Nefise Karatay... Mehmet Ali Erbil'in uysal, sessiz, sakin sevgilisi... Ya da sevgilisinin medyaya yansıyan çapkınlıklarından dolayı hep gölgede kaldığı sanılan bir kadın...
Benim tanıdığım Nefise ise Türkiye'nin en medyatik erkeği ile yaşadığı beraberlikte, en çok 'kendi olma' savaşını veriyor. Belki de böyle olduğu için M. Ali ondan vazgeçemiyor.
Nefise sakinliğini seviyor, Mehmet Ali'nin hayatının ritminden ve sansasyonlarından uzak kalmaya çalışıyor. İşte onun için sürekli gel-gitler arasında yaşıyor. Yani ne onunla olabiliyor ne de onsuz... Besbelli içi acıyor ama ne yaparsınız aşk bu...
* Bu beraberliğin olmasaydı adın bu kadar telaffuz edilir miydi? Ya da bu beraberliğin, kendini ifade edebileceğin alanlarda olumsuz bir etkisi oldu mu?
Ben şöhret peşinde koşsaydım, bir insana saplanıp kalmazdım. Çünkü şöhret olmanın çeşitli yolları var. Ben sevdiğim, değer gördüğüm için bu kadar uzun süre birlikte oldum. Başka hiçbir nedeni de yok.
* Sadece işinle gündemde olabileceğine inanıyor musun?
Tabii ki... Çünkü ben Türkiye güzeliyim. Sunuculuk yaptım, ayrıca mankenlik hayatım var.
* Medyatik olmayı sevmiyorsun...
Sevmiyorum. Magazinde gündeme gelmek için illa ki medyatik bir insanla ilişki yaşaman ya da sansasyon yaratman lazım. Ben bunların peşinde değilim. Ben en çok ne zaman mutlu olmuştum biliyor musunuz; High Life programına sunucu seçildiğimde. Gazeteciler beni sırf kendi yaptığım işten dolayı arıyorlardı.
* Ve şimdi beraberliğinden dolayı adının anılması seni rahatsız ediyor...
Ne yazık ki düzen böyle. İlişkimin bu denli insanların gözlerinin önünde olması, bu kadar çok irdelenmesi, benim özelim diye bir şey kalmaması çok rahatsızlık verici.
* Bu senin ilk aşkın mı?
Evet ilk aşkım. Ve çok bağlandığım biri Mehmet Ali.
* Bu ilişkide her türlü duygu var. Sevindin, üzüldün. Bazen ayakların yerden kesildi, bazen tepe üstü çakıldın. Bu benzetmeler doğru mu?
Evet. Çok sevildiğimi biliyorum ama bu beraberlik beni çok yordu. Kopmak için çok çaba sarfettim. Her defasında da karar verdim, 'bir daha barışmayacağım' dedim ama olmadı.
* Şimdilerde yine ayrıldığınızı söylüyor ve "Ona bir şans daha vermiştim ama artık yeter" diyormuşsun...
Sürekli bir şeyler duymak benim canımı sıkıyor ve dayanamıyorum. Girdiğim her ortamda konu dönüp dolaşıyor ve M. Ali'ye geliyor ve hep onun çapkınlıkları konuşuluyor.
* Onunla yaşamak sana neler kattı?
Beni çok olgunlaştırdı. Bu ilişkiden çok şey öğrendim. İnsan psikolojisi ile ilgili olarak, ilişkide nasıl davranmam gerektiği konusunda, yapılan yanlışlar, sorumluluklar konusunda çok olgunlaştırdı beni bu ilişki.
* 19 yaş küçüksün ama bu ilişkide büyük olan sensin galiba.
Bir gün Mehmet Ali demişti ki; 'Hala kendimi çocuk gibi hissediyorum.' Gerçekten de onun içinde bir çocuk saklı. Bazen onu dışarı vuruyor bazen de çok ağır, çok ciddi oluyor. Değişken yani.
* Dudakların 'bitti' diyor ama gönlünden aynı sözlerin geçtiğine inanmıyorum...
Değer vermesem, onunla birlikte olmam. O beni aramasaydı karşıma çıkmasaydı, peşimden gelip de 'Beni bırakma, sensiz olamıyorum yerine kimseyi koyamıyorum' demeseydi ben asla Mehmet Ali'nin karşısına çıkmazdım.
Beni hiç etkilemiyor. Hiçbir zaman ilişkimizi etkileyemez.
*Medyaya böyle yansımıyor. İki kadın olarak sürekli karşı karşıyasınız.
Onu, ona sorun. Ama ilişkimiz hiçbir zaman etkilenmedi.
* Sen çok sessiz, sakin bir yapıdasın... Sesini duyurabiliyor musun Mehmet Ali'ye?
Tam tersi o hiç konuşmuyor. Mehmet Ali göründüğü gibi bir insan değil. Ben onunla ilk görüştüğümüz zamanlar programını izlemiyordum da çok fazla. Sonra onu, bana çok değer veren duygusal bir insan olarak tanıdım. Bir gün Çarkıfelek'e gittim, baktım orada bir adam birşeyler yapıyor. Çok saçma gelmişti bana. 'Allah Allah acaba nerede oynuyor?' demiştim. Ama benim yanımda oynamadığına sonradan emin oldum. Ekranda oynamak zorunda, çünkü işi bu.