandım" deyiverirler!
Judo kuşağının renkleri
Hikayeyi seveceksiniz. Judo, karate gibi uzakdoğu sporları yapanların bellerine taktıkları kuşaklar var.
Mesela siyah kuşak!
Usta karateci.
Beyaz kuşak, öğrenci.
İşin içindeki felsefeyi bilenler için bu renklerin anlamı daha manalı.
Kore'deki karate kuşaklarının kağıt üzeri anlamı şöyle:
Beyaz kuşak: Bilgisiz.
Sarı kuşak: Temelleri öğreniyor.
Turuncu kuşak: Temelleri kavrıyor.
Yeşil kuşak: Yetenekleri gelişiyor.
Mor kuşak: Yeteneklerini sınıyor.
Mavi kuşak: Bilgiyi arıyor.
Kahverengi kuşak: Bilgiyi hazmediyor.
Kırmızı kuşak: Kendini anlıyor.
Siyah üstü kırmızı: Kendini buluyor.
Kara kuşak: Şimdi gerçek bir öğrenci!
Daha felsefi yaklaşınca...
Beyaz kuşakla başlıyorsunuz, o kadar çok çalışıyorsunuz ki o kuşak sonuçta Ğdüşe-kalka-siyaha dönüşüyor.
Ama iş burada da bitmiyor.
Felsefe daha köklü.
Beyaz saflığın sembolü. Dövüş sanatı üzerine hiçbir şey bilmiyorsunuz. Kara kuşak olduğunuzda ise karşınızdakini nasıl etkisiz hale getireceğinizi Ğhatta öldürebileceğinizi- biliyorsunuz.
Artık işiniz bu gücü asla kullanmanıza gerek kalmayacak kadar kendinizi geliştirmeniz. Sonuçta evrenle sürekli uyum halinde Ğkendiyle ve dünyayla barışık- bir yaşam hedefleniyor.
"İşte" diyor ustalar...
Siyah kuşağı taktıktan sonra bu yola girersiniz ve bu hedefe ulaşmada o kadar çok çalışırsınız ki¥
O siyah kemerin rengi atar ve ilk hali olan beyaza dönüşür. Tekrar beyaz kuşağa gelmişsinizdir.
Daire tamamlanır, sonunda ilk masumiyete dönersiniz!
Not: Yine de işin felsefesi üstüne bir gıdım bilgim var diye siyah kuşaklı kareteciye "Benim kuşağım beyaz, dönüp dolaşıp benim gibi olmaya çalışacaksın" demenizi pek tavsiye etmem!
Tuvalet polisi
Evden çıkamıyorsunuz ama internetten dünyaya açılmak mümkün Allah'tan!
Bir de kütüphanede alıp da kenara konulan kitapları keşfetmek keyifli oluyor. Bilgisayar ile kütüphane arasında yaptığım turlardan birinde Singapur'a gittim ve ortaya çıktı ki Singapur'da "Tuvalet polisliği" diye bir kurum var, "Tuvalet po lisi" diye bir meslek var!
Singapurlular tuvalet temizliği işini Ğçok ciddi- ciddiye alıyorlar.
1989 yılında çıkan bir kanunla tuvaleti kullandıktan sonra sifonu çekmemenin cezası kaç para olarak tespit edilmiş dersiniz?
350 milyon Türk Lirası!
(Bu durumda sifonu çekmemek "lüksü"! için insanda ne gibi para olması gerektiği konusuna girmeyeceğim!)
Elbette iş geliyor, sifonu kimin çekip kimin çekmediği nasıl bilinecek konusuna...
Bunun çaresini "Tuvalet polisinde" bulmuşlar.
Sivil giyimli bu görevliler birisi tuvaletten çıkar çıkmaz içeri dalıyor, sifonu çekili değilse çıkanı kolundan tuttuğu gibi "Tuvalet polisi" kimliğini gösteriyor ve "Pislik adam önce sifonu çek ve sonra 250 milyonu bayıl bakalım" diyorlar!
***
Ceza makbuzu da veriyorlarmış!