kapat

19.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
Yılmaz'dan AB'ye "kararlıyız"
Yılmaz'ın mesajı belli: "Türkiye AB'ye üye olmaya kararlı. Bunun için üzerine düşeni yapmaya, yani değişmeye hazır. AB de üzerine düşenleri yapmalı. AB Türkiye'yi itmemeli, yanına çekmeli."

Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, 8 Kasım'da Avrupa Birliği Komisyonu'na sunulması beklenen Türkiye Katılım Ortaklığı belgesi öncesi belki de son üst düzey temaslara bugün Brüksel'de başlıyor. Yılmaz bugün AB Komisyonu Başkan Vekili İspanyol Loyola De Palacio ve TÜSİAD'ın Avrupa Biriğli'ndeki karşılığı olan UNICE yetkilileriyle görüşecek, öğleden sonra da Hanns Sedidel Vakfı'nın 'Türkiye-AB İlişkileri' toplantısında konuşacak. UNICE ne kadar Türkiye'nin tam üyeliğinden yana ise, Vakıf o kadar karşı; koyu Hıristiyan Demokrat, Müslüman bir ülkenin Avrupa ailesine katılması fikrine yabancılar.

AYNI MESAJ
Yılmaz'ın bu iki kuruluşa vereceği mesaj da aynı. Aslında bu mesaj yarın AB Konseyi Genel Sekreteri ve Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Javier Solana ve AB Komisyonu Genişleme sorumlusu Gunther Verheugen'e de verilecek: "Türkiye AB'ye üye olmaya kararlı. Bunun için üzerine düşeni yapmaya, yani değişmeye hazır. Bu süreçte AB de üzerine düşenleri yapmalı. AB Türkiye'yi itmemeli, yanına çekmeli."

Türkiye'nin 'AB üyeliği için gerekenleri yapmaya kararlı' olduğu aslında daha önce de ĞYılmaz da dahil- hükümet üyelerince defalarca söylendi.

SÖZLER TEKRARLANDI
Peki aynı sözün neden bir kez daha verilmesine gerek duyuluyor?

Çünkü bu kez, 8 Kasım belgesinin artık temize çekilmeye başladığı şu günlerde, Solana da Verheugen de bu sözü bir kez daha duyup, ardından şu soruyu sormaya hazırlanıyorlar: Ne zaman?

Türkiye aslında bu sorunun yanıtını resmen Aralık ortalarında Ulusal Programı ile verecek. Ama iş resmiyete dökülmeden herkes önünü görmek istiyor.

Yılmaz, bu soruya yanıt verecek bir dosya ile Brüksel'e geldi. Beraberindeki AB Genel Sekreteri Büyükelçi Volkan Vural ve Dış Politika Danışmanı Büyükelçi Barlas Özener ile birlikte son şeklini verdiği bu dosyada, nelerin ne zaman yapılabileceğine ilişkin 'ipuçları' verilecek. Yılmaz '7 gün sonra yapılacak olan da var, 7 yıl sonra da' diyor. Hükümet, AB'ye öncelikle 'yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadan, idari kararlarla yapılabilecekleri yapma' sözü veriyor.

8 KASIM'DA
8 Kasım belgesinde AB yetkililerinin Türkiye'ye 'söylenebilecek her şeyi Türkiye'yi fazla rahatsız etmeyecek şekilde söyleyecekleri' hemen hemen ortada. Ancak bu belge Komisyon'a sunulduktan sonra iki oylamadan geçecek. Biri raporun kabulü, burada oy çokluğu yeterli olduğu için fazla sıkıntı beklenmiyor. Ancak raporun AB'ye getireceği mali yükümlülüklerin oylanmasında oy birliği gerekiyor.

Bu da Aralık başında, Fransa'nın Nice kentinde toplanacak Zirve'de yapılacak. İşte bu ikinci oylamada belgenin Almanya ve Yunanistan kaynaklı olarak sertleştirilmesinden endişe ediliyor. Bu da hem koalisyon hükümeti içinde, hem de Türk kamuoyunda ters tepkilere neden olabilir. Oysa AB üyeliği doğrultusunda adım atılabilmesi, en çok koalisyon hükümetinin ve Meclis'in göstereceği iradeye bağlı. O nedenle bugünlerde Avrupa'da yapılan her ikili temas, Türkiye'nin Avrupa'daki geleceği açısından büyük önem taşıyor.

MURAT YETKİN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır