İki Ahmet'in ortak kaderi
ALİ MÜFİT Gürtuna'nın danışmanı Mehmet Taşdiken, haftada birgün Radikal'de yazıyor... Genelde siyasete girmiyor, sosyal-kültürel olaylara kendi penceresinden bakıyor...
Her yazısını zevkle okuduğum Taşdiken'in geçen haftaki yazısının başlığı "Sarayburnu'nda Ahmet Ahmet'e karşı"ydı... İki Ahmet'in başına gelenlerin ilginç bir diyalogla anlatımıydı..
Bunlardan biri Sepetçiler Kasrı'nı mezbelelikten kurtarıp İstanbul'un en prestijli mekanı haline getiren Ahmet Çetinsaya, diğeri ise asırlardır yasak bölge haline getirilen, bakımsızlıktan harabe haline gelen Kızkulesi'ni restore eden Ahmet Hamoğlu...
Yazgıları aynı noktada kesişen iki Ahmet...
İkisi de milyonlarca doları iki kültür mirası uğruna harcayan, ancak alkışlanmak yerine yerin dibine batırılan iki işadamı...
Taşdiken köşesinde bu çarpıklığı şu diyaloglarla vurguluyordu:
Özel sektör devlet düşmanıdır. Bunları yapmak devletin işidir.
Devlet koordinatör olsun, gücü olan bu eserleri ayağa kaldırsın. Önemli olan bunların kazandırılması değil mi?
Hayır. Önemli olan devletin yapması ya da yapmamasıdır. Böyle olacağına bırak eskisi gibi kalsın.
Yani çürüsün, yıkılsın, yokolsun gitsin.
Bunların eline düşeceğine o daha iyidir. Ben kargadan başka kuş, Devletten başka baş tanımam.
Kızkulesi şimdi daha güzel olmadı mı? Hem aslına daha uygun hale geldi, hem fonksiyon kazandı, hem İstanbul bir mekana daha kavuştu.
Çok yanlış. Biz mücadelemizi sürdüreceğiz.
Keza Sepetçiler Kasrı. Taştan bir mezbele, Sarayburnu'nu bir İstanbul cennetine çevirmedi mi?
Özel amaçlarına alet ediyorlar. Oralar panayır değil.
Böyle daha iyi korunmaz mı? İstanbul viraneden geçilmiyor.
Virane olsun, yeter ki kamunun olsun.
Kalemine sağlık Taşdiken...
İzbe barlarda pinekleyen, güneşin yüzünü görmeyen, oturdukları yerden ahkam kesip her güzelliğe pisleyen...
Bununla yetinmeyip, kendilerini halktan üstün gören o örümcek kafaları, dünde yaşayan sözüm ona adamları nasıl hivcetmişsin...
Bence heykelleri dikilmesi gereken iki Ahmet'in hakkını ne güzel teslim etmişsin..
Otobüslerle gittiler!
Nüfus sayımı nedeniyle binlerce kişi hafta sonunda memleketinin yolunu tuttu... Bu göçün organizasyonunu İstanbul'daki hemşehri dernekleri yaptı... Aylar önceden kapılar çalındı, listeler yapıldı, otobüsler tutuldu.. Hafta sonu doğdukları yere kaçanlar, hafta başı tekrar İstanbul'u doldurdu.
Kuruçeşme'de korku parkı!
KURUÇEŞME'deki Cemil Topuzlu Parkı geceleri korku filmi gibi.. Parkı meyhane gibi kullanan ayyaşlar, geceleri otele çeviren bimekanlar oturma banklarını kırıp yakarak ısınıyorlar... Çevreden gören olmasın diye lambaları kırıyorlar... Parkın yakınındaki Ortaköy Karakolu ile Yıldız girişindeki Emniyet Amirliği'nin ilgilendiği yok.. Acaba Başkan Yusuf Nemoğlu bu parka ilgi gösterir mi?
Sinemada sabah kahvaltısı
MOVIPLEX sinemalarını çalıştıran Özen Film'in sahibi Mehmet Soyarslan yine bir ilke imza attı ve ilk seansa gelen müşterilerine kahvaltı ikramı başlattı.. 16 Kasım'a kadar ilk seansa giren sinemaseverlere sandviç veriliyor... Mehmet Bey, "Yakında gece seansı kurtlarına da özel ikramlarım olacak" diyor... Sinemaseverlerin bilgisine...
EĞER
İstanbul'da sayılmanın "İstanbullu sayılma" anlamına geldiğini kavramayıp, köyünüze koştuysanız...
Siz İstanbullu değilsiniz...
"ALO YETİŞİN"dert köşesi
* OKMEYANI
Her gün kaza
DARÜLACEZE'nin önünde her gün kaza oluyor. Butonlu ışık olmasına rağmen hızlı gelen araçlar trafik ışıklarını farkedemiyor. Darüleceze'de görev yapanlar ve buraya sığınanlar tehlike altında. Çalışanlar
* KÜÇÜKKÖY
Hırsızlar dadandı
YENİMAHALLE'de her gece hırsızlık oluyor. Hırsızlar o kadar azıttı ki; 2'nci, 3'üncü katlara merdiven dayayarak çıkıyorlar. Artık evlerimizde ışık yakıp nöbet tutmaya başladık. Mahalle sakinleri
* AVCILAR
Garip sokak
CİHANGİR Mahallesi Emekçi Sokak bu çağda ne yazık ki doğalgazsız kaldı. Mahallemizin bütün sokakları doğalgaz kullanıyor, biz ise soba yakıyoruz. Ayrıca kablolu TV'den de faydalanamıyoruz. Mübeccel Çiçekcioğlu
* FATİH
Molozları kaldırın
KÜRKÇÜBAŞI Mahallesi Abacı Mahmut Sokak'ta yıkılan bir binanın molozları hala alınmadı. Moloz dağı yüzünden hem trafik tıkanıyor, hem de yol pislik içinde kalıyor. Abdurrahman Tanrıverdi
* KADIKÖY
Araçlar durmuyor
KAYIŞDAĞ Caddesi Ziverbey yönünden gelenler, durakta indikten sonra yaya geçitinden geçemiyor. Çünkü yoğun trafikte hiçbir araç yol vermek için durmuyor. Bu geçite düğmeli trafik ışığı konulmasını istiyorum. Nejdet Ergin
* B.ÇEKMECE
Yol rezil
KIRAÇ Beldesi'nde oturuyoruz. Yağmurların başlamasıyla birlikte yollarımız yürünmez hale geldi. Sokaklarımız çamur içinde. Okula giden çocuklarımız, işe giden bizler bu rezaletten ne zaman kurtulacağız. Gülseren Yılmaz
*ŞİŞHANE
Rezalet
ŞİŞLİ hattına çalışan minibüslerin şoförlerinin hemen hepsi radyolarını sonuna kadar açıp arabesk müzik çalıyor. Bununla kalmıyorlar sigara içiyor, ayakta yolcu alıyor. Uyaran yolcuları da kovmaktan beter yapıyorlar.. Ayten Güven
Elektronik Posta'dan
*EMİNÖNÜ
Tuvaletleri temizleyin
YURT dışından gelen misafirime Sultanahmet ve çevresindeki tarihi güzellikleri gösteriyordum. Meydan yakınındaki tuvalete girdiğim an şok oldum. Şehirlerarası otobüslerin konakladıkları yerlerdeki tuvaletleri görmeye alıştık. Ama burası onlardan da beter haldeydi. Öyle üzüldüm ve utandım ki, turist misafirimin tuvalete girmediğine sevindim. Yeşim Arslan
BİR TUVALETİ TEMİZLETMEKTEN ACİZ OLAN BELEDİYE YÖNETİMİNİN İLÇESİNE, KENTİNE VERECEĞİ HİÇBİRŞEY OLAMAZ...
* SARIYER
Bir TIR dolusu tuğla
TARABYA Sevgi Sitesi'nde oturuyoruz. Kadirbeyoğlu Apartmanı'nın sahibi bir TIR dolusu tuğla getirtti. Bu tuğlalarla iki kat ilavesi yapacağını söylüyor. Sarıyer Belediyesi'ne başvurduk. Ancak çatı katı tamir ruhsatı alabileceğini öğrendik. Şimdi belediyemize soruyoruz. Bir TIR dolusu tuğla ile çatı tamiri mi olur, yoksa kaçak kat mı çıkılır?Site sakinleri
BELEDİYE BAŞKANI SEDAT ÖZSOY'UN İLGİSİZLİĞİ DEVAM EDERSE SARIYER'DE BAKALIM DAHA NELER OLACAK; GÖRECEĞİZ...
* BAKIRKÖY
Tinercilerden bıktık
GENÇLER Caddesi, tren istasyonunun Ataköy tarafı çıkışında oturuyoruz. Bir yıldır bu bölgeyi kendine mesken edinmiş tinercilerden şikayetçiyiz. Geceleri oto hırsızlığı ve gasp yapıyorlar. Genellikle demiryoluna doğru kaçtıkları için yakalanamıyorlar. Bu raylar tel örgü ile kapatılırsa belki yararı olur. Ayrıca polisin de önlem alması gerekir...Nedim Özer