kapat

20.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
Tanya'yı SABAH'larken buldu
Sanatçılarıyla ve ilginç insanlarıyla ünlü Arbat Sokağı'nda Türkçe gazeteler satan Servet Noyin eşi Tanya'ya tapıyor

Servet Noyin... Bu isim, Türkiye'de yaşayanlar için pek bir şey ifade etmez ama Moskova'da yaşayan Türkler için çok önemlidir... Çünkü Servet Noyin, gurbet eldeki Türkler'e Türk gazetesi ulaştıran tek Türk'tür. Nasıl mı?

Servet'in İstanbul'da yaşayan babası Mehmet Noyin, sabah erkenden başta SABAH ve FOTOMAÇ olmak üzere bazı Türk gazetelerini alır ve paketler... Sonra doğruca Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nin yolunu tutar. THY gazete paketini kabul etmediği için Moskova'ya uçan Rus charter uçaklarından birine paketi verir. Servet de öğleden sonra Moskova'da gazete getiren uçağı karşılar. Paketi alır. Doğruca gazeteleri Moskova'nın ünlü caddesi Arbat'taki Antalya Restoran'a getirir. Gazetelerin bir kısmını buradaki tezgaha yerleştirir. Bir kısmını da altı kişilik kurye ekibiyle Moskova'da yaşayan Türkler'in adresine teslim eder... Servet böylece günde 200 civarında gazete satar. Masrafları çıkardıktan sonra kendisine günde 30-40 dolar civarında para kalır. Servet Noyin bu işi sadece hizmet için yaptığını söylerken THY'na sitemini de gizlemiyor:

"Eğer gazeteleri THY ile getirebilsem yerlerine günü gününe ulaştırma imkanım olacak. Ancak nedense THY bunu kabul etmiyor. THY Genel Müdürü'nden sizin aracılığınızla bunu rica ediyorum. Bana kolaylık göstersinler. Gurbet elde Türk gazetesi okumak için bekleyen yüzlerce insan var. Lütfen bize yardımcı olsunlar...

İyi ki bu gazete işine girmişim... Burada daha çok SABAH gazetesi satıyorum. Özellikle akşam saatlerinde Puşkin'in evinin önüne gazete tezgahını çıkarırım. Moskova'da yaşayan ya da turist olarak gelen Türkler mutlaka Arbat'tan geçer ve beni görür. Onlara gazete satarım. Bir gece yine gazete tezgahının önünde duruyordum. Geceyarısından sonra bir Rus grup yanıma geldi. İlgilerini çekmiş olacaktım.

Servet'in asıl serveti
Benimle Rusça konuşup gazeteleri Türkiye'den nasıl getirdiğimi öğrendiler ve ilginç buldular. İçlerinden Tanya adındaki kadın Cyberbank'ın müdürü olduğunu söyleyerek kendisine Türk müşterileri için her gün birer Türk gazetesini bırakmamı istedi. Ben de ertesi günden itibaren her sabah doğruca bankaya gidip gazeteleri kendisine elimle teslim etmeye başladım. Böylece aramızda bir yakınlaşma doğdu. Bir gün onu yemeğe davet ettim. Bir ay sonra da Tanya karım oldu. Şimdi Elina adında 3 yaşında bir kızımız var. Çok mutluyuz. Arbat'ta 'SABAH'larken, Tanya'yı buldum. Bu nedenle bu işi bırakmayı hiç istemiyorum. Servet, asıl serveti olan Tanya'yı ve Elina'yı gazeteler sayesinde buldu."

İşte Servet Noyin'den, Rusya'daki iş ve eş hikayesi...
Ben de Servet'i, ünlü Rus yazar Aleksandr Sergeyeviç Puşkin'in (1799-1837) artık bir müze olarak kullanılan evinin önünde buldum. Yine SABAH ve Fotomaç satıyordu.

Arbat sokağı'nın keçili teyzesi
Arbat, Rusya'nın Bodrum ya da İstiklal Caddesi kokan merkezlerinden... Sanatçılar Sokağı olarak da adlandırılıyor. Burada çok sayıda ressam, karşılarına oturttukları insanların portrelerini yapar. Antika satan dükkanlar çoktur. Yağlıboya, suluboya, karakalem tablolar, Matruşka tezgahları, Lenin posterleri, giysileri, komünizmden kalma madalyalar, eski paralar, gümüş sigaralıklar turistlerin ilgisini çeker.

Arbat'ın bir de ünlü "Keçili Teyze"si var. Akşam saatlerinde ortaya çıkan kadın içi süt şişesi dolu arabasını itelerken bir eliyle de, süt üretiminin ana kaynağı keçisini de peşinden sürükler. İnsanlar sütten çok keçiye rağbet eder. Kadın hiç süt satmaz ama keçisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerden para toplar.

Servet de artık Arbat'ın ünlülerinden... Gazeteci Servet dediğiniz zaman herkes onu tanır...

'Angelika'nın istediği gibi olmaya başladım'
Moskova'da Rusya Halkların Dostluğu Üniversitesi'nin kampüsünde çok sayıda kafetarya var. Bunlardan birinde çalışan Hataylı aşçı İrfan Gevher anlatıyor:

*Nasıl buraya geldim? Nasıl evlendim? Nasıl ikiz çocuklarım oldu? Cevabını bulamıyorum. Oğlanın adı Yelisey, kız Valeria... Yelisey Türk adı. Orta Asya Türklerinden geliyor. Oğlumun adını ben koydum. Kızımın adını da, dokuz ay hem de kardeşiyle karnında taşıdığı için annesine bıraktım. Bu ona saygımın bir ifadesi...

* Eşim bir fabrikada çalışıyordu. Kendisi tekstil mühendisi... Evlendikten sonra çalışmasına izin vermedim. Hem fazla bir maaş almıyordu. Benim kazancım yeterli...

* Aylığım 650 dolar. Ev kirası vermiyoruz. Su, elektrik, şehir içi telefon bedava. Metro beş ruble (yaklaşık 100 bin TL). İçkim, sigaram yok. Moskova dışında bir yazlık evimiz de var. Rusya'da hasta ol hiç korkma. Çünkü insana korkunç bir değer veriliyor.

* Dönmeyi düşünmüyorum. Çocuklarımın burada iyi bir eğitim almasını sağlayacağım. Ben okumadım, onlar okusun.

*1993'te şantiye aşçısı olarak geldim. Artık karım Angelika ve ikizlerim için yaşıyorum. Angelika sayesinde iyi Rusça konuşmaya, sinemaya, tiyatroya gitmeye, kitap okumaya başladım. Çok kültürlü ve çok akıllı. Beni iyi yönlendiriyor. Sanıyorum artık onun istediği biri gibi oluyorum. İlk günlerde uyum zorluğu çektim. Onun düşünceleri, yaşama şekli, giyimi her şeyi farklıydı. O benim gibi olamazdı, ben onun gibi olmaya çalıştım ve bunu başarıyorum.

YARIN
Mavi gözlü Rus gelini Svetlana'yı Türk 'kaynanası' kime benzetiyor?

Erkeğin amele, kadının mühendis olması ilişkiyi nasıl etkiliyor?

Sadık mı, değil mi?.. Rus kadınları Türk kocalarına nasıl davranıyor?

MEHMET SARIŞIN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır