kapat

20.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim


G.Saray tam Avrupalı

Beşiktaş-Leeds beraberliği sonrası temsilcimiz için "Nouma'yı çok aradı" yorumları ağırlıkta. Katılıyor musunuz? Beşiktaş Nouma'yı fevkalade aradı. Hücumda bu kadar etkisiz bir Beşiktaş çok az gördüm. Nouma'nın yokluğu hem forvette, hem de Nihat onun yerine ileri çekilince sağ kanatta olumsuz etkiledi takımı. Ne Khlestov, ne de Murat sağ kanadı çalıştıramadı. İleride Ahmet Dursun var mı, yok mu belli değil. İşte, bir sorumsuz davranış nelere mal olabiliyor. G.Saray da yaşıyor bunu. Dünyanın parasını ödediğin adamlar aptalca bir hareketle en kritik maçlarda oynamıyor ve bu yanlarına kar kalıyor. Kulüp belki daha sonraki maçları oynamayarak milyarlar kaybediyor.

İki takımın da zorlu derbi öncesi Avrupa maçları golsüz sona erdi. Derbide akıllarında Şampiyonlar Ligi olur mu?

0-0, G.Saray için başarı, Beşiktaş için başarısızlık. G.Saray'ın istediği skor buydu. Beşiktaş ise muhakkak kazanmak için çıktı, başarılı olamadı. Genel görünüm şu: G.Saray oturmuş bir takım. Türkiye'nin 3 Büyükleri'nden biri değil, Avrupa'nın büyüklerinden biri... Rangers'ın hocası Dick Advocaat maçtan sonra, "Bizim gruptaki en iyi takımla berabere kaldık. Daha ne istiyorsunuz" diyor ve ekliyor: "Bu takım 2 ay önce Real Madrid'i destroy etti". Rakip donanmayı mahveden savaş gemilerinin adıdır destroyer... Bunu kullanıyor. "Real Madrid'i perişan etti, mahfetti, yok etti" demek istiyor. Devam ediyor: "Biz bunlara yenilmedik, yenebilecek 1-2 fırsat ele geçirdik. Daha ne!"

2-3 yıl öncesine kadar Real Madrid, Barcelona, Manchester United ile oynarken biz bunları söylerdik. Bugün Rangers'ın hocası G.Saray için söylüyor. G.Saray, gerçekten Avrupa'nın büyük takımlarından bir tanesi... En iyi adamlarının eksikliğini hissetmiyorsun. Oysa Beşiktaş'ın Avrupa'da böyle bir yeri yok.

G.Saray, hiç olmadığı kadar yakın ikinci tura... Yıllardır bu kapıya kadar gelip gelip dönmüştü. Şampiyonlar Ligi'ne en çok katılan takımlardan, ama ikinci turu yok. Beşiktaş'ın da en azından UEFA şansı var. Dördüncü olurlarsa Avrupa defterini kapatırlar. O bakımından kafalarında Avrupa yok demek, yanlış olur. Mesele şu: Birbirleriyle değil, iki başka takımla oynasalar, kafaları Avrupa'da diye kesip atabilirsin. Ama Türkiye'de takımların durumu ne olursa olsun derbilerin havası bambaşka. G.Saray-Siirt maçında seyirci Beşiktaş'a bağırıyor. Camianın kafası bu olduğu zaman derbiler hep farklı geçer. Aklımız Avrupa'da özrünü iki takım da öne süremez. Kıran kırana oynarlar.

Beşiktaş'ın da saha, seyirci avantajları var. Kim ağır basıyor?
Bir yanda Avrupa'nın en büyük takımlarından biri, öbür yanda Türkiye'de büyüklüğünü muhafaza etmek için yenilenmiş, ama oturmamış bir takım. GS tonlarca ağır basıyor. Ama Beşiktaş çok hırslı oynuyor. Üstelik Avrupa'yı hemen hemen kaybettiğinin farkında. Beşiktaş için ölüm-kalım maçı bu.. G.Saray kaybederse ligde de Avrupa'da da devam eder. İddia, mutlak kazanma hırsı, kenar yönetim yanı Beşiktaş'ta ağır basıyor. Ama takım hüviyeti olarak G.Saray...

Bunlar birbirini dengeler mi?
Normalde dengelemez. Normalde G.Saray'ın maçı alması lazım. Ama Türkiye'de derbiler hesaba sığmaz. Bu lafı çocukken duydum. 55 yıldır niye bilmiyorum, ama derbilerin hesaba sığmadığını görüyorum. G.Saray, tarihi fark için çıktığı kaç derbiyi kaybetti. Üstelik, G.Saray'ın bir de otorite boşluğu dezavantajı var. Futbolcular bildikleri gibi davranıyor. Lucescu'yu saymıyorlar. Bunu tribünlere de gösteriyorlar. Oyundan alınan herkes Lucescu'ya bağırıyor, çağırıyor. Böyle bir görüntü Avrupa'nın hiçbir takımında yok. Mahalle takımında bile yok. Sorumsuz kartlarla takımı eksik bırakmaya da kimse bir şey demiyor. G.Saray, Beşiktaş maçını 9 kişi bitirirse şaşmam. Çünkü bu kadar pervasızlığa, sorumsuzluğa ceza verilmiyor. Sanki G.Saray'da yönetici yok. Sanki Lucescu'nun böyle bir yetkisi yok. Bu kadar başıboş, gayrıciddi bir takım hüviyeti olabilir mi? Normal koşullarda G.Saray rahat kazanır, ama bu disiplinsizlikle felaket de olabilir.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır