|
|
Muhteşem Kartal
Ahmet, kaçırdı, kaçırdı, kaçırdı ve sonunda işi bitirdi. Doğrusu Beşiktaş bu maçı kazanamasaydı, yazık olurdu. Son 4 dakikaya kadar, "Futbolun adaleti yok" diyorduk. Ancak gördük ki, top hak edene gülüyor. Maç boyunca rakibini yoğuran, adeta tek kale oynayan, sayısız pozisyona giren Beşiktaş, emeğinin ve futbolunun karşılığını aldı.
Beşiktaş bu ıslak zeminde oyunu rakip yarı alana yıkarak G.Saray'ı çok güç durumlara düşürdü. Sakın kimse, "G.Saray 10 kişi kaldı, Beşiktaş bu nedenle kazandı" demesin. Kartal, Popescu kırmızı kart görene kadar da sahanın tek hakimiydi. Girdiği sayısız pozisyon vardı ve rakibine de yediği tek golün dışında hiç pozisyon vermedi. Hagi'yi bağladı, Jardel'i bağladı. G.Saray'ın o pres yapan orta alanına öyle bir pres uyguladı ki, rakibine nefes aldırmadı.
Başkomutan Şifo Mehmet
G.Saray'ı yıllardır hiç böyle çaresiz görmemiştim. Sadece gol yememek için uğraş verdiler, bunu da beceremediler. Beşiktaş, galip gelmeyi kafasına koymuştu. Bu kararlılık tribünden de görünüyordu. Her bir Beşiktaşlı, "Bu maçı koparacağız arkadaş" diye haykırıyordu. Bu haykırış karşısında G.Saray'ın yapacağı fazlaca birşey yoktu. Taffarel çıkmasaydı da skor değişmezdi.
Mehmet bu muhteşem oyunun ve skorun başkomutanıydı. Takımını bir maestro gibi yönetti. Nouma her yerde vardı. Ancak hemen söyleyeyim, gördüğü sarı kart enayice. Nouma artık bu yanlışlardan vazgeçmeli, Beşiktaş'ın ona gereksinimi var. Her zaman eleştirdiğimiz defans bu kez sıfır hatayla oynadı. Yenilen golde de Shorunmu bireysel hata yaptı.
Bu maç bence Beşiktaş için ligde dönüm noktası. Her zaman vurguladığım gibi, Beşiktaş kendi ligimizde şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri. Ancak bu performansı her maçta göstermek zorunda. Onlarda bu kapasite var.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|