kapat

18.10.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
banner
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


Aynaroz'da Osmanlı izleri

Özel bir davetle geldiğim Aynaroz'da Osmanlı döneminin izini sürmek, benim için çok ilginç bir deneyim oldu.

Osmanlı yüzyılları boyunca Athos Dağı ve Aynaroz özel bir statü ile korunmuş.

Osmanlılar, Ortodokslarca kutsal sayılan bu dağdaki yirmi manastıra ve binlerce keşişe hoşgörülü davranmışlar, hatta bu dini merkezleri korumak için bir Osmanlı garnizonu görev yapmış.

Bu konuları Simono Petra Manastırı'ndaki kütüphane görevlisi Rahip Porfirio ile konuştuk.

Dün de anlattığım gibi bu eski manastırdan aşağı baktığınızda, uçan kuşları görüyorsunuz.

Rahip Porfirio bizi büyük bir coşkuyla karşıladı. Yunanistan'da yeni yayınlanmış olan "Engereğin Gözünde Kamaşma" romanını yeni bitirmişti ve bana sormak istediği bir çok soru vardı.

Manastırın mahsenlerinde modern bir kütüphaneye rastlamak bizi gerçekten çok şaşırttı.

Yüzbin kitaplık bu kütüphane, Danimarka malı raylı sistem raflarla donatılmış.

Kendinizi Umberto Eco'nun Gülün Adı romanındaki ünlü kitaplığın modern versiyonunda sanıyorsunuz.

***

Saatlerce konuştuğumuz Porfirio bize Osmanlı hoşgörüsünün sebeplerini anlatıyor ve diyor ki:

"Osmanlılar'da Sultan'ın öz ve üvey evlatları vardı. Elbette ki Müslümanlar öz evlat olarak çok kıymetliydi. Üvey evlatlarda ise birincilik Ortodokslar'da, ikincilik Ermeniler'de, üçüncülük ise Yahudiler'deydi. Ama bunların hepsi evlattı ve hepsinin hakları ve imtiyazları vardı. Sultan'ın şefkatiyle kuşatılmışlardı."

Daha sonra Athos'un hikayesine geçiyor.

Sultan II. Murat'ın eşi Mara Brankoviç'in Sırp ve Ortodoks olduğunu söylüyor. Bu yüzden Brankoviç Athos Dağı'ndaki baş rahibin İstanbul'a gelerek Sultan Mehmet'ten şefaat talep etmesini sağlamış.

Fatih Sultan Mehmet de üvey annesinin (çünkü babasının eşi ama öz annesi değil) bu isteğini kırmamış Aynaroz'u koruma altına almış.

Simono Petra manastırının müzesinde Hazreti Ömer'in bir ahitnamesi var. Bu ahitname, Kudüs'de Hazreti Ömer'in Ortodokslar'a tanıdığı imtiyazları belgeliyor. Üstüne yeşil bir el resmedilmiş: yeni dinin, yani İslam'ın eli. Müthiş güzel bir eser.

Bu ahitnameye Osmanlı Sultanı da tuğrasını basmış ve Aynaroz'a vermiş.

Ahitname bir tür dokunulmazlık belgesi olarak yıllarca saklanmış burada.

***

Yunanistan'daki 1821 Ayaklanması'ndan sonra bu hoşgörü havası bozulmuş ve Selanik'teki Emin Ağa Aynaroz'a asker sokmuş. Keşişler tutuklanmış, manastırlara Osmanlı askeri yerleşmiş ama 6 yıl süren bu dönemden sonra serbest ibadet tekrar başlamış.

Umberto Eco'nun da sık sık ziyaret ettiği bu müthiş manastırda, Osmanlı ve İslam Medeniyetleri'nin belgelerini görmek benim için unutulmaz bir anı oluşturdu.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır