|
|
Yılmaz dobra konuştu alkış aldı
Yılmaz: Üyeliğimizin Kopenhag kriterlerine bağlı olduğunun farkındayız. Üstümüze düşeni yapacağız. Siz de bizi aranıza alıp almayacağınıza artık karar verin
Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın, Brüksel'de yürüttüğü Avrupa Birliği temasları bir şeyi açıkca ortaya koydu: Meramınızı lafı dolaştırmadan anlattığınızda, neyi yapıp neyi yapamayacağınızı dobra dobra ortaya koyduğunuzda hem anlaşılıyor, hem de takdir ediliyorsunuz. Bunun en somut örneği Yılmaz ve kurmaylarının dün bir grup Avrupa Parlamentosu üyesiyle yaptığı görüşme oldu. Yılmaz, hazır metinden yaptığı konuşmada AP üyelerine şu mesajı verdi:
"Üyeliğimizin Kopenhag kriterlerini yerine getirmeye bağlı olduğunun farkındayız. Türkiye hem siyasi, hem de ekonomik kriterlerin yerine getirecektir. Hükümetimiz yeni yasama yılında, bir yıl içinde AB uyum yasalarını Meclis'ten geçirmek için elinden gelen çabayı harcayacak. Güneydoğu eylem planımız hazır; 8 Kasım Katılım Ortaklığı Belgesi'nin açıklanması ardından bu plan açıklanacak. Ancak bu belgede bizim hassasiyet duyduğumuz konular yer alırsa, Helsinki süreci zedelenir. Bırakın küçük adımlarla başlayıp sonra hızlanalım. Her şeyi bir anda yapmamızı beklemeyin. Biz üstümüze düşeni yapmaya hazırız. Ama siz de bizi aranıza alıp almayacağınıza artık karar verin."
Kıbrıs, Ermeni, Kürt
Soru-yanıt bölümünde liberal gruptan Andrew Duff ve muhafazakar gruptan Philippe Morillon Yılmaz'a, "Kıbrıs'a değinmediniz. O konuda bize vereceğiniz yeni bir haber yok mu?" diye sordular. Yılmaz'ın buna yanıtı, "Kıbrıs konusunda Birleşmiş Milletler ile görüşmeler sürüyor. AB buna taraf olmasın. Yeni bir Lüksemburg istemeyiz" oldu. Yılmaz, Ege-Yunanistan üzerine bir soruyu da, "Biz Ege'yi ne Yunan, ne de Türk denizi görüyoruz. Türkiye'yi AB'ye alın, Ege Avrupa denizi olsun" yanıtını verdi.
Yılmaz konuşma ve yanıtlarında Ermeni iddiaları ve PKK sorunlarına da değindi. Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporuna Ermeni soykırım iddialarını alma girişiminin Ankara'da üzüntü yarattığını söyleyen Yılmaz, AP'yi -adını vermeden- PKK'ya hoşgörülü davranmakla da suçladı. Yılmaz, "Yasaklanan, terörist ilan edilen gruplara parlamentoda konuşma imkanı verilmesinden rahatsız oluyoruz" dedi.
Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ın konuşması toplantının sonunda AP üyelerince alkışlandı.
İki gün önce AP Yeşiller grubundan istifa edip üye olduğu Sosyalist grup adına toplantıya katılan Türk asıllı AP Milletvekili Ozan Ceyhun, "Bunlar nezaket alkışları değildi. Yılmaz'ın açık konuşması saygı gördü" yorumunda bulundu.
Küstah Alman'a tokat gibi cevap
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, Alman Hırıstiyan Demokratlar'a sert ifadelerle çatarak, "Türkiye'ye karşı olanların suni gerekçeler aramamalarını" istedi. Alman Hanns Seidel Vakfı tarafından düzenlenen Türkiye-AB İlişkileri konulu seminerde konuşan Yılmaz, CDU/CSU Partileri Başkan Yardımcısı ile tartıştı. Olay şöyle gelişti. Seminerde söz alan Almanya Federal Parlamentosu'nda Hıristiyan Demokrat Birlik ve Hıristiyan Sosyal Birlik (CDU/CSU) partileri Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Michel Gloes, Türkiye'nin AB'de bir geleceği olamayacağını, Türkler'in farklı olduklarını ve bu ülkeye özel bir statü verilmesi gerektiğini savundu. Bu sözler üzerine tekrar konuşan Yılmaz, "Eğer Hıristiyan Demokratlar olarak Türkiye'nin tam üyeliğine bu kadar karşıysanız, suni gerekçeler aramayın. Tek neden var, onu söyleyin. Zaten söylüyorsunuz, bu neden Türkiye'nin Hıristiyan olmamasıdır" dedi. Yılmaz, şöyle devam etti: "İnsan hakları gibi, Hıristiyan Demokratlar'ın şimdiye kadar hiç ilgilenmediği kriterlerden bahsetmeyin. Ekonomik kriterlerden de bahsetmeyin, çünkü adaylar arasında Maastricht kriterlerine uyan tek ülkeyiz. Biz AB kıyısında özelleştirilmiş bir ülke olmak istemiyoruz, tam üye olmak istiyoruz. Dinimizi değiştirtmek istiyorsanız, bu olacak iş değildir."
Murat YETKİN
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|