|
|
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr
)
|
  
Deniz otobüslerinden gelen şikayetler artıyor
En büyük özelliğimiz, yurtdışından aldığımız yenilikleri, modern cihazları, vasıtaları zamanla kendimize benzetmemiz. Halbuki elin çocuğunun yaptığı, geliştirdiği teknolojiye bizim uymamız ve onların seviyesine gelmemiz daha iyi olmaz mı?... Ama istediğimiz kadar yazıp, çizelim olmuyor, olmuyor, olmuyor!... Alıyoruz, kullanıyoruz ve kendimize benzetiyoruz.
İşte şu canım Deniz Otobüsleri... Geldiği günlerde nasıldı, şimdi nasıl?... Daha önce de söylediğim gibi, gün be gün onları kendimize benzetiyoruz. Ben bunları bana gelen şikayetlerin şeklinden anlıyorum. Bakın bir vatandaş ne diyor; "Ağabeyiciğim, Bandırma'dan hızlı deniz otobüsüne binmek için bilet gişesine gittim. Arabam ile bineceğim... Yanımda kızım ve eşim var. Yolcu bileti olmadığından bana ve eşime numaralı bilet vermediler. Arabama 27 milyon artı 3,5 milyon yolcu parası kestiler. Yolcu kısmına geçtik, oturacak yer yok!... Yolcuların büyük bir kısmı ayakta... Arabana da binemiyorsun, çünkü yasak!... Hamileler, küçük çocuğu olanlar ayakta perişan... Bir küçük su içelim dedik, 500 bin lira... Bu fiyatları kim belirliyor?..."
İkinci şikayet ise yine ona benziyor. "Yolculardan bir kısmının biletleri numaralı, bir kısmının ise, numarasız. Kanepelerin arkasındaki yemek masaları kirli... Belli ki bir önceki seferden kalma artıklar temizlenmemiş. Oysa ki bu deniz otobüsü bir gece Avşa'da kalmıştı, iyice temizlenmesi gerekirdi. İDO'ya şikayetler de bulunduk, cevap veren yok..." falan, filan diye devam ediyor.
İDO Genel Müdürü acaba bunları biliyor mu?... Bilmiyorsa da bu ikinci yazışımdır ve uyarışımdır. Bu işi yapamayacaklarsa, bıraksınlar. Bir yapan muhakkak bulunur. Bu ikinci ihtarım oluyor. Üçüncüde bambaşka bir ifade kullanmak zorunda kalacağımı şimdiden bildiririm.
Osmangazi Üniversitesi'ne teşekkürler..
Üniversitelerle aram pek iyi değil, sebebi de bildiğiniz gibi YÖK... O başına buyruk insanlarla bir türlü yıldızım bağdaşmadı. Onlar kafalarına göre gidiyorlar. Ben ise, hukuk, ahlak ve bilim çerçevesi dahilinde uyarılarımı yapıyorum. Neyse o apayrı bir konu...
Şimdi diyeceğim, Eskişehir-Osmangazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi yöneticilerine... Her kimseniz hepinize teşekkür ediyorum. Genç bir delikanlı geçenlerde bisikletten düşüp, kafayı, gözü yarmış. Onu doğru sizin Tıp Fakültesi'ne getirmişler. İsmin bende saklı olan delikanlı ne kuyruğa girmiş, ne imza eziyeti çekmiş, ne de senet imzalama zorunda bırakılmış. Doğru polikliniğe alınarak, güler yüzlü, hoş sohbet doktorlar tarafından tedavi edilmiş, kaşı, gözü dikilmiş ve huzur içinde evine dönmüş. Ve kendini toparladıktan sonra aklına bana yazmak gelmiş. İşte ben de gördüğünüz gibi, gamlı, kasvetli yazılar yazmak yerine, böyle güzel güzel bir yazı serpiştirdim. Oh be bugün içimde bir ferahlık var.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|