kapat

19.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
A. SAVAŞ AKAT(aakat@sabah.com.tr )


Bütçe açığı ve enflasyon

Pazar günü 2001 yılı bütçe sayılarına baktık. En önemli gelişme faiz giderlerinde görülen büyük düşüştü. Dolayısı ile bütçe açığı da ciddi şekilde küçülüyordu.

Ancak, hükümet 2001'de faiz öncesi fazlayı da yükseltmek istiyordu. Bu nedenle önümüzdeki yıl geçici vergilerin devam edeceğini, yeni vergilerin geleceğini, neticede vatandaşın ödeyeceği verginin artacağını müjdeledik.

Bugün faiz harcamalarındaki gerilemenin anlamı üstünde durmak istiyoruz. Neden? Çünkü olup bitenler daha önce bu sütunda yaptığımız analizleri doğruluyor.

Önce bir hatırlatma yapalım. Türkiye'deki genel görüşe göre, enflasyonun nedeni devasa kamu açıkları idi. Sokaktaki vatandaş da, profesyonel iktisatçıların çok büyük bölümü de böyle düşünüyordu. Buna göre, bütçe açıkları artınca, enflasyon da yükseliyordu.

Biz buna katılmadık. Farklı bir hipotez geliştirdik. Özetle, "1994 sonrasında kamu açıklarını enflasyonun nedeni şeklinde göstermek yanlıştır; esas sorun TL'nin dandik para haline dönüşmesinde yatmaktadır" dedik.

Bize göre, bütçe açığı ile enflasyon arasındaki nedensellik tam tersi yönde işliyordu. Yani, enflasyon artınca bütçe açığı büyüyordu. Enflasyon düşerse, aynı şekilde kendiliğinden küçülecekti.

Tavuk-yumurta ikilemi yok
Bütçe açığı ile enflasyon arasındaki ilişki ilk bakışta biraz tavuk-yumurta ikilemine benziyor. Hangisinin neden hangisinin sonuç olduğu hemen anlaşılamıyor. Halbuki ayırdetmek hiç de zor değil.

Gerçeklere bir bakalım. 2000'de bütçe açığı küçük müydü? Hayır. Milli gelire oranı yüzde 11.4 civarında çıkacak. 2000'de ekonomi küçüldü mü? O da hayır. GSYİH'nın yüzde 6.5 ve üstünde büyümesi bekleniyor.

Peki, büyük bütçe açığına ve büyüyen ekonomiye rağmen enflasyon ne oldu? 1999'da yüzde 60'larla biten enflasyon 2000'de yüzde 30'lara geriledi. Buna ne demeli?

Devam edelim. 2001'de bütçe açığı milli gelirin yüzde 3.9'una düşüyor. Neden? Çünkü 2000'de 21.1 katrilyon TL yada 33.9 milyar dolar olan faiz harcaması 2001'de 17.4 katrilyon TL yada 24.6 milyar dolara düşüyor.

Faiz harcaması neden azaldı? Çünkü faizler düştü. Faizler neden düştü? Çünkü kur çapası gelince hem nominal ve reel faiz, hem de enflasyon geriledi. Demek ki kur çapası faizi, oradan faiz harcamalarını düşürdü. Böylece bütçe açığının küçülmesine yol açtı.

Bence manzara son derece açık ve nettir. Nedenselliğin nereden nereye gittiğinı sayılar göstermektedir. Kur çapası TL'deki belirsizliği ortadan kaldırınca, TL dandik paradan ciddi paraya doğru çok önemli bir adım atmış oluyor.

TL'nin sağlamlaşınca enflasyon geriliyor. Dolayısı ile devletin faiz harcamaları iniyor. Neticede bütçe açığı aynı oranda düşüyor.

Teşhis önemli
Bunları kendimize paye çıkartmak için söylemiyoruz. Sorunlara doğru teşhis koymanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamaya çalışıyoruz. Enflasyonun nedenlerine yanlış teşhis koyarsanız, olup bitenleri anlamakta zorlanırsınız. Tahminleriniz yanılır.

Eğer analiziniz doğru ise, o zaman daha sonra olabilecekleri de doğru tahmin edebilirsiniz. Enflasyonun düşmeye başlaması ile birlikte bütçe açığının da küçüleceğini öngörmüştük. Aynen dediğimiz gibi oluyor.

2001 yılı bütçesinin faizlere, büyüme hızına, yani reel ekonomiye nasıl etki yapacağını bir başka yazıda ele alacağız.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır