


Soykırım
Dostumuz ve süper müttefikimizin himmet ve inayetleriyle nur topu gibi bir Ermeni Soykırım Tasarımız oldu.
Tarihten vazife, kin ve nefret çıkartmak isteyenlere kutlu olsun.
Şimdi ne olacak?
Ne olacağı ulusca ve devletçe Türkiye'nin ne kadar dirlik ve birlik içinde olacağına bağlı.
Almanya bize ışık olmalı.
Sözde soykırımımızı kendisine esin kaynağı olarak seçen bir ulus olarak da olmalı, 1. Dünya Savaşı müttefiki olarak da olmalı, bizim gibi eski bir imparatorluk olarak da olmalı, nihayet, her 25 Türkten birinin bu ülkede yaşamakta oluşu nedeniyle de olmalı.
***
Parlamento kararlarıyla tarih yaratılsa bunu Almanya çoktan denerdi. En az Yeşil Dolar kadar sağlam olan Doyçe Mark'ın gücüyle, soykırıma uğrayan 6 milyon Yahudinin, aslında mümin yahudiler olmayıp Hz. Musa'ya ihanet eden bir mezhebin üyeleri olduklarını ve bir bölümünün nazi üniforması giyerek ötekilerini topluca gaz odalarına sevkettiklerini ve hepsinin topluca intihar ettiklerini, bir düzine dost ve yoksul ülkenin parlamentosundan çıkartacakları karar tasarılarıyla bir güzel belgelerdi.
Böylece kendilerini temize çıkarırlardı.
Ama bunu yapmadılar.
Böylesi bir temizlik belgesinin, Amerikan Kongresi'nden çıkan bir pislik belgesi kadar değersiz olduğunu bilecek kadar akıllı oldukları için yapmadılar.
Amerikan politikacılarının bir bölümünün Alman geni taşıdığı biliniyor. Ama ABD Kongresi'nin sergilediği gerçek, bu genin çok fazla sulanmış olduğudur.
Evet, parlamentolar savaş ilanından, cinsiyet değiştirme yasası çıkartmaya kadar her türlü güce sahip.
Kongre şimdi buna karar tasarısı ile tarih yazma yetkisini de ekledi.
Aynı kongre bundan 30 yıl önce Ho Şi Minh Vietnamı için, 20 yıl önce Humeyni İran'ı, 10 yıl önce de Saddam Irak'ı için karar tasarıları çıkarmıştı.
Üstelik bu tasarıları tonlarca bomba, yüzlerce savaş uçağı, o binlerce askerle destekleyerek uygulamaya koymuştu.
Ama hiç bir sonuç alamadı.
***
Soykırım tasarısı soytarılığı gündeme geldiğinden beri Peru'dan Yeni Zelanda'ya, Fildişi Sahili Cumhuriyeti'nden Lüksemburg gazetelerine her ülke basınında yığınla haber yorum çıkıyor.
Bu işe en ilgisiz kalan Almanlar.
Bunda belki de, "Biz hakikisini yaptık da ne oldu?"nun rolü var..
En ciddi bilinen gazeteler bile işin dalgasında.
Suddeutsche Zeitung'un önceki gün lütfedip yayınladığı bir haber, "Türklerle birlikte şu soykırımın şimdiden suyunu çıkaralım" mesajı taşıyor gibi..
Gazete MHP milletvekili Bekir Ongun'un verdiği Kızılderili soykırım karar tasarısını hammadde olarak kullanmış.
Haberde uzun uzun "Beyaz adamları lanetlemek üzere Kızılay'a dikilecek Kızılderili Anıtı"ndan söz ediliyor.
Kızılderililik ile kan dökme ve Kızılay arasındaki bağa dikkat çeken gazeteye göre MHP'liler Kızılderililerin özellikle de Apaçi ve Siu kabilesinden olanların Türk kökenli olduğuna inanıyorlarmış.
Dahası MHP'liler aslen Orta Asyalı olan Apaçi ve Siu'ların çok soğuk bir zemheri gününde buzlarla kaplanan kuzey kutbundaki Bering Boğazı'nı yürüyerek Amerika'ya Alaska'ya geçtiklerini belirtiyorlarmış.
Gazete, Amerikalıların aslında Kızılderileri değil, Asya ve Türk kökenli bir ırkı yok ettiğine dikkat çekiyor ve bunun için de MHP'nin bir karşı karar tasarısıyla hücuma geçtiğini anlatıyor..
Hiç kuşkusuz, Amerikalıların sahneye koyduğu bu soykırım tasarısı soytarılığına nasıl bakmak gerektiği yönünde Alman basınından alınabilecek dersler var.