Bu gazete, ilâhi bir sel gelecek ve bütün pislikleri sürüpür götürecek çaresiz bekleyişine hiç teslim olmadı.
Ahlâksızlıklara karşı savaşın her zaman cesur savaşçısı oldu.
Cesaretini, yargısız infaz insafsızlığına ve iftiracıların gizli emellerine ortak olmamanın özeni içinde sonuna kadar kullandı.
Türkiye yıllardan beri rüşvet, yolsuzluk ve soygunların oluşturduğu bir bataklıkta zamanını, enerjisini, moralini, geleceğini kaybediyor. Bu millet ve bu milletin yarınları böyle bir teslimiyete mahkum olamaz.
Ama yürütmek zorunda olduğumuz fazilet mücadelesi, günahsız insanları da içine alan bir katliam yaratmamalı.
Büyük savaşlar kazalar da yaratır.
Egebank soygunu soruşturması sırasında bir gazeteciye Murat Demirel'in, içinde 1 milyon dolar para bulunan bir çanta gönderdiği yolundaki ihbar, sonunda arkadaşımız Rauf Tamer'e yönelik bir ithama dönüştü.
Arkadaşımıza böyle bir suçu asla yakıştıramama duygusunu bastırarak bu iddiayı, SABAH'ın geleneğine uyan, topluma yönelik sorumluluk duygusu içinde soruşturduk ve soruşturmaya devam ediyoruz.
O kadar ki, Rauf Tamer'le gazete üst yönetimi olarak yaptığımız değerlendirmede Tamer'in, gerçek ortaya çıkana kadar yazılarına ara vermesi ortak kararına vardık.
Rauf Tamer de şunu dedi:
"Ağır bir itham altında kaldım.
Bunu atlatmadan yani aklanıncaya kadar yazı yazmamayı düşünüyorum.
Çünkü bu sütun, benim şahsi malım değil. Onu bir savunma aracı gibi kullanamam.
Hem gazeteme, hem mesleğime, hem de kendime olan saygım şunu diyor:
Çekil bir kenara, bekle.."
Rauf Tamer'in yakın arkadaşı işadamı Mete Has, önceki gün "Sözü edilen çanta, bir davet nedeniyle gittiğim Rauf Tamer'in evinde bana gönderildi" dedi.
Şimdi Türk adaletinden yalnız gerçeği istiyoruz. Ve bu gerçeğin en kısa zamanda ortaya çıkarılmasını bekliyoruz.
Üstümüze düşeni bize yakışan biçimde yerine getireceğimiz yine görülecektir.
Medya, özlenen "Temiz Eller"in en hassas uzvudur. Bu uzvun töhmet altında bırakılması, ancak kara ve kirli parayla beslenen çevrelerin avantajı olur.
Adalet bu iddiayla ilgili soruşturmayı, her şeyin önüne koymak zorundadır.
Terörle mücadele kırsalda Jandarma'nın, kentlerde polisin baş edebileceği noktaya çekildi. Şimdi, terör cehennemini yaratan sebepleri hızla ortadan kaldırmak için ulusal çaplı bir seferberlik başlatma zamanıdır.
Komutanların mesajına kulak verelim:
"El ele, gönül gönüle bu sorunu yenebiliriz. Hedef, bölgeye aş ve iş imkânlarının getirilmesidir!"
Güneydoğu'da halk, ekonomik ve sosyal gelişme imkânlarından kendilerini yoksun bırakan ihmalin kurbanı olmuştur.