İSTANBUL'un sorunlarının masaya yatırılıp geleceğinin tartışıldığı toplantıda varılan ilke kararları sevindirici. İçişleri Bakanı Sadettin Tantan bu ilke kararlarını özetlerken, İstanbul için değişik ve gerçekçi bir yönetim modeli belirleyeceklerini müjdeledi. İstanbul'un "megapol sınırları"nın "Türkiye sınırlarını bile aşan boyutlar"a ulaştığını vurgulayan Tantan, "Kentin geleceğine büyük titizlikle hazırlanacağız. En ağır sorunların aşılmasını sağlayacak tedbirleri alacağız" dedi.
ŞİMDİ İstanbul, bu tedbirleri ve yeni yönetim modelinin hayata geçirilmesini özlemle bekleyecek. Bu modelin sadece "şekil ve isim"den ibaret olmasının hiç bir şeyi değiştirmeyeceğini bütün İstanbullular iyi biliyor. Önemli olan İstanbul'da "mobilizasyon" adı verilen yönetim yapılanmasını oturtabilmek. Yani İstanbul'daki mülki ve yerel yönetimin oynak, pratik, özgür, rahat karar verip hareket ermesine olanak tanımak. İstanbul yönetiminin adı ve tarifi "lafzen", yani "sadece sözle ve kağıt üzerinde" değiştirilip, kendisi mevcut bürokratik kalıpların içerisinde tutulursa, "tas ve hamam" aynen kalır. Bütün mesele İstanbul'u bürokrasinin çatık kaşlı kurallarından, engellerinden, duvarlarından arındırabilmek.
İSTANBUL'un açmazı, Türkiye'nin müzmin dertleri arasındaki "hantal bürokrasi"den kopuk değil. Sayın Tantan'ın "sonuç bildirgesi"ni açıkladığı toplantıda alınan ilke kararları, bu engelin aşılması ve İstanbul için dinamik bir "mobil yönetim" biçiminin geliştirilmesi konusunda umutları yeşertiyor.