kapat

19.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Türkiye namuslu ülke olabilir!

Cep feneri, fazla ışık vermediği halde göz kamaştırır. Cep fenerlerini atalım. Projektörlere sarılalım.

Bize...

Projektör aydınlığı gerekli...

Geceler gündüz olmalı...

Atilla Karaosmanoğlu'nu tanır mısınız? Tanıyanı, bileni çoktur. Tanımayan gençler için ben bir özet vereyim. Bu ülkenin yetiştirdiği dünya ölçüsünde bir beyin adamıdır. Dilinin ucuna geldiği gibi konuşmaz. Hep bilimsel filtrelerden geçirir.

Türkiye'de...

Başbakan yardımcılığı yaptı...

30 yıl önce...

13 reform tasarısı hazırladı.

Sağlık reformu, KİT reformu, toprak reformu, vergi reformu, eğitim reformu, madencilik reformu bunların arasındaydı.

Reformlar gerçekleşmedi.

Atilla Karaosmanoğlu, Dünya Bankası'nda iş buldu, oraya çalışmaya gitti. Ve Dünya Bankası'nın ikinci başkanlığına kadar yükseldi.

Kendisi anlatmaz...

Kibirsiz... Alçak gönüllüdür...

Dünya Bankası Başkan Yardımcılığı yaparken, ülkelerinde büyük yolsuzluk, rüşvet, namussuzluk problemleri olan dönemin önde gelen liderleri Atilla Karaosmanoğlu'na çare sormuşlardır.

***

Örneğin Filipinler...

Rüşvetten çürümüş ülkeydi...

Atilla Karaosmanoğlu, Filipinler diktatörü Markos'a; "Ülkeni namuslu yapmak istiyorsan hindistan cevizi lobisini çökert. Bu lobi, bürokrasisine rüşvet yedirerek devleti soyuyor" diye projektör tuttu.

Markos başaramadı. Filipinler'de hindistan cevizi lobisini çökertecek reformları yapmadı.

Örneğin Endonezya...

Atilla Karaosmanoğlu, Endonezya Devlet Başkanı Suharto'ya; "Ülkeni namuslu yapmak istiyorsan ormanları sömüren orman lobisini ve sağlık sistemini sömüren ilaç lobisini çökert" diye projektör tuttu.

Suharto başaramadı...

Çünkü...

Endonezya'da ilaç lobisinin başkanı kendi oğluydu.

Örneğin komünist Çin...

Mao'nun "Kızıl Devrimi"nden sonra Atilla Karaosmanoğlu Çin Hükümeti'ne "Ülkenizi namuslu yapmak istiyorsanız konut reformundan başlayın, böylece hem işsiz kitleler işe kavuşur, hem üretimden kopmuş devlet kuruluşlarına iş çıkar' diye projektör tuttu.

Çin başardı...

Konut reformuyla başladı.

Mao'dan önce; bir ailede baba ile oğlu tek pantolonla idare etmek zorundaydı. Sabah işe giderken pantolonu baba giyiyor, öğlen işten eve dönüyor, pantolonu oğlan giyip işe gidiyordu. Mao'nun devriminden sonra Çin'de hiç değilse baba ile oğulun giyebileceği birer pantolunu ve ailenin başını sokabileceği küçük de olsa evleri olabildi.

***

Özetle...

Atilla Karaosmanoğlu, bizim ülkemizin yetiştirdiği projektör beyinli, bilmin, aklın, hakkın yolunu efendice göstermeye çalışan bir adamdır. Ben kendisini buldum ve "Türkiye namuslu olabilir mi?" diye sordum.

Dedi ki; "Olabilir..."

Fakat reformları yapabilirse...

Sadece tek tek Murat Demirel'leri yakalayıp, hapse atmak yetmez. Önemli olan Murat Demirel'leri yetiştiren, geliştiren, peydahlayan, üreten, besleyen sistemi çökertmektir. Memleketi namuslu yapmak, teker teker suçluları yakalamakla olmaz. Sistemin yeniden suçlu üretmeyecek şekilde kurulması gerekir.

Türkiye'de...

Bazı çıkar gruplarının...

Diğer çıkar gruplarıyla...

İç bağlantıları var...

Bu bağlantılar kesilirse...

Koparılırsa Türkiye namuslu olabilir.

Örneğin, bugün batakçı, dalaveracı bankaları peydahlayan, geliştiren, onlara kuruluş sermayesi hazırlayan, yataklık yapanların Ziraat, Emlak, Halk gibi devlet bankaları olduğu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla reformun bir ayağı buradan başlayabilir.

Türkiye'de...

Adalete ayrılan para diyanete ayrılan paranın yanında çok komik kalıyor. Adalet hizmeti büyümeyince ülke namuslu olamıyor ve aslında ekonomi de büyümüyor.

Projektör adam...

Atilla Karaosmanoğlu...

Bana dedi ki; "Ülkenin namuslu olabilmesi için halkın da namuslu olmaya karar vermesi gerekir, Çünkü reformu yapmaya karar verdiğiniz zaman; bu reformun yapılmasından fayda sağlayacak olanların sayısı, reforma karşı çıkanların sayısından fazla olmalıdır..."

Cep fenerlerini atalım...

Projektörlere sarılalım...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır