|
|
Dupont gelirse rüşvetsiz gelecek
DuPont'un Türkiye'yi seçmesi halinde yabancı yatırımla birlikte 'şirket etiği' de ithal edeceğiz. Şirket kurallarına göre komisyon, hediye kesinlikle yasak
Dünya devi DuPont Lycra, asgari 100 milyon dolarlık yatırımla kuracağı 12'inci fabrikası için Çin'le birlikte Türkiye'yi aday ülke seçti. Türkiye, hem iç piyasadaki talep ve dinamiği, hem de yakın çevresine köprü kuran stratejik konumu nedeniyle şanslı adaylardan.
Dünyada 11 ülkede fabrikası bulunan DuPont Lycra tüm satış ve pazarlama müdürlerini İstanbul'da topladı. Dün aralarında Başkan Yardımcısı Dieter Siegel ile Türkiye, Ortadoğu, Afrika, Orta ve Doğu Avrupa Bölge Başkanı Berkeley Miller'ın bulunduğu 9 kişilik grup, gazetecilerle sohbet toplantısı yaptı. DuPont heyeti hem şirketi tanıttı, hem de Türkiye'ye neden bu kadar çok önem verdiklerini anlattı.
Yazılı kural
Global şirketin kimya devi olmasının yanı sıra dünya piyasasında bilinen bir başka özelliği var. Yatırım için geldikleri ülkede ne komisyonla, ne hediyeyle iş yapmıyorlar. Kısacası DuPont'un "rüşvetle çalışmama" prensibi var. Hatta Asya bölgesi müdürünün anlattığına göre bu bölgede başlatılan büyük hacimli bir iş bir bakanın rüşvet istemesi nedeniyle yarıda kesilmiş.
DuPont'ta iş ahlakı o derece önemli ki, her yıl en tepe yöneticilerden en alt kademeye kadar herkes "şirket etiği" bildirgesinin altına imza atıyor. Hatta bunlara DuPont'un polyesterdeki Türk ortağı Sabancı Grubu'nun çalışanları da dahil. Kurallara uymayan çalışan derhal işten çıkarılıyor. "Belediyeye bir hediye, örneğin bir otomobil vermek durumunda kalsanız bile olmaz mı?" sorusuna Miller'ın verdiği cevap "Kesinlikle hayır" şeklinde. 2002 yılında 200'üncü yaşgününü kutlayacak şirketin yöneticilerine göre bu başarıda kurum kimliğini yaratan etik kuralların önemi çok fazla.
Son haftalarda artan haberler ve soruşturmalarla dünya yolsuzluk ligi sıralamasında üst sıralarda "yarışan" Türkiye'nin, DuPont'u ne kadar memnun edebileceği ise merak konusu. Bu arada DuPont'un aynı ligde en üst sıralarda bulunan Çin'de 2 milyar dolarlık yatırımının bulunduğunu hatırlatmak gerek.
'Doğuştan tekstilcisiniz'
DİETER Siegel'e göre Türkiye'nin tekstil merkezi olma şansı oldukça yüksek. 10 yıldır Türkiye'ye gelip giden Siegel'in görüşü şöyle: "Türkiye'nin bir tekstil merkezi olacağına ikna oldum. Kalite, yenilikçilik ve rekabete dayanıklılık bunun en önemli nedenleri. Bir nitelik de Türk insanının doğuştan tekstile yatkın olması. Siz "tekstil insanlarısınız. Fabrikaları gezdiğimde işçilerin kumaşa nasıl dokunup, nasıl baktığını gördüm."
Neden Türkiye, neden Çin?
* DuPont'un Çin'de bir lycra fabrikası var. 1 milyar nüfusu ile Çin tüm global şirketlerin ilgi odağı durumunda. Nüfusun yüzde 5'i yani 60 milyon kişi üst gelir grubuna dahil. Ülkede potansiyel o kadar büyük ki, tüm lycra üretimi iç piyasada tüketiliyor. Ayrıca ithalat yapılıyor. Çin bu ürünlerin yarısını ihraç ediyor.
* Ancak şirketin tek kaygısı üretim ve satış değil. DuPont, global bir şirket olmayı hedefliyor.
* Türkiye'nin seçilme nedenlerinden biri çok hızlı gelişen pazar olması. Hem iç piyasa canlı, hem de ihracat köprüsü olarak kullanılabilecek konuma sahip. DuPont seçim için pazar büyüklüğünün yanı sıra altyapı, işçi maliyeti ve kalitesi, limana yakınlığına da bakıyor. Türkiye'de oldukları iki gün boyunca Çorlu'daki tekstil fabrikalarını gezen DuPont heyetinin tesisler hakkındaki görüşü "mükemmel". Türkiye'nin bu konuda çok ilerleme kaydettiğini belirten yetkililer işgücünün de kaliteli olduğuna inanıyorlar. Ancak altyapı konusu şimdilik bir soru işareti gibi duruyor.
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|