


Ego
Bir mucize meydana gelse ve insanların egoları hiç değilse bir günlüğüne yok olsa! Ego çatışmalarından arınmış bir dünyanın nasıl cennete dönüştüğünü görüp, belki bir ders çıkarırdık.
Sınırsız egolarını dizginleyemeyen yaratıklardan, bir günlüğüne bile kurtulmak ne güzel olurdu değil mi!
Ne yapalım ki insanoğlu, egosunun emrinde.
Bu güdüyü akılla, iz'anla dengeleyemeyenler ise tam bir baş ağrısı.
***
2000 yılı Nobel Edebiyat Ödülü'nü Çinli yazar Gao aldı.
Şimdi diğer Çinli yazarlar esip gürlüyor.
Efendim Gao vasat bir yazarmış, kitaplarının hiçbir özelliği yokmuş, dili iyi kullanamazmış... Bir sürü hakaret.
Çin Yazarlar Birliği daha da ileriye gidiyor ve Gao Fransa'da yaşadığı için onun Çinli bile sayılamayacağını duyuruyor.
Koca koca adamlar bildiri üstüne bildiri yayınlıyorlar.
Bu öfke ve kendi dilinin yararını aşağılama isteği, incinmiş egolarından kaynaklanmıyor mu sizce?
İki yıl önce Yaşar Kemal, dünyanın en büyük edebiyat ödüllerinden biri olan "Barış Ödülü"nü kazandığı zaman bizde de bazı şarlatanlar çıkmış ve onun Türkçe bilmediğini öne sürmüşlerdi. Ama dilinde düzgün cümle yazmayı beceremeyen bir grup, Türkçe'nin en büyük yazarını karalamaya yeltenmişti. Ama "yel kayadan ne alır" misali bildirileri çöplüğe gitti.
***
Dünya öyle bir rekabet ortamına sokuldu ki yıllardır tanıdığınız, dengeli ve efendi bildiğiniz insanlarda bile kıskançlık, haset, çekememe illetleri başgösteriyor.
Eğer gazeteciyse doğru yansıtmıyor durumu, eğer yazarsa diğer yazarları kıskanıyor.
Sanki arkadaşının başarısı, onun yenilgisi anlamına gelmekte.
Türkiye'nin zaten çok az sayıdaki sanat kültür yaratılarını ve bunlardan bazılarının dünyada ilgi görmesini saklamaya çalışıyor.
Ve ortalık karalama merakından geçilmiyor.
Ah şu egonun gözü kör olsun!